
Esas No: 2021/2464
Karar No: 2022/2328
Karar Tarihi: 19.04.2022
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/2464 Esas 2022/2328 Karar Sayılı İlamı
3. Ceza Dairesi 2021/2464 E. , 2022/2328 K."İçtihat Metni"
Mahkemesi :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi : İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.05.2018 (asıl karar) - 26.09.2018 (ek karar) tarih ve 2017/151 - 2018/83 sayılı kararı
Suç : Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme,
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; temyiz edenin sıfatı bakımından 477 sayılı Kanun ile bazı Kanunlarda değişiklik yapılması hakkındaki 698 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile ... kurumuna yapılacak tüm atıfların Cumhurbaşkanlığı kurumuna yapılacağı göz önünde bulundurularak, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Bir kısım sanık ... müdafilerinin duruşmalı inceleme istemlerinin, ilk derece ve bölge adliye mahkemelerinde silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda, savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma imkanının kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile değişik CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca takdiren REDDİNE,
I. TEMYİZ KAPSAMI
İlk derece mahkemesinin kısa kararının katılan TBMM Başkanlığı vekilinin
yokluğunda verildiği, gerekçeli kararın istinaf kararı sonrasında 23.09.2020 tarihinde katılan TBMM Başkanlığı vekiline tebliğ edildiği, katılan TBMM Başkanlığı vekilince 30.09.2020 tarihli dilekçe ile istinaf talebinde bulunulduğu, söz konusu talebinin temyiz iradesi niteliğinde olduğu ve temyiz isteminin süresinde yapıldığı kabul edilmiştir.
Sanıklar ... ve ... müdafilerinin süresinde sunmuş oldukları temyiz dilekçelerinin gerekçeli olduğu, bu nedenle sanık ... müdafii ile sanık ...’nin temyiz istemlerinin reddine dair tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
1) Cumhurbaşkanı ..., ... ve Millî Savunma Bakanlığı vekillerinin Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, silahlı terör örgütüne üye olma, silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme, kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs etme, kasten yaralama, mala zarar verme ve silahla tehdit suçlarına ilişkin temyiz talepleri yönünden;
Suçların niteliği itibariyle suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve bu nedenle de davaya katılma hakları bulunmayan Cumhurbaşkanı ..., ... ve Millî Savunma Bakanlığının hükmü temyiz yetkisi bulunmadığından, davaya katılmalarına ilişkin kararlar hukukî değerden yoksun olup, hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden; temyiz istemlerinin CMK’nın 298/1. maddesi uyarınca REDDİNE,
2) Cumhurbaşkanlığı vekilinin silahlı terör örgütüne üye olma, silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme, kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs etme, kasten yaralama, mala zarar verme ve silahla tehdit; TBMM Başkanlığı vekilinin ise Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, silahlı terör örgütüne üye olma, silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme, kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs etme, kasten yaralama ve mala zarar verme suçlarına ilişkin temyiz talepleri yönünden;
Suçların niteliği itibariyle suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve bu nedenle de davaya katılma hakları bulunmayan Cumhurbaşkanlığı ve TBMM Başkanlığının hükmü temyiz yetkisi bulunmadığından, bu suçlar yönünden davaya katılmalarına ilişkin kararlar hukukî değerden yoksun olup, hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden; temyiz istemlerinin CMK’nın 298/1. maddesi uyarınca REDDİNE,
3) Katılan gerçek kişiler vekilinin;
3.1) Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, silahlı terör örgütüne üye olma ve silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçlarına ilişkin temyiz talepleri yönünden;
Suçların niteliği itibariyle suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve bu nedenle de davaya katılma hakları bulunmayan gerçek kişilerin hükmü temyiz yetkisi bulunmadığından, bu suçlar yönünden davaya katılmalarına ilişkin kararlar hukukî değerden yoksun olup, hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden; temyiz istemlerinin CMK’nın 298/1. maddesi uyarınca REDDİNE,
3.2) Müvekkillerine yönelik işlenmeyen temyize konu suçlara ilişkin temyiz talebi yönünden;
Katılan gerçek kişiler vekilinin temyiz hak ve yetkisi müvekkillerine yönelik işlenen suçlar ile sınırlı olup, diğer mağdur, müşteki veya katılanlara yönelik işlenen suçlar bakımından hükmü temyiz yetkisi bulunmadığından; temyiz istemlerinin CMK’nın 298/1. maddesi uyarınca REDDİNE,
3.3) Kasten yaralama, mala zarar verme, silahla tehdit ve hakaret suçlarına ilişkin temyiz talebi yönünden;
Hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre, ilk derece mahkemesince verilen beş yıldan az hapis cezalarına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının CMK’nın 286/2-a maddesi; 10 yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlarla ilgili ilk derece mahkemesince verilen beraat kararlarına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının ise CMK’nın 286/2-g maddesi uyarınca kesin nitelikte olup temyizi mümkün olmadığından, bu suçlar yönünden beraat ve mahkûmiyet kararlarına yönelik temyiz istemlerinin CMK’nın 298/1. maddesi uyarınca REDDİNE,
4) Bir kısım sanık ... müdafilerinin kasten yaralama, mala zarar verme, silahla tehdit ve hakaret suçlarına ilişkin mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz talepleri yönünden;
Hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre, ilk derece mahkemesince verilen beş yıldan az hapis cezalarına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının CMK’nın 286/2-a maddesi uyarınca kesin nitelikte olup temyizi mümkün olmadığından, temyiz istemlerinin CMK’nın 298/1. maddesi uyarınca REDDİNE,
5) Bir kısım sanık ... müdafilerinin hüküm kurulmasına ve ceza verilmesine yer olmadığına dair kararlara yönelik temyiz talepleri yönünden;
İlk derece mahkemesinin hüküm kurulmasına ve ceza verilmesine yer olmadığına dair kararlarına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının CMK’nın 286/2-h maddesi gereğince temyiz edilemez nitelikte olduğu anlaşılmakla; temyiz istemlerinin CMK’nın 298/1. maddesi uyarınca REDDİNE,
, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme ve Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarından kurulan beraat; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan kurulan mahkûmiyet; sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kasten öldürme ve kasten öldürmeye teşebbüs etme suçlarından kurulan mahkûmiyet; sanıklar ... ve ... hakkında kasten öldürmeye teşebbüs etme suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik yapılan incelemede;
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
III. HUKUKİ AÇIKLAMALAR
Ayrıntıları Dairemizin 22.03.2019 tarih 2018/7103 esas, 2019/1953 sayılı kararında açıklandığı üzere;
5237 sayılı TCK’nın 309. maddesinde düzenlenen Anayasayı ihlal suçunun maddi unsuru/tipik eylem, cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye elverişli vasıtalarla teşebbüs etmektir.
Suçun bu amaçla kurulmuş bir örgüt faaliyeti kapsamında işlenmesi, korunan amaçlara matuf fiillerin elverişliliğinin değerlendirilmesi bakımından önem taşımakta ise de, bu husus suçun unsuru değildir.
Suç, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmak, bu düzen yerine başka bir düzen getirmek veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemek amacına matuf doğrudan genel kast ile işlenebilen bir suçtur.
Suç tanımında belirtilen amaçları gerçekleştirmeye yönelik bir fiil işlenmesi hususunda iştirak iradeleri bulunan sanıklar hakkında TCK’nın 309. maddesinde düzenlenen Anayasayı ihlal suçu yönünden iştirakin her şeklinin uygulanması mümkündür.
Suça iştirakten söz edebilmek için amaca yönelik bir fiil işleme hususunda iştirak iradelerini ortaya koyan kişilerin hepsinin bu amaçla kurulmuş bir örgütün üyesi olması da gerekmez.
15 Temmuz 2016 günü, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Anayasal düzeninin değiştirilmesi amacıyla, Türk Silahlı Kuvvetlerine sızmış FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensubu olan ve/veya bu örgütsel faaliyeti destekleyen 8.000’in üzerinde askeri personel tarafından savaş uçakları dahil 35 uçağın, 3 geminin, 37 helikopterin, 74’ü tank olmak üzere 246 zırhlı aracın ve 4.000’e yakın hafif silahın kullanılarak; Cumhurbaşkanına suikasta teşebbüs edilmiş, TBMM ve Cumhurbaşkanlığı Külliyesi başta olmak üzere birçok stratejik merkez bombalanmış, Başbakanın konvoyuna silahlı saldırı gerçekleştirilmiş, kalkışmaya karşı koyan güvenlik görevlileri ile sokaklara çıkan sivillere devletin silahlı kuvvetlerine ait uçak, helikopter, tank ve silahlarla saldırılarak 4’ü asker, 63’ü polis ve 183’ü sivil olmak üzere toplam 250’den fazla kişi şehit edilmiş, 23’ü asker, 154’ü polis ve 2.558’i sivil olmak üzere toplam 2.735 kişi de yaralanmıştır.
Somut darbe teşebbüsü, TCK’nın 309. maddesinde sayılan amaçlara matuf zarar tehlikesi doğuran vahim eylemler vasfını aşarak, anayasal düzeni doğrudan ortadan kaldırma neticesine yönelmiş, örgütün ülke genelindeki organik bütünlüğünden ve etkinliğinden istifade edilerek planlanıp uygulanmış, neticesi ve başarısı eş zamanlı, senkronize hareketlere bağlı hukuki anlamda tek bir fiil olarak ortaya çıkmıştır. Bu nedenle örgütsel koordinasyon veya iştirak iradesi gereğince ve iş bölümü doğrultusunda bulundukları mahal ve konumlarına uygun, amaca hizmet eden ve katkı sunan icrai harekette bulunanların, icra aşamasına geçerek amaç suç yönünden somutlaştığında ve elverişliliğinde tartışma bulunmayan bu fiil üzerinde müşterek hâkimiyet kurdukları gözetilerek TCK’nın 37. maddesi kapsamında “doğrudan fail” olduklarının kabulünde zorunluluk vardır.
Mensup olduğu örgütle kurduğu bağ nedeniyle örgütsel faaliyet kapsamında işlenen anayasayı ihlal suçuna ilişkin planlama, hazırlık ve icra organizasyonundan haberdar olmak suretiyle darbeye teşebbüs suçunu sevk ve idare edenler tarafından verilen emirleri/görevleri kabullenerek ülke çapındaki icra hareketleriyle illi bir değer taşıyan icra hareketlerini gerçekleştirenlerin ya da görev paylaşımı bağlamında henüz sırası gelmemiş icra hareketleri için gerekli hazırlıkları yapanların bu suç yönünden müşterek fail olarak sorumlu tutulmaları gerekmektedir.
Doğrudan kanuni tanımda öngörülen cebir ve şiddet içeren icrai hareket niteliğinde olmayan, somut zarar tehlikesinin gerçekleşmesini sağlayacak biçimde (faillerle birlikte) fiil üzerinde müşterek hâkimiyet kurmalarını temin edecek fonksiyonel bir mahiyet taşımayan, suç organizasyonu içinde bir iş bölümünün gereği olarak görevlendirilmeleri nedeniyle ika edildiği kanıtlanamayan ancak suçun icrasına başlanmasından sonra katılma iradesini açıkça ortaya koyan, zaman, nitelik ve yakın zarar tehlikesine yaptığı katkı itibariyle bütün olarak darbenin icrasını kolaylaştırmaya yönelen hareketleri gerçekleştiren sanıkların eylemlerinin, TCK’nın 309/1 ve 39/2-c maddeleri kapsamında Anayasayı ihlale teşebbüs suçuna yardım etmek suçunu oluşturacağı gözetilmeli, hukuki durumları buna göre tespit edilmelidir.
TCK’nın 309. maddesinde düzenlenen suç bir somut tehlike suçu olduğundan suçun oluşması için ayrıca bir neticenin gerçekleşmesi aranmamaktadır. Bu itibarla
sanığın amaca matuf eylemi ve/veya işlediği elverişli araç suç ile suçun konusu üzerinde meydana gelen somut tehlike arasında illiyet bağının bulunması gerekli ve yeterlidir. Suça teşebbüsün kabulü için aranan elverişli vasıtalarla cebri eylemlere başlanıp başlanmadığı araştırılırken ve vasıtanın elverişliliği takdir edilirken tek tek yapılan eylemlerle amaçlanan hedefler arasında doğrudan doğruya bağ kurmak yoluna gidilemez. Ancak her hâlükârda ülke genelinde gerçekleştirilmek istenen amaca matuf cebri/icrai fiilin, sanığın bulunduğu mahalde/sorumluluk sahasında da doğrudan doğruya ya da araç suçlar yönünden icrasına başlanması aranmalıdır. Sanığın bu icrai fiile yine icrai bir hareketle katılması mümkün olduğu gibi garantörlük yükümlülüğünü ihmal etmek suretiyle de iştirak edebileceği görülmektedir.
Konusu suç teşkil eden emir hiçbir surette yerine getirilemez. Aksi takdirde yerine getiren ile emri veren sorumlu olur (1982 Anayasasının 137/2 ve TCK’nın 24/3. maddeleri). Askeri hizmete müteallik hususlarda verilen emir bir suç teşkil ederse bu suçun işlenmesinden emri veren mesuldür. Ancak amirin emrinin adli ve askeri bir suç maksadını ihtiva eden bir fiile müteallik olduğu kendisince malum ise, maduna da faili müşterek cezası verilir (1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu 41/3-B).
IV. BÖLGE ADLİYE VE İLK DERECE MAHKEMELERİNCE SÜBUTU KABUL EDİLEN SOMUT OLAY
15 Temmuz darbe teşebüsünde aktif rol alan birliklerden birinin 66. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı olduğu, darbe teşebbüsü öncesinde üst düzey subaylar ve kimlik bilgileri tespit edilmeyen bir kısım sivillerce 66. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığında darbe girişiminin plan ve organizasyonuna dair gizli toplantılar yapıldığı, bu kapsamda gerçekleştirilmesi planlanan darbe girişiminde 66. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığına İstanbul ilinin önemli bir kısım yerlerinin işgali görevi verildiği, bu yerlerden birinin de iş bu dosyanın konusunu oluşturan İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü olduğu,
15 Temmuz darbe teşebbüsü öncesi 66. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığında İstanbul ilinin farklı noktalarında terör saldırıları olacağı yönünde bir havanın oluşturulduğu,
15 Temmuz günü birlik içerisinde bir silahın kaybolduğu yönünde bir kurgu hazırlandığı ve kışlada bulunan er ve rütbeli askerlerin akşam saatlerine kadar dışarı çıkmalarının engellendiği, akşam saatlerinde kayıp olan silahın bulunduğunun bildirildiği,
15 Temmuz günü darbe teşebbüsü öncesi akşam saatlerinde İstanbul ilinin farklı noktalarında gerçekleşmesi beklenen terör saldırılarını önleme gerekçesiyle birliklerin hazır edildiği ve bu kapsamda Vatan Caddesi üzerinde bulunan İstanbul İl Emniyet Müdürlüğüne gönderilmek üzere 3 adet GZPT, 3 adet ZMA ve 2 adet tankın askeri personeli ile silahlı ve tam teçhizatlı bir şekilde hazır edildiği,
Sanık er ...’ın şoförlüğünde bulunan askeri Land tipi araç ile sanık Kurmay Yarbay ..., astsubay öğrenci sanıklar ..., ... ve ...,
Sanık er ...’ün şoförlüğünde bulunan Ford Connect marka araç ile sanık Kurmay Yarbay ..., astsubay öğrenci sanıklar ..., Furka Çam ve ...,
Sanık Üsteğmen ...’in komutasında bulunan 1. GZPT ile sanık Uzman Çavuş ..., sanık erler ..., ..., ..., ... ve ...,
Sanık Asteğmen ...’un komutasında bulunan 2. GZPT ile sanık erler ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... (...), ... ve ...,
Sanık Uzman Çavuş ...’un komutasında bulunan 3. GZPT ile sanık erler ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ... ve ...,
Sanık Astsubay Başçavuş ...’ın komutasında bulunan 1. ZMA ile sanık Uzman Çavuş ..., sanık Uzman Çavuş ..., sanık erler ..., ... ve ...,
Sanık Astsubay Çavuş ...’un komutasında bulunan 2. ZMA ile sanık erler ..., ..., ..., ..., ... ve ...,
Sanık Yüzbaşı ...’in komutasında bulunan 3. ZMA ile sanık Uzman Çavuş ..., sanık erler ..., ..., ... ve ...,
Sanık Yüzbaşı ...’nin komutasında bulunan 1. tank ile sanık Astsubay Çavuş ..., sanık sözleşmeli uzman erbaş ... ve sanık Uzman Çavuş ...,
Sanık Üsteğmen ...’ın komutasında bulunan 2. tank ile sanık Uzman Çavuş ..., sanık Uzman Çavuş ... ve sanık Uzman Çavuş ...’nın,
15 Temmuz gecesi saat 22:00 sıralarında 66. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığından çıkış yaptıkları ve saat 23:00 sıralarında İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü yerleşkesinin bulunduğu Vatan Caddesine intikal ettikleri, ancak darbe teşebbüsünü önlemek üzere sokağa çıkan halk ve emniyet mensuplarının yolu kapatmaları üzerine sanıkların söz konusu zırhlı araç ve tanklar ile daha fazla ilerleyemedikleri, bunun üzerine sanık ...’nın sanıklar ... ve ...’ü yanına alarak sanık ...’in komutasında bulunan GZPT’ye geçtiği, akabinde bu askeri araca İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü kadrosunda 4. sınıf emniyet müdürü olan sanık ...’nın da geldiği,
Olay yerinde darbe teşebbüsünü engellemek üzere sokağa çıkan sivil vatandaşların tepki göstermeleri üzerine sanık ...’nın GZPT’nin kulesine çıktığı ve vatandaşlardan yolu boşaltmalarını isteyerek havaya silahla ateş ettiği, sanık ...’nın teslim olmasını isteyen sivil vatandaş ve polislere yönelik olarak “çekilin çocuklar çekilin, şakası yok bu işin vuracağım” şeklinde sözler söylediği, akabinde sivil vatandaş ve polisleri hedef gözetmeksizin silahla ateş ettiği, ayrıca olay esnasında sanık ...’inde silahla havaya ateş ettiği,
Sanık ...’nın sanık ...’ya hava desteğinin gerektiğini söylediği, bunun üzerine sanık ...’nın “Yurtta Sulh” isimli Whatsapp
grubuna hava desteğinin gerektiği hususunda mesaj yazdığı, yine bir süre sonra sanık ...’nın aynı Whatsapp grubuna emniyet müdürlüğüne ateş açmayı planladığına dair mesaj yazdığı, sanık ...’nın hava desteği talebi sonrasında Whatsapp grubundan ... ... isimli şahsın “... abi gereken yapılacak” şeklinde cevap verdiği, nitekim sonrasında olay yerine başka dosya sanığı ... Türk komutasında içerisinde darbeci askerlerin bulunduğu askeri bir helikopterin geldiği ve iniş yapmak istediği, ancak olay yerinde bulunan polislerin silahla ateş etmeleri sonucu helikopterin iniş yapamadığı,
Sanık ...’nın sanık ...’ya zırhlı aracın uçaksavarı ile emniyet güçlerinin oluşturduğu barikata ateş etmesi hususunda emir verdiği, sanık ...’nın söz konusu emri yerine getirmek üzere harekete geçtiği, ancak uçaksavarın kurma kolunu çekemediği, bunun üzerine zırhlı araçta bulunan erlerden yardım istediği, ancak herhangi bir yardım alamadığı, akabinde sanık ...’a “kurma kolu çekilmiyor” şeklinde mesaj attığı,
Olay yerinde sanık ...’ya engel olmaya çalışan sivil vatandaş ve polislere yönelik sanık ...’nın “sıkıyönetim ilan edildi, burayı boşaltın, aracını ve canını seven uzaklaşsın” şeklinde sözler söylediği, sivil polis memuru katılan ...’ün sanık ...’nın silahı almak üzere zırhlı aracın üzerine çıktığı, sanık ...’nın direnmesi karşısında katılan ...’ün sanık ...’nın elinden silahını aldığı, sanık ...’nın sivil vatandaş ve polisler tarafından zırhlı araç içerisinden çıkartılarak etkisiz hale getirildiği, akabinde katılan ...’ün başını zırhlı aracın içerisine soktuğu, bunun üzerine sanık ...’nın zırhlı araç personeline “vurun şu şerefsizi” dediği, sanık ...’nın katılan ...’ü hedef alarak birkaç el ateş ettiği, ancak katılan ...’ü vuramadığı, sonrasında katılan ...’ün zırhlı araç içerisine girdiği,
Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’ın olay yerinde yakalanarak gözaltına alındıkları,
Sanık ...’in, sanık ...’nin komutasında bulunan yukarıda belirtilen 1. tanka bindiği ve tankın içerisinde bulunan askeri personel (sanıklar ..., ..., ... ve ...) ile kışla yönüne dönüş yaptıkları, ancak dönüş yolunda tankın sivil araçları ezerek ilerlediği, Esenler-Atışalanı köprüsü mevkiinde yol üzerinde toplanmış halde bulunan kalabalığın içerisinden geçtiği, 4 sivil vatandaşın ezilerek olay yerinde şehit olduğu, birçok sivil vatandaşın ise yaralandığı, araçların ağır hasar gördüğü, akabinde söz konusu tankın durmaksızın yoluna devam ettiği ve kışlaya dönüş yaptığı,
Sanık ... komutasında bulunan yukarıda belirtilen 2. tank ve askeri personelinin herhangi bir eylem ve olaya karışmaksızın kışlaya geri dönüş yaptığı,
Sanıklar ..., ... ve ...’in komutasında bulunan yukarıda belirtilen 1, 2 ve 3. ZMA ve askeri personelinin olay yerinde herhangi bir eylem ve olaya karışmaksızın kışlaya geri dönüş yaptıkları,
Sanıklar ... ve ... komutasında bulunan yukarıda belirtilen 1 ve 2. GZPT ve askeri personelinin olay yerinde herhangi bir eylem ve olaya karışmaksızın kışlaya dönüş yoluna doğru hareket ettikleri, ancak GZPT’lerden birinin seyir halindeyken arızalandığı ve diğer GZPT’nin de durduğu, burada sanık ... ve yanında bulunan diğer sanıkların emniyet mensuplarınca gözaltına alındığı,
Dosya kapsamından anlaşılmıştır.
V. SOMUT OLAY VE SANIKLARIN BELİRTİLEN EYLEMLERİ MUVACEHESİNDE HUKUKİ DURUMLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ
V.I. Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme ve Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarından haklarında beraat kararı verilen sanıklar ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’ün eylemleri değerlendirildiğinde;
Olay tarihinde sanık ...’in yüzbaşı, sanık ...’un asteğmen, ...’ın astsubay başçavuş, ...’un astsubay çavuş, sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ...’ın uzman çavuş, sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ...’ün staj eğitimi gören astsubay öğrenci, diğer sanıkların ise er olarak 66. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığında görevli oldukları,
15 Temmuz gecesi darbe teşebbüsünün icra hareketlerinin henüz başlamış olduğu saatlerde İstanbul ilinin farklı noktalarında terör saldırılarının gerçekleştirileceği gerekçesiyle sanıkların silahlı ve tam teçhizatlı bir şekilde yukarıda belirtilen zırhlı araç ve tanklar ile kışla dışına çıkartıldıkları ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü yerleşkesinin bulunduğu Vatan Caddesine intikallerinin sağlandığı, sanıkların olay yerinde darbe girişimine iştirak kapsamında herhangi bir eylem veya olaya karışmadıkları, emniyet mensuplarınca bir kısmının olay yerinde, bir kısmının kışlaya dönüş yolunda gözaltına alındığı, bir kısmının ise kışlaya dönüş yaptığı,
Sanıkların aşamalarda alınan savunmalarında istikrarlı bir şekilde kışladan çıkma anında darbe teşebbüsünden haberlerinin olmadığını, terör saldırısı bahanesiyle kışladan çıkartıldıklarını, olay yerine ulaştıklarında darbe teşebbüsünü öğrendiklerini, darbe teşebbüsüne iştirak kapsamında herhangi bir eylemde bulunmadıklarını beyan ettikleri,
Dosya kapsamına göre, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme ve Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçları bakımından sanıkların eylemlerinin darbe teşebbüsüne iştirak kast ve iradesi ile yapıldığı hususunda her türlü kuşkudan uzak delil bulunmadığı anlaşılmakla; sanıklar hakkında atılı suçlardan verilen beraat hükümlerinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
V.II. Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan haklarında mahkûmiyet kararı verilen sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’nin eylemleri değerlendirildiğinde;
1) Sanık ... yönünden;
Olay tarihinde sanığın 66. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığında kurmay yarbay rütbesiyle kurmay başkan vekili olarak görev yaptığı,
15 Temmuz darbe teşebbüsünün planlama ve organizasyonu kapsamında İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü’nün işgali görevinin sanığa verildiği, bu doğrultuda sanığın darbe teşebbüsünün icra hareketlerine başlanıldığı saatlerde yukarıda belirtilen zırhlı araç ve tanklar ile birlikte İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü yerleşkesinin bulunduğu Vatan Caddesine intikal ettiği, darbe teşebbüsünü önlemek üzere sokağa çıkan halk ve emniyet mensuplarının yolu kapatmaları üzerine zırhlı araç ve tankların daha fazla ilerleyemedikleri, bunun üzerine sanığın dosyanın diğer sanığı ...’in komutasında bulunan GZPT’ye geçtiği, akabinde aynı zırhlı araca sanığın öncesinden iletişime geçmiş olduğu sanık ...’nın da bindiği, darbe teşebbüsünü engellemek üzere sokağa çıkan sivil vatandaşların tepki göstermeleri üzerine sanık ...’nın GZPT’nin kulesine çıktığı ve vatandaşlardan yolu boşaltmalarını isteyerek havaya silahla ateş ettiği, sanık ...’nın teslim olmasını isteyen sivil vatandaş ve polislere yönelik olarak “çekilin çocuklar çekilin, şakası yok bu işin vuracağım” şeklinde sözler söylediği, akabinde sivil vatandaş ve polisleri hedef gözetmeksizin silahla ateş ettiği, “Yurtta Sulh” isimli Whatsapp grubuna hava desteğinin gerektiği hususunda mesaj yazdığı, yine bir süre sonra emniyet müdürlüğüne ateş etmeyi planladığına dair mesaj yazdığı, sanığın talebi sonrası başka dosya sanığı ... Türk komutasında içerisinde darbeci askerlerin bulunduğu askeri helikopterin olay yerine geldiği, ancak emniyet mensuplarının silahla ateş açması sonucu helikopterin Vatan Caddesine iniş yapamadığı, emniyet güçlerinin oluşturduğu barikata zırhlı aracın uçaksavarı ile ateş etmesi için sanığın dosyanın diğer sanığı ...’ya emir verdiği, olay yerinde sanığa engel olmaya çalışan sivil vatandaş ve polislere “sıkıyönetim ilan edildi, burayı boşaltın, aracını ve canını seven uzaklaşsın” şeklinde sözler söylediği, sivil polis memuru olan katılan ...’ün sanığın bulunduğu askeri zırhlı aracın üzerine çıktığı, kendisine engel olmaya çalışan katılan ...’e yönelik “Genelkurmay Başkanlığından talimat aldık, ölü ya da diri olarak emniyet müdürlüğüne gireceğiz”
şeklinde sözler söylediği, direnmesi karşısında katılan ...’ün sanığın elindeki silahı aldığı, sanığın olay yerinde yakalandığı anlaşılmış olup,
15 Temmuz darbe teşebbüsünde sanığın bulunduğu konum itibariyle darbe teşebbüsünün planlama ve organizasyon kısmı içerisinde yer aldığı, suçun işlenişi sırasında ortak hakimiyetinin bulunduğu, bu hali ile eylemlerinin Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçunu oluşturduğu anlaşılmıştır.
2) Sanık ... yönünden;
Olay tarihinde sanığın İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünün kadrosunda 4. sınıf emniyet müdürü olarak görev yaptığı,
Sanığa ait 505 410 82 90 numaralı hatta FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarınca kullanılan ByLock programının tespit edildiği, HTS kayıtlarının incelenmesinde darbe teşebbüsünün planlama ve organizasyon kısmı içerisinde yer alan 66. Mekanize Piyade Tugay Komutanı firari Tuğgeneral ... ... ve başka dosya sanığı İstanbul İl Jandarma Komutanı Albay ... ile 15 Temmuz gecesi telefonla görüştüğünün tespit edildiği, olay gecesi firari Tuğgeneral ... ...’in mesaj ile sanık ...’ya “Emniyet ... Bey ...şeklinde sanığın iletişim bilgilerini gönderdiği, akabinde sanık ...’nın sanık ile iletişime geçtiği, sanığın resmi üniformasıyla olay yerine geldiği ve içerisinde sanık ...’nın da bulunduğu zırhlı araca bindiği, sanık...’ya “ön tarafa tanklar gelecekti, neden zırhlı araçlar geldi” şeklinde sözler söylediği, darbe teşebbüsünü önlemek üzere sokağa çıkan halk ve emniyet mensuplarının yoğun tepkileri üzerine sanık ...’ya “buraya helikopter desteği lazım” şeklinde sözler söylediği, yine zırhlı araç içerisinde askeri personele yönelik olarak “İzmir ve Ankara’yı aldık, İstanbul’da da çok az bir yer kaldı” şeklinde sözler söylediği, sanık ...’nın sivil vatandaş ve polisler tarafından etkisiz hale getirilmesinden sonra sanığın linç girişimi gerekçesiyle zırhlı araçta bulunan askeri personelden ateş etmelerini istediği, sivil polis memuru katılan ...’ün başını zırhlı aracın içerisine sokması üzerine sanığın “vurun şu şefersizi” şeklinde sözler söylediği ve sanık ...’nın katılan ...’ü hedef alarak birkaç el ateş ettiği, sanığın olay yerinde yakalandığı anlaşılmış olup,
15 Temmuz darbe teşebbüsünde sanığın darbe teşebbüsünün planlama ve organizasyon kısmı içerisinde yer aldığı, suçun işlenişi sırasında ortak hakimiyetinin bulunduğu, bu hali ile eylemlerinin Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçunu oluşturduğu anlaşılmıştır.
3) Sanık ... yönünden;
Olay tarihinde sanığın 66. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı 2. Mekanize Piyade Taburu 2. Mekanize Piyade Bölüğünde uzman çavuş olarak görev yaptığı,
Sanığın 15 Temmuz gecesi saat 22:00 sıralarında yukarıda belirtilen sanık ...’in komutasında bulunan 1. GZPT ile silahlı ve tam teçhizatlı bir şekilde kışla içerisinden çıkış yaptığı ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünün bulunduğu Vatan Caddesine saat 23:00 sıralarında intikal ettiği, darbe teşebbüsünü önlemek üzere sokağa çıkan halk ve emniyet mensuplarının yolu kapatmaları üzerine
zırhlı araç ve tankların daha fazla ilerleyemediği, sivil vatandaş ve emniyet mensuplarının olay yerine gelen askeri personele yoğun tepki göstermeleri üzerine sanığın dosyanın diğer sanığı ...’e “araçlara zarar veriyolar, ne yapalım” diye sorduğu, sanık ...’in “havaya ateş et” şeklinde emir vermesi üzerine sanığın zırhlı araç içerisinden silahla havaya ateş ettiği, sanık ...’nın emniyet mensuplarının oluşturduğu barikata zırhlı aracın uçaksavarı ile ateş etmesi için sanığa emir verdiği, sanığın söz konusu emri yerine getirmek üzere harekete geçtiği, ancak uçaksavarın kurma kolunu çekemediği, bunun üzerine zırhı araçta bulunan erlerden yardım istediği, herhangi bir yardım alamadığı, akabinde sanık ...’a “kurma kolu çekilmiyor” şeklinde mesaj attığı, sivil polis memuru katılan ...’ün başını zırhlı aracın içerisine sokması üzerine sanık ...’nın “vurun şu şerefsizi” dediği, bunun üzerine sanığın katılan ...’ü hedef alarak birkaç el ateş ettiği, ancak katılan ...’ü vuramadığı, sanığın olay yerinde yakalandığı anlaşılmış olup,
15 Temmuz darbe teşebbüsünde sanığın suçun işlenişi sırasında ortak hakimiyetinin bulunduğu, bu hali ile eylemlerinin Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçunu oluşturduğu anlaşılmıştır.
4) Sanık ... yönünden;
Olay tarihinde sanığın 66. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı 2. Mekanize Piyade Tugayı 2. Mekanize Piyade Bölüğünde üsteğmen rütbesiyle bölük komutan vekili olarak görev yaptığı,
15 Temmuz darbe teşebbüsü öncesi yukarıda belirtilen zırhlı araç ve tankların henüz kışla içerisinden çıkış yapmamış olduğu saatlerde uyuşturucu bağımlısı olması sebebiyle silah ve mühimmat verilmemesi gerektiği hususunda raporu bulunan sanık er ...’ya sanığın emri ile silah ve mühimmat verildiği, yine olay tarihi itibareyle askerlik görevi sona ermiş olan sanık er ...’ın sanığın emri ile zırhlı araca bindirilerek olay yerine götürüldüğü, sanığın emri ile 2 adet RPG 7’nin araçlara yüklendiği,
Sanığın 15 Temmuz gecesi saat 22:00 sıralarında yukarıda belirtilen komutasında bulunan 1. GZPT ile silahlı ve tam teçhizatlı bir şekilde kışla içerisinden çıkış yaptığı ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünün bulunduğu Vatan Caddesine saat 23:00 sıralarında intikal ettiği, darbe teşebbüsünü engellemek üzere toplanan halk ve emniyet mensuplarının yolu kapatmaları üzerine zırhlı araç ve tankların daha fazla ilerleyemediği, olay yerinde sanık ...’nın sivil vatandaşlar ve emniyet mensuplarınca etkisiz hale getirilmesinden sonra sanığın silahla havaya birkaç el ateş ettiği, sanık ...’nın sanığa “araçlara zarar veriyolar, ne yapalım” diye sorması üzerine sanığın “havaya ateş et” şeklinde emir verdiği ve sanık ...’nın zırhlı araç içerisinden silahla havaya ateş ettiği, sivil vatandaş ve polislerin sanığa teslim olması yönünde uyarılarda bulunmasına rağmen sanığın “kendi komutanımı aramam lazım, ben kendim teslim olamam” şeklinde sözlerle karşılık verdiği, sanığın olay yerinde yakalandığı,
15 Temmuz darbe teşebbüsünde sanığın suçun işlenişi sırasında ortak hakimiyetinin bulunduğu, bu hali ile eylemlerinin Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçunu oluşturduğu anlaşılmıştır.
5) Sanık ... yönünden;
Olay tarihinde sanığın 66. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı 2. Mekanize Piyade Bölüğünde üsteğmen rütbesiyle bölük komutanı olarak görev yaptığı,
15 Temmuz gecesi darbe teşebbüsünün icra hareketlerinin henüz başlamamış olduğu saatlerde kışla içerisinde terör saldırısı olacağı gerekçesiyle alarm verildiği, er ve rütbeli askeri personelin içtima alanında toplanarak silah ve mühimmatların dağıtıldığı, sanığın yanında bulunan erler ile birlikte içtima alanına şarjör ve mühimmatları getirdiği ve bir kısım sanıklara dağıtarak başlarında beklediği, akabinde tanklara mühimmatların yüklendiği, sanığın garajlar bölgesine giderek eksik kalan tank mühimmatlarını tamamlattığı ve tankların acele bir şekilde nizamiye bölgesine çekilmesi emrini verdiği, tankların nizamiye bölgesine çekilerek bekletildiği, henüz kışla içerisinden çıkış yapılmadığı esnada sanık ...’ın “çok ciddi bir şey var demek ki hakkımızda hayırlısı olsun” şeklide sözler söylemesi karşısında sanığın “hayırlı olacak, hayırlı olacak” şeklinde yanıt verdiği,
Sanığın 15 Temmuz gecesi saat 22:00 sıralarında yukarıda belirtilen komutasında bulunan 2. tank ile silahlı ve tam teçhizatlı bir şekilde kışla içerisinden çıkış yaptığı ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünün bulunduğu Vatan Caddesine saat 23:00 sıralarında intikal ettiği, zırhlı araç ve tankların henüz Vatan Caddesi’ne ulaşmadığı saatlerde sanık ...’in darbe teşebbüsünü telefondan öğrendiği ve söz konusu durumu sanığa ilettiği, sanığın herhangi bir tepki vermediği ve “Allah Allah” şeklinde karşılık verdiği, sivil vatandaş ve emniyet mensuplarının olay yerine gelen askeri personele yoğun tepki göstermeleri üzerine sanıklar ... ve ...’in geri dönüş konusunda sanığı ikna etmeye çalıştıkları, ancak başarılı olamadıkları, sanık ...’nin sanığa geri çekileceklerini bildirmesi sonrasında tankın kışlaya dönüşü için hazırlıklara başladığı, akabinde sanığın komutasında bulunan tankın kışlaya geri dönüş yolunda herhangi bir eylem ve olaya karışmaksızın kışlaya dönüş yaptığı, kışlaya döndükten sonra sivil vatandaşların kışla içerisine girişinin engellenmesi ve korku oluşturması amacıyla söz konusu tankın sanığın emriyle nizamiyenin ortasına çekildiği anlaşılmış olup,
15 Temmuz darbe teşebbüsünde sanığın suçun işlenişi sırasında ortak hakimiyetinin bulunduğu, bu hali ile eylemlerinin Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçunu oluşturduğu anlaşılmıştır.
6) Sanık ... yönünden;
Olay tarihinde sanığın 66. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı 2. Mekanize Piyade Taburu 5. Mekanize Piyade Bölüğünde uzman çavuş olarak görev yaptığı,
Sanığın 15 Temmuz gecesi saat 22:00 sıralarında yukarıda belirtilen komutasında bulunan 3. GZPT ile silahlı ve tam teçhizatlı bir şekilde kışla içerisinden çıkış yaptığı ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünün bulunduğu Vatan Caddesine saat 23:00 sıralarında intikal ettiği, darbe teşebbüsünü engellemek üzere toplanan halk ve
emniyet mensuplarının yolu kapatmaları üzerine zırhlı araç ve tankların daha fazla ilerleyemediği, sivil vatandaşların ve emniyet mensuplarının olay yerine gelen askeri personele yoğun tepki gösterdiği, sanığın olay yerinde bulunduğu esnada eşi ve ... isimli şahıs ile mesajlaştığı, sanığın eşine “polislerle tartışıyoruz burada, ihtilal oldu canım, geçmiş olsun Türkiye adına” dediği, ... isimli şahsın mesaj ile sanığa ... ve AKP’lilerin evinde iyi para bulunduğunu, bir görev olursa yapmaya hazır olduğunu belirtmesi üzerine sanığın “askerle polis karşı karşıya” şeklinde cevap verdiği, ... isimli şahsın “polis teslim olmuyor mu” şeklindeki mesajı üzerine sanığın “yok abi olmuyorlar, direniyorlar, inin aşağı bizimle diyorlar” şeklinde cevap verdiği, sanığın kışlaya dönüş yolunda komutasında bulunan zırhlı aracın arıza yapması sonucu emniyet mensuplarına teslim olduğu anlaşılmış olup,
15 Temmuz darbe teşebbüsünde sanığın yukarıda belirtilen mesaj içeriklerinden darbe teşebbüsünü benimseyip desteklediği ve suçun işlenişi sırasında ortak hakimiyetinin bulunduğu, bu hali ile eylemlerinin suça iştirak iradesi kapsamında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçunu oluşturduğu anlaşılmıştır.
7) Sanık ... yönünden;
Olay tarihinde sanığın 66. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığında kurmay yarbay rütbesiyle görev yaptığı,
Sanığın 15 Temmuz gecesi saat 22:00 sıralarında sanık er ...’ün şoförlüğünde bulunan Ford Connect marka araç ile yanında astsubay öğrenci sanıklar ..., ... ve ... olmak üzere yukarıda belirtilen zırhlı araç ve tanklarla birlikte konvoy halinde silahlı ve tam teçhizatlı bir şekilde kışla içerisinden çıkış yaptığı, söz konusu konvoyun Vatan Caddesine yaklaşması üzerine sanığın telsiz ile tanklara yarım dolduruş yapmaları ve atışa hazır olmaları hususlarında emir verdiği ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünün bulunduğu Vatan Caddesine saat 23:00 sıralarında intikal ettiği, darbe teşebbüsünü engellemek üzere toplanan halk ve emniyet mensuplarının yolu kapatmaları üzerine zırhlı araç ve tankların daha fazla ilerleyemediği, bunun üzerine sanığın bulunduğu araçtan inerek yolu açmaya çalıştığı ve yanında bulunan sanık ...’ya “bir şey olursa namlunun ucuna mermiye verin, ateş etmekten çekinmeyin” dediği, sanığın zırhlı araçlarda bulunan askerlere yönelik olarak silahlarını mazgallardan dışarı çıkarmaları hususunda emir verdiği, olay yerinde bulunan sivil vatandaşların askeri personele yoğun tepki göstermeleri üzerine sanığın silahla havaya ateş ettiği, sanığın dosyanın diğer sanığı ...’nin komutasında bulunan yukarıda belirtilen 1. tanka geçtiği, tepkilerin daha fazla yoğunlaşması üzerine tankın kışlaya dönmek üzere geri dönüş yaptığı, dönüş yolunda sivil vatandaş ve araçların yolu kapatması üzerine sanık ...’nin sanığa “komutanım araçlar kenara gelmezse ezeyim mi, emriniz nedir” şeklinde sorması üzerine sanığın “ez” şeklinde emir verdiği, sivil vatandaşların tankın üzerine çıktığı, tankı durdurmaya, sanıklar ..., ... ve ...’nun silahlarını alıp etkisiz
hale getirmeye çalıştıkları, ancak sanıkların direndikleri ve sanığın ara ara havaya ateş ettiği, bu esnada tankın kulesinin sağa sola çevrildiği ve tank üzerinde bulunan sivil vatandaşların aşağı düşürülmeye çalışıldığı, tankın kulesinin sağa sola çevrilmesi esnasında bir kısım sivil vatandaşların yaralandığı, tankın üzerinde bulunan katılan ...’ın sanığa yönelik olarak “arabaları eziyorsunuz, durdurun, niye durdurmuyorsunuz” şeklinde sözler söylemesi üzerine sanığın “bu tank durmayacak, tank gidecek, duramaz” şeklinde cevap verdiği, tankın sivil araçları ezerek ilerlediği, Esenler-Atışalanı köprüsü mevkiinde yol üzerinde toplanmış halde bulunan kalabalığın içerisinden geçtiği, 4 sivil vatandaşın ezilerek olay yerinde şehit olduğu, birçok sivil vatandaşın ise yaralandığı, araçların ağır hasar gördüğü, maktul ..., katılan ... ve müşteki ...’ın tankın içerisine girdiği ve sanıklar ..., ... ve ... ile mücadele ettikleri, sanığın silahla ateş etmek suretiyle ...’ı şehit ettiği, katılan ... ve müşteki ...’ı ise ağır şekilde yaraladığı, tankın üzerinde bulunan sivil vatandaşların hepsinin aşağı atılması sonucunda tankın durmaksızın yoluna devam ettiği ve kışlaya dönüş yaptığı anlaşılmış olup,
15 Temmuz darbe teşebbüsünde sanığın bulunduğu konum itibariyle darbe teşebbüsünün planlama ve organizasyon kısmı içerisinde yer aldığı, suçun işlenişi sırasında ortak hakimiyetinin bulunduğu, bu hali ile eylemlerinin Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçunu oluşturduğu anlaşılmıştır.
8) Sanık ... yönünden;
Olay tarihinde sanığın 66. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı Tank Taburu 2. Bölükte yüzbaşı rütbesiyle bölük komutanı olarak görev yaptığı,
Sanığın 15 Temmuz gecesi saat 22:00 sıralarında yukarıda belirtilen komutasında bulunan 1. tank ile silahlı ve tam teçhizatlı bir şekilde kışla içerisinden çıkış yaptığı ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünün bulunduğu Vatan Caddesine saat 23:00 sıralarında intikal ettiği, darbe teşebbüsünü engellemek üzere toplanan halk ve emniyet mensuplarının yolu kapatmaları üzerine zırhlı araç ve tankların daha fazla ilerleyemediği, sivil vatandaş ve emniyet mensuplarının olay yerine gelen askeri personele yoğun tepki gösterdiği, tank sürücüsü sanık ...’ın sanığa söz konusu durumu sorduğu, sanığın diğer sanık ...’a “kimseye soru sormak yok, kimseyle konuşmak yok, kapağı kapat içeride bekle” şeklinde cevap verdiği, sivil vatandaşların yoğun tepkisi üzerine bir süre sonra tankın kışlaya dönmek üzere geri dönüş yaptığı, sanık ...’in de bu tanka geçtiği, dönüş yolunda sivil vatandaş ve araçların yolu kapatması üzerine sanığın dosyanın diğer sanığı ...’e “komutanım araçlar kenara gelmezse ezeyim mi, emriniz nedir” şeklinde sorması üzerine sanık ...’in “ez” şeklinde emir verdiği, sanığın tank sürücüsü sanık ...’a durmaması, gaza basması ve hızlanması yönünde emirler verdiği, sivil vatandaşların tankın üzerine çıktığı, tankı durdurmaya, sanıklar ..., ... ve ...’nun silahlarını alıp etkisiz hale getirmeye çalıştıkları, ancak sanıkların direndikleri ve sanığın ara ara havaya ateş ettiği, bu esnada tankın kulesinin sağa sola çevrildiği ve tank üzerinde bulunan sivil
vatandaşların aşağı düşürülmeye çalışıldığı, tankın kulesinin sağa sola çevrilmesi esnasında bir kısım sivil vatandaşların yaralandığı, tankın sivil araçları ezerek ilerlediği, Esenler-Atışalanı köprüsü mevkiinde yol üzerinde toplanmış halde bulunan kalabalığın içerisinden geçtiği, 4 sivil vatandaşın ezilerek olay yerinde şehit olduğu, birçok sivil vatandaşın ise yaralandığı, araçların ağır hasar gördüğü, tankın üzerinde bulunan sivil vatandaşların hepsinin aşağı atılması sonucunda tankın durmaksızın yoluna devam ettiği ve kışlaya dönüş yaptığı anlaşılmış olup,
15 Temmuz darbe teşebbüsünde sanığın bulunduğu konum itibariyle darbe teşebbüsünün planlama ve organizasyon kısmı içerisinde yer aldığı, suçun işlenişi sırasında ortak hakimiyetinin bulunduğu, bu hali ile eylemlerinin Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçunu oluşturduğu anlaşılmıştır.
9) Sanık ... yönünden;
Olay tarihinde sanığın 66. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı Tank Taburu 1. Tank Bölüğünde astsubay çavuş olarak görev yaptığı,
Sanığın 15 Temmuz gecesi saat 22:00 sıralarında yukarıda belirtilen sanık ...’nin komutasında bulunan 1. tank ile silahlı ve tam teçhizatlı bir şekilde kışla içerisinden çıkış yaptığı ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünün bulunduğu Vatan Caddesine saat 23:00 sıralarında intikal ettiği, sanığın tank içerisinde doldurucu kısmında bulunduğu, darbe teşebbüsünü engellemek üzere toplanan halk ve emniyet mensuplarının yolu kapatmaları üzerine zırhlı araç ve tankların daha fazla ilerleyemediği, sivil vatandaş ve emniyet mensuplarının olay yerine gelen askeri personele yoğun tepki gösterdiği, bunun üzerine bir süre sonra tankın kışlaya dönmek üzere geri dönüş yaptığı, sanık ...’in de bu tanka geçtiği, dönüş yolunda sivil vatandaşların tankın üzerine çıktığı, tankı durdurmaya, sanıklar ..., ... ve ...’nun silahlarını alıp etkisiz hale getirmeye çalıştıkları, ancak sanıkların direndikleri, bu esnada tankın kulesinin sağa sola çevrildiği ve tank üzerinde bulunan sivil vatandaşların aşağı düşürülmeye çalışıldığı, tankın kulesinin sağa sola çevrilmesi esnasında bir kısım sivil vatandaşların yaralandığı, sanık ...’nun tankın üzerinde bulunan sivil vatandaşlara tankın üzerinden atlamaları için söylemlerde bulunduğu ve kamuflajının içerisinden şarjör çıkarttığı, bunun üzerine katılan ...’ın tankın içerisine girdiği ve sanığı engellemek üzere sanıkla mücadele ettiği, sanığın direnmesine rağmen katılan ...’ın sanığın elinde bulunan silahı yere düşürmeyi başardığı, ancak daha sonra katılan ...’ın sanık ... tarafından silahla vurulmak suretiyle ağır yaralandığı, tankın sivil araçları ezerek ilerlediği, Esenler-Atışalanı köprüsü mevkiinde yol üzerinde toplanmış halde bulunan kalabalığın içerisinden geçtiği, 4 sivil vatandaşın ezilerek olay yerinde şehit olduğu, birçok sivil vatandaşın ise yaralandığı, araçların ağır hasar gördüğü, tankın üzerinde bulunan sivil vatandaşların hepsinin aşağı atılması sonucunda tankın durmaksızın yoluna devam ettiği ve kışlaya dönüş yaptığı anlaşılmış olup,
15 Temmuz darbe teşebbüsünde sanığın suçun işlenişi sırasında ortak hakimiyetinin bulunduğu, bu hali ile eylemlerinin suça iştirak kapsamında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçunu oluşturduğu anlaşılmıştır.
10) Sanık ... yönünden;
Olay tarihinde sanığın 66. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı Tank Taburu 1. Tank Bölüğünde sözleşmeli uzman erbaş olarak görev yaptığı,
Sanığın 15 Temmuz gecesi saat 22:00 sıralarında yukarıda belirtilen sanık ...’nin komutasında bulunan 1. tank ile silahlı ve tam teçhizatlı bir şekilde kışla içerisinden çıkış yaptığı ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünün bulunduğu Vatan Caddesine saat 23:00 sıralarında intikal ettiği, sanığın tank içerisinde nişancı kısmında bulunduğu, darbe teşebbüsünü engellemek üzere toplanan halk ve emniyet mensuplarının yolu kapatmaları üzerine zırhlı araç ve tankların daha fazla ilerleyemediği, sivil vatandaş ve emniyet mensuplarının olay yerine gelen askeri personele yoğun tepki gösterdiği, bunun üzerine bir süre sonra tankın kışlaya dönmek üzere geri dönüş yaptığı, sanık ...’in de bu tanka geçtiği, dönüş yolunda sivil vatandaşların tankın üzerine çıktığı, tankı durdurmaya, sanıklar ..., ... ve ...’nun silahlarını alıp etkisiz hale getirmeye çalıştıkları, ancak sanıkların direndikleri, bu esnada tankın kulesinin sağa sola çevrildiği ve tank üzerinde bulunan sivil vatandaşların aşağı düşürülmeye çalışıldığı, tankın kulesinin sağa sola çevrilmesi esnasında bir kısım sivil vatandaşların yaralandığı, söz konusu kulenin sağa sola çevrilmesi eylemini nişancı konumunda bulunan sanığın gerçekleştirdiği, diğer sanıklar ... ve ...’nin bu esnada sivil vatandaşlara karşı direnmeleri karşısında tankın kulesini çevirme imkanlarının bulunmadığı, ayrıca sanık ...’ın savunmasında sanık ...’nin sanık ...’e “linç ediyorlar, kuleyi çevir” şeklinde bağırdını beyan ettiği, tankın sivil araçları ezerek ilerlediği, Esenler-Atışalanı köprüsü mevkiinde yol üzerinde toplanmış halde bulunan kalabalığın içerisinden geçtiği, 4 sivil vatandaşın ezilerek olay yerinde şehit olduğu, birçok sivil vatandaşın ise yaralandığı, araçların ağır hasar gördüğü, tankın üzerinde bulunan sivil vatandaşların hepsinin aşağı atılması sonucunda tankın durmaksızın yoluna devam ettiği ve kışlaya dönüş yaptığı anlaşılmış olup,
15 Temmuz darbe teşebbüsünde sanığın suçun işlenişi sırasında ortak hakimiyetinin bulunduğu, bu hali ile eylemlerinin suça iştirak kapsamında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçunu oluşturduğu anlaşılmıştır.
