15. Hukuk Dairesi 2016/5951 E. , 2018/1756 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi:Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davacı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, taraf vekillerince temyiz olunmuştur. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle davacı tarafından menfi zarar kapsamında talep edilen teknik personel ve şantiye giderlerine dair ödeme belgesi ibraz edilmediğinden davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Taraflar arasında 23.09.2008 tarihinde imzalanan sözleşme ile davacı yüklenicinin ... Hastanesi Tadilatı ve Yapım İşini götürü bedel ile yapmayı üstlendiği, işin tesliminin yer teslim tarihinden itibaren 240 gün olduğu, taraflar arasında 24.09.2008 tarihinde yer teslim tutanağının düzenlendiği, ancak ... makamları tarafından inşaat alanında bulunan konteynerlerin kaldırılmaması sebebiyle işe başlanamadığı, bu durumun davacı yüklenici tarafından davalı idareye bildirildiği, davalı idare tarafından bu nedenle süre uzatımı verileceğinin davacı yükleniciye bildirildiği, ancak sorunun ... makamlarınca çözümlenmemesi nedeniyle davalı idare tarafından 23.10.2009 tarihinde sözleşmenin feshedildiği, fesih kararının 03.11.2009 tarihinde davacı yükleniciye bildirildiği anlaşılmıştır. Davacı yüklenicinin iş bu davada, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle uğradığı kar kaybını, menfi zarar kapsamında geçici, kesin ve avans teminat mektupları için bankaya ödediği komisyonları, sözleşme için ödenen harç ve masrafları, personel, şantiye kurulumu, makine, ekipman ve malzeme alım giderlerini talep ettiği anlaşılmış olup, yapılan yargılama sırasında üç ayrı bilirkişi kurulundan rapor alındığı, mahkemece ikinci rapor doğrultusunda sözleşmenin davalı tarafından haksız feshedildiği, bu nedenle davacı yüklenicinin sözleşme gideri 126.112,50 USD, belgelemiş olduğu masraflardan kira bedeli 68.833,34 USD ve kesin teminat mektubu komisyon bedeli olarak da 21.959,76 TL’yi talep edebileceğini belirterek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Mahkemece toplanan delillerin değerlendirilmesi sonucu davalı iş sahibinin sözleşmeyi haksız olarak fesih ettiği anlaşılmış olup, mahkemenin bu yöndeki kabulüne rağmen kâr kaybı isteyemeyeceği yönündeki tespitinde isabet yoktur. Dairemizin yerleşik içtihat ve uygulamalarına göre eser sözleşmesinin karşı tarafın kusuru ile feshi halinde kâr kaybının hesabında sözleşme tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 356. maddesinin yollamasıyla aynı Yasa’nın 325. maddesi hükmünde öngörülen yöntemin uygulanması gerekir. Sözü edilen bu yöntem “kesinti yöntemi”dir. Kesinti yöntemine göre davacı yüklenicinin yapılmayan sözleşme konusu işlerden ötürü mahrum kaldığı kârın hesaplanabilmesi için; yapılmayan işin sözleşmesinin feshi tarihindeki bedeli saptandıktan sonra, bu bedelden yüklenicinin işi tamamlamaması nedeniyle tasarruf ettiği malzeme ve işçilik bedelleri ile genel giderleri, bu süre içinde başka bir iş bulup çalışmışsa elde ettiği kâr, başka bir iş bulmaktan kasten kaçınmışsa elde etmekten kaçındığı kâr tespit ettirilip, yapılmayan iş bedelinden çıkarmak suretiyle bulunan miktarın kâr kaybı olduğunun kabulüyle davalı yüklenici şirketten tahsiline karar vermek gerekir.
O nedenle mahkemece yapılacak iş; yeni bir bilirkişi kurulundan yukarıda belirtildiği şekilde davacı yüklenicinin kâr kaybı alacağı hesaplattırılıp sonucuna göre karar vermek olmalıdır.Eksik inceleme ve yanlış değerlendirme sonucu verilen karar doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, 1.630,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak Yargıtay"daki duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 16.246,96 TL temyiz ilâm harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 26.04.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.