
Esas No: 2021/1714
Karar No: 2022/1895
Karar Tarihi: 12.04.2022
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/1714 Esas 2022/1895 Karar Sayılı İlamı
3. Ceza Dairesi 2021/1714 E. , 2022/1895 K."İçtihat Metni"
İlk Derece Mahkemesi : Şırnak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.03.2019 tarih ve 2016/87 - 2019/201 sayılı kararı
Suç : Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, tasarlayarak, kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle kasten öldürmeye teşebbüs, 6136 sayılı Kanuna muhalefet
Hüküm : 1-Sanığın TCK'nın 302/1, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 53, 58/9, 63 maddeleri gereğince mahkumiyetine dair istinaf başvurusunun esastan reddi,
2-Sanığın, TCK'nın 302/2 maddesi delaletiyle 3 kez ayrı ayrı TCK'nın 82/1-a, -g, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 53, 58/9, 63 maddeleri gereğince mahkumiyetine dair istinaf başvurusunun esastan reddi,
3-Sanığın, 6136 sayılı Kanunun 13/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 52/2, 52/4, 53, 58/9, 63 maddeleri gereğince mahkumiyetine dair istinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin, ilk derece ve bölge adliye mahkemesinde, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda, savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma imkanının kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile değişik CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca takdiren REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanık hakkında devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçuna yönelik kurulan hükme ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın üyesi bulunduğu silahlı terör örgütünün devletin birliğini bozma ve ülke topraklarından bir kısmını devlet idaresinden ayırma amacına yönelik olarak vahamet arz eden olayı gerçekleştirdiği, sübutu kabul olunan eyleminin amaç suçun işlenilmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ile ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş; yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık ve müdafinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Takdiri indirim nedeni olarak; failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususların göz önünde bulundurulması gerektiği gözetilmeden, dosyaya yansıyan olumsuz bir davranışı tespit edilemeyen ve soruşturma aşamasında savcılık ve sulh ceza beyanlarında etkin pişmanlıkta bulunmak istediğini söyleyerek hükme esas alınan örgütsel faaliyetlerini ikrar eden, kollukta çok sayıda örgüt mensubu hakkında teşhiste bulunan kovuşturma aşamasında ise beyanlarından ve teşhislerinden dönen sanık hakkında hüküm kurulurken hukuki ve yeterli olmayan gerekçe ile TCK’nın 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2-Sanık hakkında tasarlayarak, kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle kasten öldürmeye teşebbüs ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçlarına yönelik kurulan hükümlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a-23.08.2015 tarihinde gerçekleşen olaylarda 325237, 135546, 340690 sicil numaralı polis memurlarına yönelik el bombası atıldığı, polis memurlarıyla örgüt mensupları arasında karşılıklı çatışmalar yaşandığı, polis memurlarından birisinin yaralandığı;
Mahkeme kabulüne göre, söz konusu olayı sanığın gerçekleştirdiğinden bahisle üç kez kasten öldürmeye teşebbüs suçundan ceza verildiği görülmekle; mahkemenin kabulüne dayanak olan 24.08.2015 tarihli isimsiz ihbar içeriğine göre "dün akşam meydana gelen olaylarda soyadları ..., ... olan iki kişinin yaralandığını, yaralı olanlardan soyadı ... olan şahsın amcası itfaiyede görevli ... olduğu, daha önceki olaylarda soyadı ... olan bir şahsın daha yaralandığını, bunların yüzlerinin kapalı olduğu, şu an nerede olduğunu bilmediğini" şeklinde ihbar bulunduğu, ihbar içeriğinde sanıkla ilgili "daha önceki olaylarda" ifadesinin kullanıldığı, ihbar içeriğinden sanığın 23.08.2015 tarihinden önceki olaylarda yaralandığı sonucunun çıktığı, görüntü inceleme tutanağına göre de 23.08.2015 tarihinde yüzü kapalı etek giymiş bir örgüt mensubunun güvenlik güçlerine saldırı amaçlı RPG 7 roketatar atacakken ayağından vurulduğu, iki örgüt mensubunun şahsı çekerek uzaklaştırdığı tespitlerine yer verildiği ancak bu kişinin sanık olduğunun da her türlü şüpheden uzak belirlenemediği, ayrıca tanık ...'ın kollukta şüpheli sıfatıyla müdafi huzurunda alınan ifadesinde sanığın 2015 yılı Mart ayında güvenlik güçleriyle yaşanan çatışmada ayağından yaralandığını beyan ettiği gözetilerek;
Sanığın soruşturma aşamasında alınan tevil yollu ikrarı ve tanıklar ..., ..., ... ve ...'ın beyanlarına göre güvenlik güçleriyle yaşanan çatışmalar sırasında ayağından vurularak yaralandığı, bu nedenle dosya kapsamında sanık açısından en az bir kez kasten öldürmeye teşebbüs suçunun oluştuğu sabit olmakla birlikte; tanık ...'ın 30.01.2017 tarihinde kollukta şüpheli sıfatıyla müdafi huzurunda alınan ifadesinde, sanığın 2015 yılı Mart ayında ... giyim isimli mağazanın bulunduğu yerde yapılan, 2015 yılının kış başlarında ... Mahallesi Cumhuriyet Caddesi üzerinde yapılan, 2015 yılının sonlarına doğru Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü binasına yapılan ve 2015 yılının sonlarına doğru Orman İl Şehir Müdürlüğüne yapılan saldırılarda bulunduğu, bu olaylarda güvenlik güçleriyle çatışmalara girdiğini beyan etmesi karşısında bu çatışmalara ilişkin olay tutanaklarının Yargıtay denetimine elverişli aslı veya onaylı suretlerinin getirtildikten sonra söz konusu olayların gerçekleştiğinin tespit edilmesi halinde bu çatışmaların ölüm ve yaralanma ile sonuçlanmış olması halinde ölü ve/veya yaralı sayısı kadar kasten öldürme ve/veya öldürmeye teşebbüs suçlarından suç duyurusunda bulunulmasına tevessül edilerek dava açılması halinde dosyalar birleştirildikten sonra tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
b-Sanığın AK-47 kaleşnikof silah taşıdığından bahisle 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan ceza verilmişse de söz konusu silahın ele geçirilemediği, dolayısıyla bu silahın 6136 sayılı kanun kapsamına girip girmediği ve türüne dair uzmanlık raporunun da bulunmadığı görülmekle şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
c-Kabul ve uygulamaya göre;
Takdiri indirim nedeni olarak; failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususların göz önünde bulundurulması gerektiği gözetilmeden, dosyaya yansıyan olumsuz bir davranışı tespit edilemeyen ve soruşturma aşamasında savcılık ve sulh ceza beyanlarında etkin pişmanlıkta bulunmak istediğini söyleyerek hükme esas alınan örgütsel faaliyetlerini ikrar eden, kollukta çok sayıda örgüt mensubu hakkında teşhiste bulunan kovuşturma aşamasında ise beyanlarından ve teşhislerinden dönen sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçlarından hüküm kurulurken hukuki ve yeterli olmayan gerekçe ile TCK’nın 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan bu sebeplerden dolayı hükmün CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, mevcut delil durumu, verilen ceza miktarı, tutuklulukta geçirilen süre, bozma nedenleri ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak sanığın tutukluluk halinin devamına, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın Şırnak 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE 12.04.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.