
Esas No: 2016/29622
Karar No: 2019/9939
Karar Tarihi: 15.10.2019
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2016/29622 Esas 2019/9939 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya 09/12/2014 tarihinde 15.000,00 TL, 11/12/2014 tarihinde 19.000,00 TL olmak üzere toplam 34.000,00 TL"yi borç olarak havale ettiğini, ancak geri ödemediğinden tahsili amacıyla aleyhine takip başlattığını, davalının bu takipte borca itiraz ettiğini, itiraz nedeniyle takibin durduğunu, Baykan İcra Müdürlüğünün 2015/59 esas sayılı takip dosyasında konu edilen 34.000,00 TL"lik ana para ve bu paraya ait 812,22 TL"lik faiz ve ferilerine davalı tarafından yapılan ve haksız olan itirazın iptali ile icra takibinin devamına ve alacağın % 20‘si oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, kendisi ile davacı arasında ... Donanma Komutanlığı ve bağlı birliklerin kamera sisteminin tesis edilmesi için kanal kazısı, kanal kazısının kapatılması ve döşeme yapılması için bir sözleşme yapıldığını, davacının bu sözleşme gereği taşeron olarak işi üstlendiğini, hesaba yatan paranın yapmış olduğu işin karışılığı olduğunu, davacı şirketin kötü niyetli olarak icra takibi başlattığını, haksız ve kötü niyetli olarak başlatılan icra takibi nedeniyle, takibe konu alacak miktarının %20"sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın reddine, talep söz konusu olduğundan hüküm altına alınan miktar olan 34.812,22 TL"nin takdiren %20"ı olan 6.962,44 TL icra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, davalı tarafa banka havalesi yoluyla gönderdiği bedelleri dayanak göstererek aleyhine icra takibi yaptığını, bu ödemeleri davalıya vermiş olduğu borç olarak havale ettiğini ileri sürerek eldeki davayı açmış, davalı da taraflar arasında taşeron işine ilişkin sözleşme mevcut olup takibe konu edilen havalelerin de işin karşılığı olarak yapılan ödemeler olduğunu savunmuştur. Mahkemece, dava konusu dekontlara ""borç verildi"" şeklinde açıklama yazıldığı, internet bankacılığı para transferlerinde parayı gönderenin istediği açıklamayı yazabileceği, para gönderilenin açıklamaya müdahale etme olanağının bulunmadığı, bu şekildeki dekont ve açıklamanın 6100 sayılı HMK"nın 199. Maddesinde belirtilen belge niteliğinde olup, davacıdan sadır olduğu, senet niteliğinde bulunmadığı ve tüm dosya kapsamına göre davalıya yapılan para transferinin davacı ile davalı arasında yapılan sözleşmeden kaynaklanan işçi alacaklarına ilişkin olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ne var ki davacı, davalının ileri sürdüğü taşeron işine ilişkin bu havalelerin ödeme amacı ile yapıldığı savunmasına karşılık 01.12.2014 tarihli belge ile bu işe ilişkin ibra edildiğine dair, görünürde, davalı ad ve imzasını taşıyan, belge sunmuş olup, mahkemece, davacının sunduğu bu belge üzerinde durulmamıştır. O halde, Mahkemece öncelikle bu belge ile ilgili olarak davalı isticvap edilerek beyanına başvurulması, açıklamaları alındıktan sonra davacının iddiasının değerlendirilmesi ve hâsıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 2. bent gereğince davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15/10/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.