3. Hukuk Dairesi 2015/7149 E. , 2016/3964 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/12/2014
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesi ile; müvekkilinin halen içinde oturduğu ve kardeşi tarafından kendisine verilen ... adresindeki taşınmazı 2004 yılından beri kullandığını, 1964 yılında yapılan ve 2 oda bir salondan ibaret, odasının biri yıkık olan bu evi müvekkilinin çok büyük çaba harcayarak kullanır hale getirdiğini, 2004 yılından bugüne kadar muhtelif zamanlarda iyileştirmeler yaptığını, malzeme ve işçilik bedellerinin de müvekkili tarafından ödendiğini iddia ederek, dökümünü verdiği ve dava tarihindeki değerinin bilirkişi ile anlaşılabilecek olan bu işlerin malzeme ve işçilik bedeli karşılığı olarak şimdilik 1.000,00 TL"nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; dava konusu evi 1964"te tarafların amcasının yaptığını, 1969 yılında burayı müvekkilinin satın aldığını, davacının bir süre ... yaşadıktan sonra köye geldiğini ve müvekkilinin evine izinsiz yerleştiğini, evde izinsiz bir çok değişiklik ve eklemeler yaptığını, müvekkilinin 2009 yılında evi boşaltmasını istemesine rağmen çıkmadıklarını, en sonunda 2012 yılında açılan men"i müdahale davası ile davalının evi tahliye ettiğini, davacının eve yaptığı işlerin değersiz olduğunu ve söküp götürebileceğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; alınan bilirkişi raporu hükme esas alınarak 24.996,81 TL"nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunun incelenmesinde; davacının davaya konu taşınmaza yaptığı imalatlara ilişkin yalnızca malzeme ve yapı bedelinin esas alınarak tespit yapıldığı anlaşılmaktadır.
Oysa; öncelikle davacının davaya konu taşınmaza yaptığı imalatlar tespit edildikten sonra bunların malzemelerinin sökülüp sökülemeyeceği, taşınmaza değer katıp katmadığı, taşınmazın davacının yaptığı imalatlar ile değeri ve imalatsız değeri arasında bir fark olup olmadığı tespit edilerek bu yönden davalının herhangi bir sebepsiz zenginleşmesinin olup olmadığının belirlenmesi gerekirken, yalnızca yapı ve malzeme değeri üzerinden hesaplanan bedelin tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.