Abaküs Yazılım
1. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/17818
Karar No: 2020/1874
Karar Tarihi: 16.03.2020

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2016/17818 Esas 2020/1874 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Davacı, 936 parsel sayılı taşınmazdaki 60/2360 arsa paylı 14 numaralı meskeni davalıdan satın aldığını ancak, davalının taşınmazdan çıkmaya yanaşmadığını ileri sürerek taşınmadaki davalının müdahalesinin önlenmesini ile tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Birleştirilen davada ise, taşınmazın kredi kullanması amacıyla davacı tarafından temlik edildiği ancak, aralarındaki inanç sözleşmesi uyarınca taşınmazın davalıya devredileceği anlaşmasına rağmen davalının taşınmazı devretmediği için tapu kaydının iptali ile davacının adına tesciline karar verilmesi istenmiştir. Mahkeme, asıl dava açısından kabul kararı verirken, birleştirilen davada ise davacının talebinin zamansız olduğu gerekçesiyle reddetmiştir. Temyizde, asıl dava açısından davanın reddine, birleştirilen dava açısından ise hüküm kuruluşunun yanılgılı olduğu belirtilerek hüküm bozulmuştur. Kanun maddeleri olarak, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi işaret edilmiştir.
1. Hukuk Dairesi         2016/17818 E.  ,  2020/1874 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
    DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ-TAPU İPTALİ VE TESCİL

    Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi, tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine ilişkin olarak verilen karar asıl davada davalı birleştirilen davada davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ..."un raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

    -KARAR-
    Asıl dava, mülkiyete dayalı elatmanın önlenmesi; birleştirilen dava inançlı işlem hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescili, olmadığı takdirde bedel isteğine ilişkindir.
    Asıl davada davacı, 936 parsel sayılı taşınmazdaki 60/2360 arsa paylı 14 numaralı meskeni davalıdan satın aldığını, davalının bir süre oturmasına müsade ettiğini ancak, davalının taşınmazdan çıkmaya yanaşmadığını ileri sürerek taşınmadaki davalının müdahalesinin önlenmesi ile taşınmazın tahliyesine karar verilmesini istemiş, birleştirilen davanın da reddini savunmuştur.
    Birleştirilen davada davacı, çekişme konusu taşınmazı...’nin kredi kullanması amacıyla ona temlik ettiğini, aralarındaki inanç sözleşmesi ile kredi ödemeleri bitince taşınmazın kendisine devredileceği konusunda anlaştıklarını, Adem Selami’nin taşınmazı devretmediği gibi müdahalenin meni davası açtığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiş, asıl davada da davanın reddini savunmuştur.
    Mahkemece, inanç sözleşmesi uyarınca devrin koşulları oluşmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
    Dosya içeriği ve toplanan delillerden; ...’ın 15.08.2013 tarihinde 936 parsel sayılı taşınmazdaki 60/2360 arsa paylı 14 numaralı meskenini ...’a satış suretiyle temlik ettiği, ... ve ... arasında 25.09.2013 tarihli “Protokol” başlıklı adi yazılı belge düzenlendiği, ... eşi ...l’ın Adana 1. Noterliğinin 01.10.2013 tarih ve 26766 yevmiye numaralı limited şirket hisse devri ile .... Tarım Tic. Paz. Ltd. Şti’deki paylarını ...ye devrettiği anlaşılmaktadır.
    Somut olayda, öncelikle çözülmesi gereken husus birleştirilen davada davacı ...’nın tapu iptali ve tescili, olmadığı takdirde bedel isteğidir. İmzası inkar edilmeyen 25.09.2013 tarihli protokol ile taşınmazın ... tarafından...’ye inançlı işlem gereğince devredildiği, kredi ödemeleri bittikten sonra taşınmazın ...’ya devrinin kararlaştırıldığı, kredi ödemelerinin ise banka kayıtlarına göre 2023 yılında biteceği anlaşılmakla zamansız açılan tapu iptali ve tescili, olmadığı takdirde bedel isteğine ilişkin birleştirilen davanın reddi doğrudur. ...’nın bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddine,
    Elatmanın önlenmesi davasına yönelik temyiz itirazlarına gelince;
    Her ne kadar, asıl davada davacı ... tapu maliki ise de yukarıda bahsedildiği üzere taraflar arasında düzenlenen protokol gereğince taşınmazın devredildiği, protokolde kullanma hakkının devredildiğinin kabulüne ilişkin bir açıklama bulunmadığı gibi dosya kapsamı ile de bunun ispat edilemediği ve aralarındaki protokole rağmen eldeki davayı açan...’nin kötü niyetli olduğu sabittir. Kötü niyetin hukuk düzenince korunması mümkün değildir.
    Hal böyle olunca, elatmanın önlenmesi isteğine ilişkin asıl davanın da reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
    Asıl davada davalı – birleştirilen davada davacı vekinin değinilen yön itibariyle yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK"un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 16/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi