Abaküs Yazılım
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/1196
Karar No: 2016/3897
Karar Tarihi: 15.03.2016

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2016/1196 Esas 2016/3897 Karar Sayılı İlamı

3. Hukuk Dairesi         2016/1196 E.  ,  2016/3897 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ


    Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:


    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı kurum tarafından, müvekkili davacı hakkında 15.12.2010 tarihli kaçak tutanağı düzenlendiğini ve buna dayalı olarak 35.373,20 TL fatura tahakkuk ettirildiğini, ancak kaçak kullanım iddiasının doğru olmadığını ve müvekkili davacının bu tutanak nedeni ile 184.489,89 TL maddi zarara uğrayacağını belirterek, müvekkili davacının davalı kuruma kaçak elektrik kullanım borcu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu edilen 15.12.2010 tarihli kaçak elektrik tespit tutunağının, Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği esas alınarak düzenlendiğini ve yapılan işlemde bir usulsüzlük bulunmadığını, davacının sayaca müdahalesinin tespit edildiğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
    Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, davacının davalıya 15/12/2010 tarihli kaçak tespit tutanağı nedeniyle 180.142.37 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
    Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
    Dava, kaçak elektrik faturası borcuna dayalı menfi tespit davasıdır.

    Somut oasında 08/10/2003 tarihinde, ticarethane tarifesi üzerinden elektrik aboneliği sözleşmesi imzalandığı, davalı kurum tarafından yapılan kontrol neticesinde düzenlenen 15.12.2010 tarihli kaçak tespit tutanağında, "V otomatla kumanda edilerek sayaç kumanda ediliyor, 05717 seri no.lu görgü tespit tutanağı ile tadilat verildi, sayaç dışarı çıkarılacak, akım trafolarının S1 ve S2 iletkenleri yan taraftaki ..fazlı V otomata giriş çıkış yapılarak istenildiğinde sayaç durdurulup istenildiğinde çalıştırılabilir kumanda yapılmıştır, bu suretle kaçak kullanım tespit edildi, elektrik işletme elemanlarınca kesildi" şeklinde belirleme yapıldığı ve bu kaçak tutanağına istinaden davalı kurum tarafından 35.373,20 TL kaçak tahakkuku, 147,905,30 TL kaçak ek tahakkuku yapıldığı anlaşılmaktadır.
    Bunun yanında dava konusu sayacın 17/02/2011 tarihinde (yukarıda belirtilen tutanak tarihinden sonra) yapılan okuma sırasında "sayaç ekranının okunamaması" sebebi ile değiştirildiği ve kontrol için Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü Ölçüler ve Ayar Şube Müdürlüğü"ne gönderildiği, burada düzenlenen 06/05/2011 tarihli raporda ise sayacın mühürlerinin sağlam ancak optik portla yapılan okumada endeks hafıza bilgilerinde karışıklık bulunduğu, iç mekanizma muayenesinde gözle görülür bir müdahale olmadığı, bu karışıklığın teknik sebeplerden kaynaklanabileceği kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
    Dosyada mevcut, Viranşehir Sulh Hukuk Mahkemesi"nin 2011/1 değişik iş sayılı tespit dosyasında düzenlenen 31.01.2011 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde; yapılan keşif sırasında W otomat ile akım trafo uçlarının kumanda edilerek kaçak elektrik kullanımı yapıldığının tespit edilemediği, sayacın ekranından endeks okuması yapılamadığı, sayacın arızalı olup olmadığının tespiti bakımından laboratuvarda incelenmesi gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir.
    Yargılama sırasında düzenlenen 20.11.2013 havale tarihli, bilirkişi kurulu raporunda; dava konusu kaçak tespit tutanağının düzenlendiği tarihte sayacın incelemeye alınması gerekirken bu hususun ihmal edildiği ve dava konusu sayacın birkaç ay sonra 17/02/2011 tarihinde incelemeye alındığı, sayacın incelenmesinde ve tespitlerin somutlaştırılmasında geç kalınmış olsa da kaçak kullanım durumunun yerinde tespit edilmiş ve tutağa bağlanmış olması sebebi ile mevzuat gereği kaçak elektrik kullanımının söz konusu olduğu belirtilmiştir.
