16. Hukuk Dairesi 2012/9437 E. , 2013/978 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu Avşarören Köyü çalışma alanında bulunan 154 ada 183 ve 186 parsel sayılı 22.733,20 ve 12.560,95 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, satın alma ve tapu kaydı nedeniyle davalı ..., 154 ada 185 parsel sayılı 13.072,65 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle davalı ..., 154 ada 187 parsel sayılı 19.027,37 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle davalı ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., tapu kaydı, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazların davacı tarafın tutunduğu tapu kaydı kapsamında kalmadığı gibi taşınmazlar üzerinde zilyetliğinin de bulunmadığı gerekçesiyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş ise de yapılan inceleme, araştırma ve uygulama hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. Davacı, Toprak Tevzi Komisyonunca oluşan 20.01.1961 tarih ve 407 sıra numaralı kök tapu kaydından gelen 04.04.1962 tarih ve 1693 sıra numaralı müfrez tapu kaydına tutunmuş ve çekişmeli taşınmazların dava ettiği bölümlerinin, kendisine harici taksim sonucu düştüğünü ileri sürmüştür. Gerçekten, tutunulan kaydın maliki ..., davacının babasıdır. Diğer yandan, çekişmeli 154 ada 185, 186 ve 187 parsel sayılı taşınmazların tespiti, davacı tarafın da tutunduğu 04.04.1962 tarih ve 1693 sıra numaralı tapu kaydına dayanılarak; 154 ada 183 parsel sayılı taşınmazın tespiti ise 04.04.1962 tarih ve 4 sıra numaralı kaydına dayanılarak, ... adına yapılmıştır. Davalı taraf da tapu kaydına ve zilyetliğe dayanmıştır. Tapuda kayıtlı taşınmazların zilyetlikle iktisabı, istisnalar dışında mümkün bulunmamaktadır. Bu itibarla, Toprak Tevzi Komisyonunca oluşan tapu kayıtlarının yöntemince uygulanması gerekir. Ancak, mahkemece davalı dayanağı tapu kaydı yöntemince uygulanarak kapsamı belirlenmediği gibi, ihtilafın aydınlanmasına yönelik olarak nizalı bölüm tam olarak tespit edilmemiş; taraflara, bu bölüme ilişkin iddia ve savunmaları sorulmamış ve taraf delilleri usulünce toplanmaksızın hüküm kurulmuştur. Sağlıklı sonuca varılabilmesi ve dayanak tapu kayıtlarının kapsam ve hukuki değerinin belirlenmesi için, çekişmeli taşınmazların tespitine dayanak tapu kayıtlarının oluşumlarına esas Toprak Tevzi haritaları, davacı tarafından tutunulan ve tespite esas dayanak tapu kayıtlarının tesisinden itibaren tüm tedavülleri ve haritaları, dayanağı olan belgeler ile birlikte getirtilmeli, kadastro sırasında revizyon görüp görmedikleri sorularak varsa revizyon gördüğü parsellere ait onaylı tutanak örnekleri, tutanakları kesinleşmiş ise kadastro sonucu oluşan tapu kayıtları ilgili yerlerden getirtilmeli, bu şekilde dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları ve uzman bilirkişiler huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında tapu kayıtlarının kapsamları 3402 sayılı Yasa"nın 20/A maddesi uyarınca haritalarına göre belirlenmeli, taşınmazların davacı dayanağı tapu kaydı kapsamında kalan nizalı bölümlerin kayıt maliki ...nin ölümüyle taksimen davacıya düşüp düşmediği hususlarında yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanlar arasında çıkabilecek çelişkiler giderilmeye çalışılmalıdır. Fen bilirkişisinden yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdiği sınırları haritasında işaretlemesi istenmeli, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, dayanak kayıtların toprak tevzi haritası ile kadastro paftası sabit noktalardan ölçekleri eşitlenmek suretiyle zemine uygulanmalı, nizalı bölümlerin hangi kayıt kapsamında kaldığı kesin olarak saptanmalıdır. Nizalı bölümlerin, davacının tutunduğu tapu kaydı kapsamında kalması halinde bu kaydın 3402 sayılı Yasa"nın tespit tarihinde yürürlükte bulunan 13/B-c maddesi uyarınca hukuki değerini koruyup korumadığı tartışılmalı, tapu kayıtlarının hukuki değerini kaybetmediği sonucuna varılması halinde tapulu taşınmazlarda, davalılar tarafından sürdürülen zilyetliğe değer verilmeyeceği düşünülmelidir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davacı ..."nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde temyiz harcının davacıya iadesine, 14.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.