13. Hukuk Dairesi 2016/28631 E. , 2019/9916 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, asıl dava ile davalıdan satın aldığı taşınmazda metrekarenin anlaşmaya aykırı şekilde az olduğunu, sonradan yapılan değişikliklerle konum farkı yaratıldığını ve bu surette bahçe katı olduğu için tercih ettiği zemin katın istinat duvarına baktığını, sığınak ve kapalı otoparkın taahhüde aykırı şekilde her daireye tahsisli şekilde tapuda gösterilmediğini, dış cephe kaplamasının da sözleşmeye uygun olmadığını ileri sürerek, tüm bunların değerinin tespiti ile zararının davalıdan tahsiline karar verilmesini, birleşen dava ile, asıl davadaki fazlaya dair haklarını saklı tuttuğu asıl davadaki taleplerinin eki olarak metrekare azlığı nedeniyle kendisinden fazla tahsil edilen 17.490,00 TL"nin iadesini, geç teslim nedeniyle kira tazminatının ve teslim almadığı döneme ait aidatların, 3.000,00 TL manevi tazminatla birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma kararına uyularak davanın kısmen kabulüyle bozma kararı dışında tutulan 4.304,00 TL daire içi eksiklikler ve 2.869,00 TL kapalı garaja ilişkin değer kaybı yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına ve mahkememiz dosyası ile birleşen 2011/709 E. sayılı dosyamız yönünden de bilirişi raporuyla belirlenmiş, olan eksik metrekare değer kaybı olan 20.604,00 TL"den 17.490,00 TL"ye dava tarihi olan 15.06.2011 bakiye 3.114,00 TL"ye de ıslah tarihi olan 25.11.2015 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının şartları bulunmayan manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, asıl ve birleşen dava davalısı tarafınca temyiz edilmiştir.
1-Davacı, birleşen davasında davalıdan satın aldığı dairenin yüzölçümünün sözleşmedeki taahhütten az olması nedeniyle kendisinden fazladan tahsil edilen 17.490,00 TL’nin davalıdan tahsilini istemiş ve ilk derece yargılama makamınca ifa edilen yargılama neticesinde verilen davanın kısmen kabulüne dair kararının davalının temyizi üzerine Dairemizin 2014/16052 Esas 2015/2004 Karar sayılı 29.01.2015 tarihli kararıyla bozulmuştur. Yapılan inceleme sonucu karar 29.01.2015 tarihinde bozulduktan sonra, davacının 25.11.2015 tarihli dilekçesi ile davayı ıslah ederek talebini 20.604,00 TL’ye yükseltmiş olduğu görülmüştür.
Mahkemece birleşen 2011/709 E. sayılı dosya yönünden de bilirkişi raporuyla belirlenmiş olan eksik metrekare değer kaybı olan 20.604,00 TL den 17.490,00 TL"ye dava tarihi olan 15.06.2011 bakiye 3.114,00 TL"ye de ıslah tarihi olan 25.11.2015 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi uygulanmasına karar verilmiştir. 1086 sayılı HUMK"nın 84. maddesi ve 6100 sayılı HMK"nın 177 ve devamı maddeleri uyarınca ıslah ancak tahkikatın sona ermesine kadar, Yargıtay HGK"nın 04.02.1948 tarih 1944/10 Esas 1948/3 Karar sayılı kararına göre de, ıslah tahkikat ve yargılama bitinceye kadar yapılabilir. Dairemizin yerleşik içtihatları uyarınca, Yargıtay"ca hüküm bozulduktan sonra ıslah yapılamaz. Mahkemece ıslah talebinin bozmadan sonra yapıldığı nazara alınmaksızın geçerli ıslah talebi varmış gibi ıslah edilen miktar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş; hükmün, bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2. bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15/10/2019 gününde oybirliğiyle karar veril