    Davacı vekilinin itirazı üzerine, 30.01.2014 tarihli elektrik-elektronik müh. bilirkişi tarafından düzenlenen raporda ise; davalı kurum görevlileri tarafından, dava konusu kaçak tespit tutanağından önce davacıya ait işyerinde tutulan 28.11.2010 tarihli tutanakta, sayaç üzerinde inceleme yapılmasına karşın, sayaçta bulunduğu iddia olunan kumanda sistemi ile ilgili bir tespit yapılmadığını, bir süre sonra tutulan 15.12.2010 tarihli kaçak tespit tutanağında ise, sayacın otomatik kumanda sistemi ile yönlendirildiği şeklinde bir belirleme yapıldığını, davalı kurum görevlilerinin 15.12.2010 tarihli görev emri yazısında personelin görev yerinin merkez olarak belirtildiği ve aracın aynı gün yaklaşık 68 km. yol yaptığı, oysa davacıya ait fabrikanın uzaklığının merkeze yaklaşık 180 km. olduğu gözönüne alındığında, fabrikaya gidilmeden kaçak tutanağı tutulduğu kanaati oluştuğu ve dosya kapsamı itibari ile kaçak elektrik kullanımının söz konusu olmadığı, Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği 19. Maddesi gereğince sayacın müşteri kusuru dışında eksik tüketim kaydetmesine dayalı olarak hesap yapılması durumunda, endeks okumasının son olarak yapıldığı 16.12.2010 tarihi ile Ölçü ve Ayar Şube Müdürlüğü"nün 17.02.2011 tarihleri arasındaki 62 gün için davacının ödemesi gereken borcunun 4.347,22 TL olduğunun tespit edildiği belirtilmiştir.
    HMK"nın 266 ve devamı maddeleri uyarınca, çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde hakim, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Bilirkişi raporu kural olarak hâkimi bağlamaz. Hâkim, raporu serbestçe takdir eder. HMK’nın 281.maddesinde; tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri; mahkemece, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden ek rapor alabileceği; ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için mahkemenin, gerekli görürse yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabileceği açıklanmıştır.
    Bu bağlamda hâkim, bilirkişi raporunu yeterli görmezse, bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir. Bilirkişi raporları arasında çelişki varsa, çelişki giderilmeden karar verilemez.
    Bilirkişiler, raporlarını hazırlarken raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. Bilirkişi raporu aynı zamanda Yargıtay denetimine de elverişli olacak şekilde bilgi ve belgeye dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak, bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hüküm kurmaya dayanak yapılabilir.
    Mahkemece, hükme esas alınan 30.01.2014 tarihli bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığı, mevzuata, yargı uygulamalarına, bilimsel görüş ve gelişmelere uygun olarak hazırlanmadığı, zira dava konusunun 15.12.2010 tarihli kaçak tutunağına dayalı olarak tahakkuk ettirilen borca ilişkin olmasına karşın, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda kaçak elektrik kullanımına dair birtakım açıklamalara yer verildikten sonra, dava konusu olmayan dönemlere ilişkin olarak (16.12.2010 ile 17.02.2011 tarihleri arasında kalan 62 günlük süre için) bazı hesaplamalar yapıldığı anlaşılmaktadır.
    Bunun yanında, dosyada mevcut bilirkişi raporları arasında, değerlendirme, hesap ve miktar yönünden farklılık ve açık çelişki bulunmasına karşın mahkemece, raporlar arasındaki çelişkiler giderilmeden karar verildiği de görülmemektedir.
    O halde, mahkemece, ; dosyanın önceki bilirkişiler dışında oluşturulacak konusunda uzman üç kişilik bilirkişi heyetine tevdi edilerek, öncelikle dava konusu uyuşmazlığın 15.12.2010 tarihli kaçak tespit tutanağına istinaden yapılmış olan kaçak tahakkuku ile geçmişe dönük kaçak ek tahakkuku bedeline ilişkin olduğu hususu göz önüne alınarak, dosyadaki bilgi ve belgelere, tespit dosyasına ve Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü Ölçüler ve Ayar Şube Müdürlüğü"nün 06.05.2011 tarihli raporuna göre, davacının 15.12.2010 tarihli kaçak tespit tutağına konu eyleminin, 01.03.2003 tarihinde yürürlüğe giren Elektrik Tarifeleri Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği ve 622 sayılı kurul (EPDK) kararı gereği kaçak elektrik kullanımı niteliğinde olup olmadığının açıklığa kavuşturulması için, taraf ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bu husus bozmayı gerektirmiştir.

    SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.





    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi