11. Hukuk Dairesi 2020/2699 E. , 2020/5882 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Alanya 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 26.12.2017 tarih ve 2015/193 E. - 2017/494 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan kabulüne dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi"nce verilen 30.11.2018 tarih ve 2018/637 E. - 2018/1902 K. sayılı kararın Yargıtay"ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında 25.05.2014 ile 31.10.2014 tarihleri arası için animasyon sözleşmesi imzalandığını, söz konusu sözleşmeye istinaden davacı tarafından düzenlenen 30.09.2014 tarih ...numaralı ve 16.10.2014 tarih ... numaralı 2 adet toplamda 87.128,02 TL tutarlı faturaların davalı şirkete kargo ile gönderildiğini, ancak davalı tarafından iade edildiğini, söz konusu faturalardan ve cari hesaptan kaynaklanan toplam 99.736,06 TL borcun ödenmemesi üzerine, davalı hakkında başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali, takibin devamı ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının animasyonlarını 25 kişi ile yapacağını taahhüt ederek, 25 kişi üzerinden fatura düzenlediğini, ancak bu kadar kişi çalıştırmadığını, sezon bitmeden oteli bırakıp gittiğinden, başka firmalardan animasyon hizmeti aldıklarını, davacının vermediği hizmete ilişkin faturaları tahsil etmeye çalıştığını, faturalara Alanya 1. Noterliği’nin 19.11.2014 tarih 13097 yevmiye nolu ihtarnamesiyle itiraz ettiklerini, davacının animasyon hizmeti verdiğini ispatlamak zorunda olduğunu belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, yapılan yargılama, toplanan deliller ve mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının icra takibine konu hizmet sözleşmesine istinaden düzenlenen faturalar ve cari hesap ekstresine konu animasyonluk hizmetini verdiğini iddia ettiği, davalının hizmet sözleşmesinin varlığını kabul ettiği, ancak sözleşmede belirtilen şekilde hizmet yerine getirilmediğinden faturaları iade ettiğini bildirdiği, bu durumda hizmetin sözleşmede belirtilen şekilde yerine getirildiğini ispat yükünün davacıda olduğu, Alanya Sosyal Güvenlik Merkezi’nden gelen yazı cevabı da, davacının verilen hizmet sırasında sözleşme ile taahhüt edilen kişi sayısına ulaştığını göstermediği, davacının sözleşmenin gereği gibi yerine getirildiğini yazılı delille ispatlayamadığı, davacı dava dilekçesinin deliller kısmında yasal her türlü delile dayandığından, davacı tarafa yemin delilinin hatırlatılarak, yemin metnini hazırlaması için verilen bir aylık kesin süre içerisinde yemin metnini hazırlamadığından, davacının ispatlayamadığı davasının reddine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, uyuşmazlığın takibe konu 16.10.2014 tarih 25.727,02 TL"lik fatura ile 30.09.2014 tarih 61.401,00 TL"lik faturaların davalı tarafından kabul edilmeyip davacıya iade edilmesinden kaynaklandığı, bu iki faturanın davalının ticari defterlerinde yer almadığı, sadece davacının ticari defterlerinde yer aldığı, davalı otel sahibi Seyfe Turizm A.Ş, davacı tarafın kendisine animasyon hizmeti vermediğini, yeterli personel hizmeti vermediğini, hizmeti aksattığını, ayıplı hizmet verdiğini savunmuş ise de, sözleşmenin taraflarca feshedilmediği, davalı taraf animasyon hizmetinin ayıplı yapıldığını savunmuş ise de, bu yönde davacıya herhangi bir ayıp ihbarında bulunmadığı, bu durumda sözleşmedeki hizmetin yerine getirilmediği ya da gereği gibi yerine getirilmediğini ispat külfetinin davalıya düştüğü, davalının bu yöndeki savunmasını ispatlayamadığı, ispat yükü kendisine düşmeyen davacıya yemin metnini hazırlaması için süre verilmesi ve bu süreye uyulmadığı için davasını ispatlayamamış sayılmasının usul ve yasaya uygun olmadığı, uyuşmazlık davalı defterlerinde kayıtlı olmayan iki adet toplamda 87.128,02 TL"lik faturalardan kaynaklandığından, asıl alacağın bu miktarlık kısmına ve temerrüt tarihinden takip tarihine kadar işleyen 520,84 TL"lik faize ilişkin itirazın iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece davanın tümden reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulüne dair yeniden hüküm kurulmasına, davacı vekilinin istinaf başvurusu kabul edilerek ilk derece mahkemesi kararı kaldırıldığından, icra inkar tazminatına hükmedilmemesi sebebiyle davalının yapmış olduğu istinaf başvurusunun incelenmesine yer olmadığına karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Dava faturaya dayalı ilamsız takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından tanzim edilen 2 adet animasyon hizmet satış faturası davalı tarafından defterlere kaydedilmeden geri iade edilmiştir. Faturaya konu hizmetin sunulup sunulmadığına ilişkin ispat yükümlülüğünün davacı alacaklı üzerinde olduğu gözetilmeden, ispat yükünün tayininde hataya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nin 2018/637 Esas, 2018/1902 Karar sayılı ve 30.11.2018 tarihli kararının BOZULMASINA, dosyanın Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 15/12/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.