16. Hukuk Dairesi 2012/1566 E. , 2013/814 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kaldırım Köyünde bulunan çekişmeli 22 parsel sayılı taşınmazla ilgili Yargıtay bozma kararında özetle; "Mahkemece yapılan değerlendirmenin dosya kapsamına uygun bulunmadığı, davalı tarafın dayanağını oluşturan vergi kaydının batı hududunun "cebel" okuması ve bu hududun genişletilebilir nitelik taşıdığının bildirilmesi karşısında, kayıt kapsamının 3402 sayılı Kadastro Kanunu"nun 20/C maddesi hükmü uyarınca kayıt miktarınca belirlenmesi ile dayanak kaydın oluşturulduğu günden kadastro tespit gününe kadar 3402 sayılı Kadastro Kanunu"nun 14. maddesinde öngörülen 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği süresinin dolmaması nedeniyle geçmediğinden ve resmi kayda aykırı düşen bilirkişi ve tanıkların sözlerine değer verilemeyeceğinden, kayıt miktarı fazlası bölümün kaydın oluşturulduğu tarihten sonra elde edildiği kabul edilerek dayanak vergi kaydı miktarı kadar yerin zilyedi adına, geri kalan bölümün Hazine adına tesciline karar verilmesi" gereğine, 23 parsel sayılı taşınmazla ilgili Yargıtay bozma kararında ise, yine özetle; "araştırma, inceleme ve uygulamanın karar vermeye yeterli bulunmadığı belirtilerek mahallinde yeniden keşif yapılmak suretiyle davalı tarafın dayanağını oluşturan vergi kaydının uygulanması, 22 ve 23 parsel sayılı taşınmazlar arasından geçtiği görülen yolun kadim olup olmadığı ile sonradan açılmışsa hangi tarihte açıldığının belirlenmesi, vergi kaydının sınırlarında okunan ".::", "..." ve "..." yerlerinin nereleri olduğu saptanarak anılan kaydın davaya konu parseli kapsayıp kapsamadığının kesin olarak belirlenmesi; dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıkların sözlerinin komşu parsellerin tutanak ve dayanakları ile denetlenmesi, uzman fen bilirkişiden ayrıntılı rapor alınması, yapılacak araştırma ve uygulama sonunda dayanak vergi kaydının davaya konu olan 23 parsel sayılı taşınmaz ile birlikte 22 parsel sayılı taşınmazı da kapsadığı ve batıda okunan "cebel" hududunun mevcut olup değişebilir nitelik taşıdığının belirlenmesi halinde, dayanak vergi kaydının miktarı ile geçerli olduğu ve miktarından fazla arazinin 22 parsel sayılı taşınmazda davalı taraf adına tespit edildiği ve vergi kaydının oluşum tarihi ile tespit tarihi arasında 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin geçmediği dikkate alınarak hüküm kurulması" gereğine değinilmiştir. Mahkemece eylemli olarak bozma kararlarına uyularak ve dava dosyaları birleştirilmek suretiyle yapılan yargılama sonunda davacı Hazinenin davalarının reddine çekişmeli Kaldırım Köyü"nde bulunan 22 ve 23 parsel sayılı taşınmazların payları oranında Hacı ... mirasçıları Abdullah Öztürk ve müşterekleri adına tesciline, tespitten sonraki hakka dayanan müdahillerin istemleri yönünden mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş; hüküm, Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davalı tarafın dayanağını oluşturan ve her iki taşınmazın da tespitine esas alınan vergi kaydının "cebel" hududu nedeniyle değişebilir sınırlı olduğu, miktarı ile geçerli olduğu, taşınmazların tespit günü olan 16.11.1953 tarihi itibariyle yürürlükte olan 5602 sayılı Tapulama Kanunu gereğince kayıt miktar fazlası bölüm üzerinde edinme koşullarının davalı taraf lehine gerçekleştiği kabul edilerek karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya içeriğine uygun bulunmamaktadır. Mahkemece yukarıda özetli 22 parsel sayılı taşınmazla ilgili 31.12.1998 tarihli ve 1998/5470-5607 sayılı, 23 parsel sayılı taşınmazla ilgili 04.03.1999 tarihli ve 1999/7999 - 705 sayılı bozma kararlarına uyulmuştur. Bozma ilamına uyulmakla Hazine lehine usuli müktesep hak oluşmuştur. Bozma kararına uyan Mahkemenin, bozma kararı uyarınca işlem yapıp hüküm kurması zorunludur. Usulî müktesep hakkın mahkemece ihlal edilmesi mümkün bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, Mahkemece, sabit hudutlardan başlamak üzere davalı tarafın dayanağını oluşturan 1937 tahrir yılı ve 18 tahrir numaralı vergi kaydı miktarı kadar arazinin ayrılarak zilyedi adına, geri kalan bölümlerin ise Hazine adına tesciline karar vermek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır. Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 12.02.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.