13. Hukuk Dairesi 2016/23550 E. , 2019/9944 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, ... Bakanlığı ile Türk Ezcacılar Birliği Merkez Heyeti arasında 27/07/2007 tarihinde imzalanan protokol hükümleri kapsamında, devlet memurları ile bunların bakmakla yükümlü olduğu aile fertlerinin ve yeşil kart verilmiş olanların ilaçlarını temin amacıyla davalı Kurumla sözleşme imzaladığını, yeni bir protokol imzalanıncaya kadar bu protokol geçerli olacağından davacının sözleşme doğrultusunda ilaç temin ederek reçete karşılığında ilaç vermeye devam ettiğini, ancak ... Bakanlığının 04/02/2009 tarih ve 1192 sayılı bir genelge yayınlayarak kurumlarla ezcaneler arasında yapılacak sözleşmeye esas teşkil etmek üzere Bakanlık ile Türk Ezcacılar birliği arasında 30/01/2009 tarihinde yeni bir protokol imzalandığını, mevcut sözleşmelerin ezcaneler tarafından 15/03/2009 tarihine kadar yenileneceği hükmüne yer verdiğini, ardından da 27/02/2009 tarihinde 2200 sayılı genelgeyi yayınlayarak 15/03/2009 tarihi olarak belirlenen sözleşme yenileme sürelerini 30/03/2009 tarihine kadar uzattığını ancak eski sözleşme kapsamında ilaç satışı yapan ezcanelerin bu konudan haberdar edilmediğini, davacıların ilaç satışlarına devam ettiğini Nisan, Mayıs, Haziran ve Temmuz 2009 ayına ait faturaları ayrı ayrı davalı kuruma teslim ettiğini ancak davalının teslim edilen faturaların sözleşme kapsamında olmadığı yönünde bir ikazda bulunmadığını, davalı kurumun sözleşmenin 15/03/2009 tarihinde yenilenmesi gerektiğinden söz ettiğini, kaldı ki imzalanan sözleşmede ... Bakanlığının 04/02/2009 tarih ve 1192 sayılı bir genelgesiyle uzatılan süreden sonra sözleşme imzalanamaz şeklinde bir hükme yer verilmediğini, davalının yeniden sözleşme yapabilme olanağına rağmen pasif işlemiyle davacı tarafından satılan ve faturalandırılan ilaç bedellerini ödemediğini ve kusursuz sorumluluğunu yerine getirmediğini belirterek davalı tarafından ödenmeyen 104.000,00 TL"lik reçete bedellerinin yasal faizi ile tazminini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne, 104.000,00 TL"nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, taraflar arasında imzalanan protokol kapsamında, tarafından satılan ve faturalandırılan ilaç bedellerini davalının ödemediğini belirterek reçete bedellerinin yasal faizi ile tazminini talep etmiştir. Davalı ise davanın reddini savunmuştur. Taraflar arasındaki ilişki özel hukuk hükümlerine tabi sözleşmelerden kaynaklanmaktadır. Hemen belirtmek gerekir ki, sözleşmenin imzalanması ile birlikte taraflar arasındaki ilişki özel hukuk alanında sonuçlar doğurmaya başlamıştır. Bu itibarla sözleşmenin imzalanmasından sonraki tüm aşamalar ve ihtilaflar özel hukuk alanını ilgilendirmekte olup, dolayısıyla uyuşmazlıkların çözümünde de görevli mahkeme genel mahkeme olan Asliye Hukuk mahkemeleridir. Bir davada görev ve yetki sorununun birlikte bulunması halinde önce görev sorununun çözümlenmesi gerekir. Hal böyle olunca davaya bakmaya Ticaret Mahkemesi değil, Genel Mahkemeler görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. O halde, mahkemece genel mahkeme sıfatıyla karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde Ticaret Mahkemesi sıfatıyla karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre, davalının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15/10/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.