3. Hukuk Dairesi 2011/17312 E. , 2012/1257 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 4.517 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığı cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili 16.02.2010 tarihli dilekçesinde; davalıya askerlik görevini ifa esnasında, görev yapmadığı sürelerde yersiz maaş ödemeleri nedeniyle iki kez ödeme mektubu çıkartılarak borcun ödenmesi talep edildiği halde yersiz ödenen maaşların iade edilmediğini belirterek, 4.517 TL nin her bir ödeme için ödeme tarihlerinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.Yargılama esnasında davacı vekili; davalının kuruma 29.03.2011 tarihinde 4.584.75 TL ödemede bulunduğunu, ancak o tarih itibariyle alacaklarının 5.168.08 TL olduğu, dolayısıyla 583.33 TL alacaklarının kaldığını, ödeme yapılan kısım için davanın konusuz kaldığını, ancak ödenmeyen 583.33 TL yönünden davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Mahkemece; davacı kurumun 4.517 TL asıl alacak için ödeme tarihlerinden itibaren faiz talep ettiği, faizin asıl alacağa bağlı fer"i nitelikli alacak olduğu, asıl borç ödenmekle dava konusunun ortadan kalktığı, bu aşamadan sonra faiz alacağı için ayrıca dava açmak gerektiği gerekçe gösterilerek, asıl alacak yargılama aşamasında ödendiğinden konusu kalmayan alacak davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.Hükmü, davacı vekili temyiz etmektedir.BK. 84/1.maddesine göre; borçlu, faiz ve masrafları tediyede gecikmiş değilse, kısmen icra eylediği ödemeyi re"sülmale mahsup edebilir. Davacı, eldeki davayı açıp faiz talep etmekle faiz yönünden ihtirazi kayıt konulmuş sayılır.Bu nedenle mahkemece; ödemenin yapıldığı tarihe kadar davacının talepte haklı olduğu faiz miktarının saptanması, BK"nun 84. maddesi uyarınca alacaklının yapılan tediyeyi öncelikle faiz alacağından mahsup edebileceğinin gözönünde tutulması, bu belirlemeler çerçevesinde bilirkişiden Yargıtay denetimine uygun şekilde rapor alınarak davacının kalan alacak miktarı belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 19.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.