
Esas No: 2013/6497
Karar No: 2013/16016
Karar Tarihi: 12.6.2013
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2013/6497 Esas 2013/16016 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat ile davacı vekili avukat G. gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 18.11.2009"da 9 nolu bağımsız bölümü davalı şirketten satın aldığını, kullanım amacına yönelik küçük tadilatlar yaparak Nisan 2010"dan itibaren bağımsız bölümde oturmaya başladığını, bodrum katın duvarlarından ve zemininden rutubet gelmeye başladığını, durumu derhal davalı şirkete bildirdiğini, gelen müteahhit firma yetkililerinin bu durumun, su izolasyonunun yapılmaması veya eksik-hatalı yapılmasından kaynaklandığını kabul ettiklerini, ancak tamir ya da zararı ödemek için hiçbir girişimde bulunmadıklarını, mahkeme aracılığıyla yaptırdıkları tespitte zararın şimdilik 217.000,00 TL + KDV olarak hesaplandığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 217.000,00 TL nın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari işlerdeki temerrüt faiz oranında davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
2013/6497-16016
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalı şirketten satın aldığı villanın zemin ve duvarlarında rutubet ve küflenme oluştuğunu ileri sürerek uğradığı KDV dahil toplam 217.000,00 TL zararın tahsili için eldeki davayı açmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda SKN firması tarafından davacıya verilen uygulama detayı ve fiyatlandırma listesindeki hangi tadilatların dava konusu villada yapıldığı ve bu tadilatların her birinin ayrı ayrı değerinin ne olduğu raporda açıklanmamıştır. Bunun yanısıra bilirkişi raporunda; davacı tarafından yaptırılan tadilatların dava konusu rutubetlenmede ve sağlıksız duruma gelmede bir etkisinin bulunmadığı, önlem için yapıldığı belirtilmiş ise de, izolasyonu olumsuz yönde etkileyip etkilemediği hususlarında bir açıklama yapılmamıştır. Davalı tarafından, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalara itiraz edilmiş, ancak alınan bilirkişi ek raporunun da davalı itirazlarını karşılayacak nitelikte olmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca mahkemece, dosyadaki deliller de değerlendirilmek suretiyle yeniden konusunda uzman üç kişilik bilirkişi heyeti aracılığı ile gerektiğinde mahallinde keşif yapılmak suretiyle taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alındıktan sonra, sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yetersiz bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, 990,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan 3.222.45 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.6.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.