11) Sanık ... yönünden;
Olay tarihinde sanığın 66. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığında uzman çavuş olarak görev yaptığı,
Sanığın 15 Temmuz gecesi saat 22:00 sıralarında yukarıda belirtilen sanık ...’nin komutasında bulunan ve kendisinin tank sürücüsü olduğu 1. tank ile silahlı ve tam teçhizatlı bir şekilde kışla içerisinden çıkış yaptığı ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünün bulunduğu Vatan Caddesine saat 23:00 sıralarında intikal ettiği, darbe teşebbüsünü engellemek üzere toplanan halk ve emniyet mensuplarının yolu kapatmaları üzerine zırhlı araç ve tankların daha fazla ilerleyemediği, sivil vatandaş ve emniyet mensuplarının olay yerine gelen askeri personele yoğun tepki gösterdiği, bunun üzerine bir süre sonra tankın kışlaya dönmek üzere geri dönüş
yaptığı, sanık ...’in de bu tanka geçtiği, dönüş yolunda sivil vatandaş ve araçların yolu kapatması üzerine sanık ...’nin sanık ...’e “komutanım araçlar kenara gelmezse ezeyim mi, emriniz nedir” şeklinde sorması üzerine sanık ...’in “ez” şeklinde emir verdiği, bunun üzerine sanık ...’nin tank sürücüsü sanığa durmaması, gaza basması ve hızlanması yönünde emirler verdiği, akabinde tankın sivil araçları ezerek ilerlediği, Esenler-Atışalanı köprüsü mevkiinde yol üzerinde toplanmış halde bulunan kalabalığın içerisinden geçtiği, 4 sivil vatandaşın ezilerek olay yerinde şehit olduğu, birçok sivil vatandaşın ise yaralandığı, araçların ağır hasar gördüğü, tankın üzerinde bulunan sivil vatandaşların hepsinin aşağı atılması sonucunda tankın durmaksızın yoluna devam ettiği ve kışlaya dönüş yaptığı anlaşılmış olup,
15 Temmuz darbe teşebbüsünde sanığın suçun işlenişi sırasında tank sürücüsü olarak ortak hakimiyetinin bulunduğu, bu hali ile eylemlerinin suça iştirak kapsamında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçunu oluşturduğu anlaşılmıştır.
V.III. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme ve Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarından kurulan beraat; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik yapılan hukuki değerlendirmede;
Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,
..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında;
Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçundan kamu davası açıldığı halde bir hüküm kurulmadığının anlaşılması karşısında, dava zamanaşımı süresince her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüş,
Suç kastıyla hareket etmediği anlaşılan sanıkların atılı suçlardan beraatlerine karar verirken yasa maddesinin doğru gösterilmiş olması karşısında gerekçeli kararda delil yetersizliğine dayanılmış olması sonuca etkili görülmemiştir.
Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen beraat kararlarının yukarıda temyiz kapsamı başlığı altında belirtildiği üzere katılanlar tarafından temyiz edilemeyeceğinden temyiz incelemesi kapsamında olmadığı ve kesinleştiği, bu nedenle temyiz aşamasında sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında dosyaya gelen yeni deliller temyiz kapsamı gözetilerek değerlendirme dışında bırakılmıştır.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan mahkûmiyetlerine karar verilen; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... ile ilgili olarak hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı; Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme ve Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme etme suçlarından beraatlerine karar verilen sanıklar ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... ile ilgili olarak ise yüklenen suçlar açısından sanıkların kastının bulunmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla; sanıklar ...
Seçkin, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafileri ile sanıklar ..., ..., ..., ... ve ..., katılanlar Cumhurbaşkanlığı ve TBMM Başkanlığı vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle mahkûmiyet ve beraate dair hükümlerin ONANMASINA,
V.IV. Sanıklar ... ve ...’nın katılan ...’e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs etme; sanık ...’in maktul ...’a yönelik kasten öldürme, katılan ... ve müşteki ...’a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs etme; sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...’nin maktuller ..., ..., ... ve ...’e yönelik kasten öldürme, katılanlar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ile müştekiler ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs etme suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik yapılan incelemede;
15 Temmuz darbe teşebbüsü eyleminin Dairemiz ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu uygulamalarında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tarafından ülke genelinde gerçekleştirilen tek ve senkronize bir eylem olduğunun kabulu karşısında;
V.IV.I. Sanıklar ... ve ...’nın katılan ...’e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs etme suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik;
1) Sanıkların eylemlerini bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak veya işlenmesini kolaylaştırmak ya da yakalanmamak amacıyla ve bir suçu işleyememekten dolayı duydukları infialle gerçekleştirdikleri anlaşılmakla, eylemlerinin TCK’nın 82/1-h-i maddesinde yazılı suçu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Kabul ve uygulamaya göre de;
2.1)Sanıklar hakkında kasten öldürmeye teşebbüs etme suçundan mahmkûmiyet hükmü kurulurken tayin edilen temel ceza üzerinden 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddesi gereğince yarı oranında artırım yapıldıktan sonra TCK’nın 35/2. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiğinin düşünülmemesi,
2.2)Sanıklar hakkında kasten öldürmeye teşebbüs etme suçundan verilen cezada 3713 sayılı Kanunun 5. maddesi gereğince artırım yapılırken uygulanan kanun maddesinin aynı Kanunun 5/1. maddesi olarak gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
V.IV.II. Sanık ...’in maktul ...’a yönelik kasten öldürme, katılan ... ve müşteki ...’a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs etme; sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...’nin maktuller ..., ..., ... ve ...’e yönelik kasten öldürme, katılanlar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ile müştekiler ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs etme suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik;
1) Sanıkların eylemlerini bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak veya işlenmesini kolaylaştırmak ya da yakalanmamak amacıyla ve bir suçu işleyememekten dolayı duydukları infialle gerçekleştirdikleri anlaşılmakla, eylemlerinin TCK’nın 82/1-h-i maddesinde yazılı suçu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Sanıklar hakkında kasten öldürmeye teşebbüs etme suçundan hüküm kurulurken 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddesinin uygulanmaması sonucu eksik ceza tayini,
Kanuna aykırı, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı, katılan gerçek kişiler vekili, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafileri ile sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...’nin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan bu sebeplerden dolayı hükmün CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanıklar ... ve ... yönünden aleyhe temyiz bulunmadığından CMK’nın 307/5. maddesi uyarınca kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında mevcut delil durumu, hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alındığında tahliye taleplerinin reddine, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.04.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.