10. Hukuk Dairesi 2015/7852 E. , 2015/16296 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi : İş Mahkemesi
Dava, ... sigortasına giriş olan 18.05.1988 tarihinin Türkiye’de sigorta başlangıcı olarak tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı, ... sigortasına giriş yaptığı 18.05.1988 tarihinin Türkiye’de sigorta başlangıcı olarak tespitini istediği, dosya kapsamındaki davacının şahsi dosyasından, davacının, yurtiçinde, 19.09.2013 – 23.09.2013 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanunun 4/1-a maddesi kapsamında çalışmaları olduğu, davacının 27.12.2012 tarihli talebine istinaden Kurum tarafından 18.05.1988 – 31.12.2002 tarihleri arası 5.263gün karşılığı 5510 sayılı Kanunun 4/1-b maddesi kapsamında borçlanma tahakkuku yapıldığı, gelen şahsi dosyada, 27.12.2012 tarihli borçlanma talebine istinaden tahakkuk ettirilen borçlanma bedelinin ödendiğine ilişkin belge bulunmadığı, Kurumdan gelen hizmet cetvelinde ise davacının 18.05.1988 – 21.05.1999 tarihleri yönünden 3.964 gün 5510 sayılı Kanunun 4/1-b kapsamında kabul edilen yurtdışı borçlanma gün sayısı olduğu görüldüğü, davacının 30.09.2013 tarihinde ikinci bir yurtdışı borçlanma talebinde bulunduğu, şahsi dosyadaki 5510 sayılı Kanunun 4/1-a maddesi kapsamındaki sigorta sicil numarasına göre yurtdışı borçlanma başvuru görüntüleme çıktısında davacının 2.160 gün karşılığı borçlanılan tutarın 01.01.2000 – 31.12.2005 tarihleri arası 1.261 güne isabet eden kısmının ödendiği, mahkemece, davacının her iki yurtdışı borçlanmasına ilişkin belgeler eksiksiz celbedilip, borçlanma bedellerinin ödeme tarihleri tespit edilerek, kabule konu sigortalık başlangıç tarihinin 5510 sayılı Kanunun 4/1-a ya da 4/1-b maddesi kapsamında olup olmadığı irdelenmeden, yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
3201 Sayılı Kanunun 5.nci Maddesinin 2 ve 3.ncü fıkraları “Sosyal güvenlik kanunlarına tabi hizmetleri olanların, borçlandıkları gün sayısı, prim ödeme gün sayıları ile ilgili hizmetlerine katılır. Sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler borçlanılmış ise,sigortalılığın başlangıç tarihi, borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülür.
Sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi hizmeti bulunmayan istek sahiplerinin sigortalılıklarının başlangıç tarihi,borçlarını tamamen ödedikleri tarihten borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülen tarihtir.” şeklinde düzenlemiştir.
Şu halde yapılması gereken iş; Ayrıntıları Dairemizin bozma kararında açıkça belirtildiği üzere, rant sigortasına giriş tarihini de kapsayan yurt dışı hizmetlerin tamamının, prim iadesi suretiyle tasfiye edilip edilmediği davalı Kurumdan sorularak usulünce yapılacak araştırmayla saptanmalıdır. Bu araştırma yapılırken, 11.09.2014 tarihli Mükerrer Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanunun ile 3201 sayılı Kanunda yapılan değişikliklerin ardından davalı Kurum tarafından çıkarılan 29.09.2014 tarih ve 2014/27 sayılı Genelge"de Almanya"dan prim iadesi alınan sürelerdeki çalışmaya başlanılan tarihin ülkemizde sigorta başlangıcı olarak kabul edileceği belirtilmiş olduğundan; davacının anılan Genelge kapsamında Kuruma başvurusunun bulunup bulunmadığı araştırılıp, bu yönde kurumca uyuşmazlığın devam ettirilip ettirilmediği belirlenmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında; mahkemece, davacının 27.12.2012 ve 30.09.2013 tarihli iki borçlanma talebine istinaden yürütülen yurtdışı borçlanma işlemlerine ilişkin tüm evraklar celbedilip, davacının her iki borçlanmaya ilişkin borçlanma bedelini ödeyip ödemediği, ödemenin hangi tarihte olduğu, süresinde ödeme ile yurtdışı borçlanması gerçekleşeceği gözetilerek, yurtdışı borçlanma bedelini ödeme tarihi itibariyle yurtiçi sigortalılık durumları dikkate alınarak, davacının sigortalılık başlangıcına ilişkin istemi 5510 sayılı Kanunun 4/1-a ya da 4/1-b maddesi kapsamında kabul edilip edilmeyeceği irdelenmelidir
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 08.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.