8. Ceza Dairesi 2018/8101 E. , 2019/4156 K.
"İçtihat Metni" Taksirle yangına neden olma suçundan meçhul şüpheli hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Elbistan Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 28.02.2017 tarihli ve 2017/126 soruşturma, 2017/593 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Elbistan Sulh Ceza Hakimliğinin 05.12.2017 tarihli ve 2017/561 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet Savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet Savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet Savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Somut olayda müştekinin müracaatında belirttiği haliyle; iş yerinde yangın çıkarıldığı iddiasına ilişkin olayda kimseye atfı kabil kusur bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmakla, soruşturma kapsamında dosyaya sunulan 06.02.2017 tarihli uzmanlık raporunda; olayda herhangi bir yangın başlatıcı ve hızlandırıcı madde kalıntısına rastlanmadığı belirtilmiş ise de; petrol türevi gibi yanıcı sıvıların uçucu olduğu ve buharlaşma yoluyla kaybolabileceği hususunda çekince ihtiva ettiği, 11.12.2016 tarihli olay yerini gösterir CD inceleme tutanağında ise; yangının çıkış saatine göre olay yerinde iki şahsın kamera açısına girdikleri ve içlerinden birisinin elinde poşet ya da bidona benzer bir cisim olduğu, yangının çıkmasından sonra olay yerinden koşarak uzaklaştıkları, ancak kameranın gece net bir çekim yapamamasından dolayı şahısların eşkal bilgilerinin tespit edilemediğinin anlaşılması karşısında; söz konusu delilin teknik uzmanlardan oluşacak bir kriminal incelemeye tabi tutularak incelettirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönde kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 27.06.2018 gün ve 3891 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.07.2018 gün ve KYB/2018...58174 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Suç tarihinde, şikayetçi ...’nın da işyerinin bulunduğu adreste yangın olduğunun kolluğa ihbarı üzerine başlatılan soruşturma sonucunda; Elbistan Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/126 soruşturma sayılı, 28.02.2017 tarihli kararı ile ""Yangından alınan örnekler üzerinde Emniyet Genel Müdürlüğü ... Kriminal Polis Laboratuarının 08.02.2017 tarih ve 17/02859 sayılı raporuna göre yangın atıkları üzerinde herhangi bir yangın başlatıcı ve hızlandırıcı madde bulunmadığının tespit edildiği, ayrıca soruşturma evrakı içerisinde bulunan yangın raporunda Suriye uyruklu müştekinin dükkanına sobadan düşen kıvılcım sonucunda yangının çıktığının belirtildiği, olayda kimseye atfı kabil kusur bulunmadığı” gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, verilen bu karara karşı yapılan itirazın, mercii tarafından reddedilmesi üzerine kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.
Ceza Muhakemeleri Kanununda;
“Madde 160 - (1) Cumhuriyet Savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.
(2) Cumhuriyet Savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.
Madde 170 -(1) Kamu davasını açma görevi, Cumhuriyet Savcısı tarafından yerine getirilir.
(2) Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler.
Madde 172 -(1) Cumhuriyet Savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
Madde 173 - (1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dai kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet Savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki Sulh Ceza Hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3) (Değişik fıkra: 18.06.2014...6545 S.K./71. md) Sulh Ceza Hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet Başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet Savcısına gönderir. Cumhuriyet Savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik fıkra: 25.05.2005...5353 S.K./26.mad) Sulh Ceza Hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet Savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
(5) Cumhuriyet Savcısının kamu davasının açılmaması hususunda takdir yetkisini kullandığı hâllerde bu madde hükmü uygulanmaz." şeklinde yer verilen düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere; Cumhuriyet Savcısı kendisine yapılan suç duyurusu veya şikayet üzerine suçun gerçekten işlenip işlenmediğinin tespiti için hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı ve maddi gerçeğin ortaya çıkmasına yarayan tüm yasal yöntemlere başvurmalıdır. Toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açması, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermesi gerekmektedir.
Soruşturmaya konu olayda yukarıda belirtilen gerekçelerle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; 11.12.2016 tarihli CD inceleme tutanağında, MOBESE kayıtlarının incelenmesinde yangının meydana geldiği dükkanlar önünde iki şahsın olduğu, arkadan gelenin elinde poşet ya da bidon olduğu tahmin edilen bir cismin olduğu, kamera açısının tekrar dükkanların olduğu yere döndüğünde yangının başlamış olduğu, devamında şahısların ellerinde bir şey olmadan koşarak kaçtıklarının görüldüğünün tespit edilmesi ve her ne kadar uzmanlık raporunda olay yerinden alınan bulgularda herhangi bir yangın başlatıcı veya hızlandırıcı madde kalıntısına rastlanmadığı belirtilmişse de raporun açıklama/değerlendirme kısmında petrol türevi gibi yanıcı sıvılar uçucu olması ve buharlaşma yoluyla kolaylıkla kaybolabilmesi nedeniyle sonuç değerlendirilirken, bu durumun da göz önünde bulundurulmasının belirtilmesi karşısında; mahallinde uzman bilirkişiler marifetiyle keşif yapılarak olayın nedeninin saptanması ve CD üzerinde teknik bilirkişi incelemesi yaptırılarak eşgallerin tespit edilmesine çalışılıp, faillerin tespit edilememesi durumunda da soruşturma evrakının zamanaşımı süresince daimi aramaya alınması gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturmayla verilen kamu adına kovuşturmaya yer olmadığı kararına yönelik itirazın kabulü yerine, yazılı gerekçeler ile reddine karar verilmesinde hukuka uygunluk görülmemiş ve anılan kararın kanun yararına bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle, Adalet Bakanlığı"nın kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Elbistan Sulh Ceza Hakimliği"nin 05.12.2017 gün, 2017/561 değişik iş sayılı itirazın reddine ilişkin kararının CMK.nun 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın Adalet Bakanlığı"na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"na TEVDİİNE, 25.03.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.