Abaküs Yazılım
2. Hukuk Dairesi
Esas No: 2020/3423
Karar No: 2020/4738

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2020/3423 Esas 2020/4738 Karar Sayılı İlamı

Özet:


İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, karşılıklı boşanma davasına ilişkin kararını verdi. Tarafların kusur durumları, tazminat ve nafaka miktarları üzerinde yapılan değerlendirme sonucunda karar verildi. Ancak, ortak çocuk için takdir edilen iştirak nafakası ve kadına takdir edilen maddi ve manevi tazminatlar daha uygun miktarda olmadığı gerekçesiyle karar bozuldu. Ayrıca, tedbir nafakası miktarının erkek lehine usuli kazanılmış hakkı ihlal etmeyeceği gerekçesiyle, tedbir nafakası miktarı artırılmadı. Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesi hakkaniyet ilkesini ifade etmektedir. Türk Borçlar Kanunu'nun 50. ve 51. maddeleri ise tazminatların miktarının belirlenmesinde dikkate alınacak hususları açıklamaktadır.
2. Hukuk Dairesi         2020/3423 E.  ,  2020/4738 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
    DAVA TÜRÜ :Karşılıklı Boşanma
    Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından kusur belirlemesi, tazminatların ve nafakaların miktarı yönünden; davalı-davacı erkek tarafından kusur belirlemesi, aleyhine hükmedilen tazminatlar, reddedilen tazminat talepleri ve kadın yararına hükmedilen tedbir nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
    1-Dosyadaki yazılara ve bölge adliye mahkemesince bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlan yersizdir.
    2- Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre ortak çocuk Hatice Kübra yararına takdir edilen iştirak nafakası azdır. Bölge adliye mahkemesince Türk Medeni Kanunu"nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda iştirak nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
    3- Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı-davalı kadın yaranna takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanunu"nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi üe Türk Borçlar Kanunu"nun 50. ve 51. maddeleri hükümleri dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK m. 174/1) ve manevi (TMK m. 174/2) tazminat takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
    4- İlk derece mahkemesince verilen ara karar ile davacı-davalı kadın yararına aylık 400 TL tedbir nafakasına hükmolunmuş ve karara karşı davacı-davalı kadın tarafından, diğer sebeplerin yanında, nafaka miktarlarından sadece iştirak nafakasının miktarı ve davalı-davacı erkek tarafından, diğer sebeplerin yanında, nafakalar yönünden istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Bu durumda, kadın yararına hükmedilen tedbir nafakası miktarı erkek için usuli kazanılmış hak teşkil etmiştir. Bu itibarla, tedbir nafakası miktarı yönünden istinaf kanun yoluna başvuran erkek aleyhine, usuli kazanılmış hakka aykırı olacak şekilde, aylık 400 TL olan tedbir nafaka miktarının aylık 500 TL."ye artırılması yerinde görülmemiş ve kararın bozulmasını gerektirmiştir.
    SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (2.), (3.) ve (4.) bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 14.10.2020 (Çar.)

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi