10. Hukuk Dairesi 2014/12865 E. , 2015/6046 K.
"İçtihat Metni"İş Mahkemesi
Dava, 05.10.2005 tarihinde meydana gelen işkazası sonucu sürekli işgöremezlik kaybına uğrayan sigortalıya bağışlanmaz kusuru nedeniyle yapılan ödemelerin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
506 sayılı Yasa"nın 111. maddesi “Bağışlanmaz kusuru yüzünden iş kazasına uğrayan, meslek hastalığına tutulan veya hastalanan sigortalıya verilecek geçici iş göremezlik ödeneği veya sürekli iş göremezlik geliri, bu kusurun derecesine göre, Kurumca, yarısına kadar eksiltilebilir.
Tehlikeli olduğu veya hastalığa sebebolacağı bilinen yahut yetkili kimseler tarafından verilen emirlere aykırı olan veyahut açıkça izne dayanmadığı gibi hiçbir gereği veya yararı bulunmayan bir işi elinde olarak sigortalının yapması veya yapılması gerekli bir hareketi savsaması kusurun bağışlanmazlığına esas tutulur.” hükmünü içermekte olup; Sosyal Sigortalar Kanununa özgü bir kavram olan "bağışlanmaz kusur", 506 sayılı Yasa"nın 111. maddesinin son fıkrasında tanımlanıp, içerik ve sınırları açıkça belirlenmiştir. Tanımlayıcı hüküm karşısında, anılan kavramın başka şekilde anlaşılıp, farklı alanlardaki yaklaşımlar uyarınca nitelendirilmesine yasal olanak bulunmamaktadır.
Sigortalının, iş kazası veya meslek hastalığının oluşmasında etkili bulunan davranışının "bağışlanmaz kusur" niteliğinde kabul edilebilmesi, 506 sayılı Yasa"nın 111. maddesinin son fıkrasındaki tanıma uygun olmasına bağlıdır.
Genel anlamda sigortalının yüksek oranlı kusuru, mutlak olarak "bağışlanmaz kusur" kabulü için yeterli değildir.
İş kazası üzerinde etkili davranışların kusur oranı yönünden değerlendirmesini yapacak bilirkişi kurulu, iş kazasının gerçekleştiği iş kolu ile, işçi sağlığı ve iş güvenliği alanında uzman kişilerden seçilmeli; mahkemece, kabul edilen maddi olgular ışığında yapılacak incelemede; mevzuat uyarınca hangi önlemlerin alınması gerektiği, bu önlemlerin işverence alınıp alınmadığı ve alınmış önlemlere sigortalının uyup uymadığı yönleri irdelenerek, bilirkişi raporunda yargısal denetime elverir biçimde ortaya konulmalıdır.
İşyerinde kaynakçı olarak görevli sigortalının, çelik çatı makaslarının vinç vasıtasıyla istiflenmesi esnasında vinç bomunun takıldığı makasın üzerine devrilmesi suretiyle yaralanması biçiminde gerçekleşen kazada, işverenin işçi sağlığı ve iş güvenliği kurallarına aykırı davranışlarının etki oranını tespit amacıyla yapılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenerek hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda; işverenin kusur oranı % 60, sigortalının kusur oranı % 40 olarak belirlenmiştir. Raporu düzenleyen bilirkişi makine mühendisi olup, kazanın önlenebilmesi yönünden dile getirdiği önerilerin iş kazasının gerçekleştiği olaya ve işyeri koşulları yönünden uygulanabilirliği somut verilerle ortaya konulmamıştır.
İş kazası nedeniyle sigorta müfettişi tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen raporda, sigortalının 506 sayılı Yasa"nın 111. maddesi uyarınca bağışlanmaz kusurlu olduğu görüşüne yer verilmemiş olmasına karşın, sigorta yardımları konusunda davacı Kurum tarafından anılan hüküm uygulanmıştır. 506 sayılı Yasa"nın 111. maddesinde yer alan, “Tehlikeli olduğu veya hastalığa sebep olacağı bilinen, yahut yetkili kimseler tarafından verilen emirlere aykırı olan veyahut açıkça izne dayanmadığı gibi hiçbir gereği veya yararı bulunmayan bir işi elinde olarak sigortalının yapması veya yapılması gerekli bir hareketi savsaması kusurun bağışlanmazlığına esas tutulur.” düzenlemesi ile tarafların sunduğu kanıtlar ve bilirkişi raporuna yönelik itirazlar göz önünde bulundurularak; yukarıda sıralanan maddi ve hukuki olgular ışığında bilirkişi kurulu oluşturulup inceleme yapılması ve bu incelemede, sigortalıya verilen kusurun ne kadarının 111. madde yönünden bağışlanamaz kusur olduğunun da açıkça ortaya konması gereği gözetilmeksizin; makine mühendisinden alınan ve 506 sayılı Yasa"nın 111. maddesi hükmü uyarınca yeterli irdeleme içermeyen rapora dayanılarak, eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 31.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.