Abaküs Yazılım
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/6295
Karar No: 2016/3904
Karar Tarihi: 15.03.2016

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2015/6295 Esas 2016/3904 Karar Sayılı İlamı

3. Hukuk Dairesi         2015/6295 E.  ,  2016/3904 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ


    Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının...Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi"nde 4/B sözleşmeli hemşire olarak çalışmakta iken 2010 yılı nisan ve temmuz ayları arasında doğum iznine ayrıldığını, ilgili yasal düzenlemeler gereğince doğum iznine ayrılan personele bu sürede Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan geçici iş göremezlik ödeneğinin ilgilinin ücretinden düşülmesi gerekirken bu sürede davalıya ödenen 6.392,40 TL SGK ödeneğinin sehven davalının ücretinden mahsup edilmediği ve bu suretle mükerrer ödemeye sebep olunduğunu, davalı hakkında bu bedelin tahsili için icra takibi yapıldığını ancak davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, davacının...dürlüğü"nün 2013/13160 esas sayılı dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin devamına ve %20"den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davacı vekili 10.07.2014 tarihli davanın tamamen ıslahı niteliğinde olan slah dilekçesinde; dava konusu taleplerini alacak davası olarak ıslah ettiklerini belirterek, davalıya yapılan 6.392,40 TL SGK ödemesinin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile iadesine karar verilmesini talep ve etmiştir.
    Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı idarenin, memura yapmış olduğu hatalı ödemeleri ancak 60 günlük idari dava açma süresinde talep edebileceğini, somut olayda bu sürenin geçtiğini, dava konusu talebin sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında değerlendirilmesinde dahi bu kez ödeme tarihinden itibaren 1 yıllık sürenin geçtiğini, buna göre her iki durumda da zamanaşımı süresinin dolduğunu, ayrıca davacı tarafça, SGK tarafından yapılan ödemenin iadesinin talep edilemeyeceğini,..."nun ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olup, bu talebin ancak SGK tarafından ileri sürülebileceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece, "Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 05/04/1973 tarih ve 1972/6 Esas 1973/2 Karar sayılı kararı gereği, yokluk ile mutlak butlan durumları ayrık olmak ve kişinin gerçek dışı bildirimi veya hilesi ile sebebiyet vermemiş olmak kaydıyla yönetim; yanlış şart tasarrufunu (özellikle yanlış işgörmezlik ödeneğini), ancak iptal davası ya da yasalarda özel süre varsa bu süre içinde yahut iptal davası açılmışsa dava sonuna kadar geriye yürür biçimde geri alabileceği, bu süreler geçtikten sonra yanlış işlem (tasarruf) geriye yürür biçimde geriye alınamayacağı, bu süreler geçtikten sonra geri alınması durumunda geri alma gününe kadar ödenmiş bulunan fazla paralar hukuken geçerli bir nedenle ödenmiş bulunduğunun kabulü gerekmesi karşısında nedensiz edinme [sebepsiz zenginleşme] söz konusu olamayacağı, davalı memura yapılan ödemenin 12/04/2010 - 04/07/2010 ve 05/07/2010 - 25/07/2010 tarihlerine ilişkin olduğu, ödemelerde davalıdan kaynaklanan herhangi bir kandırma unsurunun da bulunmadığı,kurum kendi hatası ile fazla ödemede bulunduğu, bu nedenle yanlışlıkla yapılan fazla ödemenin 60 günlük zamanaşımı süresi içinde geri istenebileceği, davalı yararına kazanılmış hak oluştuğu, zamanaşımı definin de süresinde ileri sürüldüğü gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
    İdari işlemler maddi mahiyetlerine göre “şart işlemler” ve “subjektif işlemler” diye ikiye ayrılmaktadır. Şart işlemler veya durum işlemler (actes-condition), bir kişiyi veya bir şeyi hukuk kurallarınca önceden tespit edilmiş bulunan, genel, objektif ve kişilik dışı bir hukuki statüye (duruma) sokan veya böyle bir statüden çıkaran işlemlerdir. Şart işlemde işlemin içeriği, statüsel niteliktedir, yani önceden kişilik dışı ve objektif olarak belirlendiğinden yaratılan hukuki durum, o durum içine sokulacak herkes için geçerlidir. Şart işlemlerin en bilinen örneği memur atama işlemidir. Şart işlemler lehine oldukları kişilere subjektif haklar bahşetmezler, bu haller onların şahsına verilmiş haklar değil, bulundukları statüden kaynaklanan haklardır.
    “Subjektif işlemler (actes subjectifs)” ise, bireysel hukuki durumlar doğuran ya da bireysel hukuki durumlarda değişiklik yaratan işlemlerdir.
    İdarenin parasal ödeme kararları (decisions pecuniaires), hak yaratıcı işlemler (şart tasarruf işlemleri) niteliğinde değildir. İdarenin para ödeme kararları kanunla öngörülen şartların gerçekleşmesi durumunda, hak sahibi haline gelmiş kişilere belli bir paranın ödenmesi kararı niteliğindedir. İdarenin aldığı ödeme kararı “tespit edici” niteliktedir, hak yaratıcı işlem değildir. Bu işlemlere konu olan hak, bu kararların alınmasıyla değil, kanunun öngördüğü koşulların gerçekleşmesi ile ortaya çıkar. Söz konusu kararlar ortaya çıkmış hakkı tespit ederler. Dolayısı ile ödeme kararlarında bir hata olmuş veya bir hukuka aykırılık yapılmış ise (hak etmediği halde ödeme yapılmış ise) bu karar iptal edilebilir veya geri alınabilir. Bu ödeme kararlarına ilişkin memur maaşları, lojman tazminatı, teşvik pirimleri ödenmesi v.s. girmektedir (Prof.Dr.Kemal Gözler, İdare Hukuku 1.Cilt Bursa 2003).
    Mahkemenin dayandığı İ.B.K ile çözümlenen husus; hatalı intibak veya hatalı terfi işlemi gibi bir şart tasarrufun sonradan idare tarafından geri alınması halinde, daha önce bu şart tasarrufa dayanılarak memura yapılmış olan fazla ödemenin nedensiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri istenmesinin idare hukuku ilkelerine göre mümkün olup olmadığına ilişkindir.
    Dava konusu alacağın konusu, davalı tarafa, doğum izninde olduğu süre içerisinde sehven fazla yapılan ödemenin iadesi talebine ilişkindir.
    Yukarıda açıklandığı gibi dava konusu fazla ödemenin idarenin bir şart tasarrufuna dayanmadığı, salt hatalı ödemeden kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
    Kaldı ki ...nun 05.12.1984 tarih 387-997 sayılı kararı ile İ.B.K.nın idare tarafından yapılan bütün ödemelere uygulanması halinde, idarenin haksız iktisap kurallarından hiçbir zaman yararlanamaması ve memurların yapmış oldukları bütün hatalı ödemelerin idare tarafından gerek ödeme yapılan kişilerden, gerekse ödemeyi yapandan geri alınamaması gibi bir sonuç doğuracağı ve bununda idareyi işlemez duruma getireceği gerekçesi ile savunulamayacağı kabul edilmiştir.
    Bu durumda, dava konusu hatalı ödemenin TBK"nun 77-82 (BK"nun 61-66) maddelerinde yer alan sebepsiz zenginleşme kuralları çerçevesinde istenebileceği gözetilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu husus hükmün bozulmasını gerektirmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.







    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi