
Esas No: 2021/5531
Karar No: 2022/5125
Karar Tarihi: 15.03.2022
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/5531 Esas 2022/5125 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Temyiz incelemesi sonucunda, yerel mahkemenin usülsüz tebligat yapıldığı gerekçesiyle verilmiş olan hükmün bozulmasına karar verildi. Sanığın eyleminin basit yargılama usulüne göre yeniden değerlendirilmesi gerektiğine hükmedildi. Ayrıca, sanık hakkında verilen hapis cezasının ertelenmesi sırasında uygulama maddelerinin gösterilmemesi ve sanığın sabıkasında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın engel oluşturmaması sebebiyle ertelemeden daha lehe olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun yeterince tartışılmamış olması nedeniyle hüküm bozuldu. Kanun maddeleri olarak, Askeri Ceza Kanunu'nun 63/1-b maddesi, Türk Ceza Kanunu'nun 51. maddesi ve Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5, 232/6 ve 251. maddeleri belirtilmiştir.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 1632 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, erteleme
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yoklukta verilen kararın sanığın bilinen en son adresi olan ve yargılama aşamasında bildirilen adresine bila tebliğ edildiği, 6099 sayılı Yasa ile değişik 7201 sayılı Yasanın 21/2.maddesi uyarınca mernis adresine tebligat yapılması gerektiği gözetilmeden, adres kayıt sisteminde adresi tespit edilebilen tarafa Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebligat yapılması usulsüz olduğundan sanık müdafinin eski hale getirme isteminin kabulü ile öğrenme üzerine sanık müdafinin temyiz isteği yasal süresinde kabul edilerek 21.02.2020 tarihli asıl hükme yönelik yapılan incelemede;
1-Sanığın eyleminin 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 63/1-b (4 aydan sonra 1 yıl içinde gelenler cümlesi) kapsamında kaldığı ve anılan maddede bu eylem için öngörülen hapis cezası üst haddinin 1 yıl olduğu gözetilerek;
Anayasa Mahkemesi'nin 25/06/2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi ile yeniden düzenlenen ve 5271 sayılı CMK’nun 251/1. maddesinde hüküm altına alınan basit yargılama usulüne ilişkin aynı Yasanın geçici 5/1-d bendinde yer alan “...kovuşturma evresine geçilmiş...” ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi, aynı şekilde 16.03.2021 tarihli, 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 14.01.2021 tarih ve 2020/81 E., 2021/4 K. sayılı kararı ile yargılama aşamasında olup, henüz kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış dosyalar yönünden, ceza miktarı üzerinde fail lehine etki doğuracağı, bu nedenle belirli bir tarih itibariyle hükme bağlanmış olan dosyalarda basit yargılama usulünün uygulanmamasının Anayasa'nın 38. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 7188 sayılı Yasanın 31. maddesiyle eklenen Geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan "...hükme bağlanmış..." ibaresinin iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, TCK'nun 7. ve CMK’nun 251. maddeleri uyarınca sanığın eyleminin “basit yargılama usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2-Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin sanığın bakaya kaldığı tarihleri kapsayacak şekilde 01.04.2013-20.02.2014 şeklinde gösterilmesi yerine 2014 şeklinde gösterilmesi,
Kabule göre;
1-Sanığın bakaya suçundan mahkumiyetine karar verilmesi sırasında uygulama maddesi olarak 1632 sayılı ASCK'nun 63/1. maddesinin gösterilmesi sırasında (b) bendinin gösterilmemiş olması suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
2-Sanık hakkında verilen hapis cezasının ertelenmesi üzerine TCK'nun 51/7 ve 51/8. fıkralarının ihtaratına karar verildiği halde uygulama maddelerinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
3-Sanığın sabıkasında görülen ilamın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin olması, 6545 sayılı Yasanın 72. maddesiyle CMK'nun 231/8. maddesine değişiklik getiren ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına bir kez karar verileceğine ilişkin düzenlemenin, suç tarihinden sonra 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe girmesi dikkate alındığında; sanığın sabıkasında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın engel oluşturmaması karşısında hükmedilen hürriyeti bağlayıcı cezanın yeniden suç işlemeyeceği kanaati oluşması sebebiyle TCK'nun 51. maddesi gereğince ertelenmesine rağmen, CMK'nun 231/5. maddesinin uygulanmasını talep eden sanık hakkında; ertelemeden daha lehe olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu tartışılırken yeterli olmayan gerekçeyle, anılan kanun maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.03.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.