13. Hukuk Dairesi 2016/28853 E. , 2019/9930 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı üniversitenin özel güvenlik hizmet alım işinin sözleşme gereğince şirket tarafından üstlenildiğini, davalı idare tarafından sözleşme dönemi boyunca şirketin hakedişlerinden her ayın sonunda ödeme yapılırken toplamda 24.351,30-TL kesinti yapıldığını, yapılan kesintilerin gerekçesi olarak 01/10/2008 tarihinde yürürlüğü giren 5510 Sayılı Kanunun 81/1-ı bendinin gösterildiğini, yapılan kesintinin haksız olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 24.351,30-TL"nin, kesinti tarihlerinden itibaren uygulanacak avans faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslah ile talebini 28.040,25 TL.ye yükseltmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile, 22.225,98 asıl alacak 5.834,27 TL faiz olmak üzere 28.040,25 TL"nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davacının temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede; davacı eldeki davasıyla, davalı ile imzalanan hizmet alım sözleşmesi gereğince hizmet verdiğini, davalının hak edişlerinden haksız kesinti yaptığını ileri sürerek yapılan her bir kesintinin, kesintilerin yapıldığı tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile, 22.225,98 asıl alacak 5.834,27 TL faiz olmak üzere 28.040,25. TL"nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ise de, davacının faiz talebi hakkında hüküm kurulmamıştır. O halde mahkemece, hükmedilen asıl alacağa dava tarihinden itibaren avans faiz yürütülecek şekilde karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, usulün 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davalının temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede; dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve temyiz dilekçesinde ileri sürülmeyen hususlara göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
3-2547 Sayılı Yükseköğretim Kanununun 3708 Sayılı Yasa ile değişik 56/b maddesi delaletiyle 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca üniversiteler harçtan muaftır. Açıklanan kanun hükmü nedeniyle davalı üniversiteden harç alınması olanaksızdır. Buna göre, davalının harçtan muaf tutulması gerekirken harcın davalıdan tahsiline karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, usulün 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 1. bendinin hükümden tamamen çıkarılarak yerine “Davanın kabulü ile, 22.225,98 asıl alacak 5.834,27 TL faiz olmak üzere 28.040,25 TL"nin, asıl alacağa dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine” ibaresinin yazılmasına, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle, hüküm fıkrasının 2. bendinin hükümden tamamen çıkartılmasına, yerine aynen“ “Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacı tarafından yatırılan 426,65 TL peşin ve ıslah harcının karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,” hükmün 4. bendindeki “925,15“ rakamlarının hükümden çıkarılarak yerine “498,50” rakamlarının yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan 29,20 TL harcın davacıya iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15/10/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.