10. Hukuk Dairesi 2014/10884 E. , 2015/5783 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi : İş Mahkemesi
Dava, .... Sigortası"na giriş tarihinin Türkiye"de sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğinin ve yaşlılık aylığına hak kazanıldığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacı yaşlılık aylığı talebini atiye terk ettiğinden karar verilmesine yer olmadığına, sigortalılık başlangıcına yönelik talebin ise; ..... Sigorta Merciince düzenlenen sigortalılık dökümünde hamilelik, anne koruma ve çocuk yetiştirmek için zorunlu prim süresi içeren bildirimlerin fiili çalışmaya dayanmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi......... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Somut olayda; 5510 sayılı Yasa"nın 4/1-a maddesi kapsamında 22.06.2012 - 25.06.2012 tarihleri arasında sigortalılık kayıt ve tescili bulunan, 12.02.1969 doğumlu davacının, 26.06.2012 tarihinde 3201 sayılı Yasa kapsamında borçlanma istemine istinaden Kurumca tahakkuk ettirilen borçlanma bedelini süresinde ödediği, dava dosyası içerisinde yer alan ..... Sigorta Kurumu"na ait 23.10.2012 tarihli sigorta cetvelinde, 15.05.1992 - 30.06.1992 ile 01.07.1992-31.07.1992 tarihleri arasında “Mutterschutz/Schwangerschaft (hamilelik/analık koruması)” ve “............ (çocuk eğitimi için zorunlu prim süresi)” sürelerinin bulunduğu, davacının, .... Sigortası"na giriş tarihinin Türkiye"de sigortalılık başlangıcı olarak tespitine dair açılan eldeki dava hakkında, mahkemece, hamilelik, anne koruma, çocuk yetiştirmek için zorunlu prim süresi bildirimlerinin fiili çalışmaya dayanmayan hizmetler olması nedeniyle Türkiye"de sigortalılık başlangıcı kabul edilemeyeceğine ilişkin gerekçesine istinaden davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
10.04.1965 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanarak 01.11.1965 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren Türkiye Cumhuriyeti ile..... Cumhuriyeti arasında imzalanan Sosyal Güvenlik Sözleşmesi"nin uzun vadeli sigorta kollarından olan
“Malûllük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortaları (aylıkları)” başlıklı beşinci bölümde yer alan ve Ek Sözleşmeyle düzenlenen konuya ilişkin 29’uncu maddenin 4’üncü fıkrasında “Bir kimsenin Türk sigortasına girişinden önce bir .... Sigortası"na girmiş bulunması halinde, .... Sigortası"na girişi, Türk Sigortası"na giriş olarak kabul edilir.” hükmü yer almaktadır. Anılan sözleşme hükmü ve sözleşme hükmünün düzenlendiği bölüm birlikte değerlendirildiğinde; bir kimsenin Türk sigortasına girmeden önce, malûllük, yaşlılık ve ölüm Sigortaları"ndan .... Sigortası"na girmiş bulunması halinde, ..... Sigortası"na giriş tarihinin, sözleşme hükmü kapsamında Türk sigortasına giriş tarihi olarak kabul edilmesi gerekeceği anlaşılmaktadır.
Öte yandan, .... Sigorta Merci tarafından..... mevzuatına göre, zorunlu prim süreleri (Türkçe deyişle uzun vade sigorta kollarından olan malüllük,yaşlılık ve ölüm sigortası) olarak adlandırılan sürelerin; zorunlu ödenen prim süreleri ya da hususi hükümlere göre primi ödenmiş veya ödenmiş varsayılan sürelerden oluştuğu belirtilmiştir. Nitekim.... Cumhuriyeti Sosyal Yasa (SGB) VI.Kitab’ın (.... Sosyal Kanunu) konuya ilişkin Yasal Aylık Süreleri’ni düzenleyen beşinci başlık 55"inci maddesi “Prim ödeme süreleri, mecburi veya isteğe bağlı sigorta primlerinin ödendiği sürelerdir. Özel yasalara göre ödenmiş kabul edilen mecburi sigorta primlerine ilişkin süreler de, mecburi sigorta primlerinin ödendiği süreler olarak kabul edilir.” hükmünü içermektedir. Bu kapsamda özel yasa niteliğindeki Analığın Korunmasına Dair Yasa ve ilgili özel yönetmeliklerde hamilelik/analık koruması sürelerinin, ödenmiş varsayılan prim süresi olarak kabul edildiği belirtilmektedir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında; dava dosyası içerisinde yer alan .... Sigorta Kurumuna ait sigorta hesabında, davacının 15.05.1992 tarihinden itibaren “.........(hamilelik/analık koruması)” ve “pflichtbeitragszeit für kindererziehung (çocuk eğitimi için zorunlu prim süresi)” sürelerinin bulunduğu belirtilmiş olup, bu sürenin yukarıda bahsedilen Uluslararası Ek Sözleşme hükmü kapsamında, uzun vadeli sigorta kollarından olan malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından .... Sigortası"na giriş niteliğinde bir sigortalılık girişi olması karşısında, söz konusu sürelerin çalışma süreleri olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem hâlinde davacıya iadesine, 26.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.