Abaküs Yazılım
13. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/1412
Karar No: 2019/9708
Karar Tarihi: 10.10.2019

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2018/1412 Esas 2019/9708 Karar Sayılı İlamı

13. Hukuk Dairesi         2018/1412 E.  ,  2019/9708 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde duruşmalı temyiz eden davalı vekili avukat ... ile davacı vekili avukat ..."ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
    KARAR
    Davacı; 01/06/1994 ile 07/09/2007 tarihleri arasında, davalının villasında eşi ile birlikte bekçi ve kapıcı olarak çalıştığını, villanın müştemilatı olan ve kendilerine tahsis edilen yerde ikamet edip, evin tüm ısınma, su ve elektrik giderlerinin davalı tarafından karşılandığını, son aylık ücretinin net 1.250,00 TL olduğunu, ancak kendisini ve eşini paralarını değerlendirerek nemalandıracağını söylemek suretiyle kandırması üzerine 2005 yılı başından itibaren hiç maaş ödenmediğini, maaşının davalıda biriktiğini, davalının iş akdini haklı bir neden olmaksızın sona erdirerek, ihbar ve kıdem tazminatı ile ücretli izin, fazla mesai, hafta tatili, ... genel tatil ücreti, birikmiş ücret alacaklarını ve ücret alacağının nemasından oluşan toplam 8.000,00 TL’sini ödemediğini, tüm bu nedenlerle 8.000,00 TL alacağın davalıdan tahsili ile kendisine verilmesini talep etmiştir.
    Davalı, davacı İş Kanunu kapsamında yer alan bir işçi olmadığından ihbar ve kıdem tazminatı ile ücretli izin alacağı taleplerinin mesnetsiz olduğunu, hiçbir alacağının bulunmadığını beyanla haksız davanın reddini talep etmiştir.
    Mahkemece; davacının davasının kısmen kabul ve kısmen reddi ile kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, genel tatil ücreti ile bakiye ücret alacağı ve nemasının kısmen kabulüne, davacı tarafın sair tüm alacak taleplerinin reddine dair verilen kararın dairemizce 2014/23117 esas ve 2015/14025 karar sayılı ilamı ile 04.05.2015 tarihinde, "Somut uyuşmazlık itibariyle Mahkemece, öncelikle davalı tarafından yapılmış bir haksız fesih işlemi bulunup bulunmadığı değerlendirilmeli, feshin işveren tarafından haksız feshedildiğinin tespiti halinde işçinin yukarıda değinilen BK. 340/II. maddesindeki ihbar tazminatı, 329. maddesinde düzenlenen fazla çalışması ispatlandığı taktirde ücretle mütenasip bir miktar kabul edilmeli ve takdiri indirim yapılıp yapılmayacağı da değerlendirilmelidir. Ayrıca 334. maddeye göre ... tatili ve genel tatiller ile izin hakkı ve 344-345. maddeleri kapsamında davacının diğer tazminat talepleri değerlendirilerek, bu konuda davacının tüm delilleri ve davalının da karşı delilleri toplandıktan sonra uzman bilirkişiden rapor alınarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi" gerekçesiyle bozulması üzerine, bozma kararına uyularak yapılan yargılama neticesinde; davacının davasının kısmen kabul ve kısmen reddine, ihbar tazminatı alacağı olarak 685,85 TL’nin temerrüt tarihi olan 23/10/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınıp davacı tarafa ödenmesine, ulusal ... ve genel tatil ücreti alacağı olarak 2.838,54 TL’nin 10/12/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı taraftan alınıp davacı tarafa ödenmesine, davacı tarafın fazlaya ilişkin talebinin reddine, ücret alacağı olarak 36.991,66 TL’nin, 10/12/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınıp davacı tarafa ödenmesine, davacı tarafın fazlaya ilişkin talebinin reddine, nema alacağı olarak 5.850,00 TL’nin 10/12/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınıp davacı tarafa ödenmesine, davacı tarafın fazlaya ilişkin talebinin reddine, davacı tarafın diğer taleplerinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
    1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
    2-Somut olayda; davacı eşi ile birlikte davalının ev hizmetlerinde 01/06/1994 ile 07/09/2007 tarihleri arasında çalıştıklarını, 2005 yılından itibaren ücretini almadığını, davalının ücretini değerlendirerek kendilerine daha çok kazanç sağlayacağı yönünde ikna etmesi üzerine ücret almamayı kabul ettiklerini, ancak davalı tarafından haksız olarak iş akitlerine son verilmesi üzerine ücret alacakları ile davalının söz verdiği ücretin nemalanmasına dair alacaklarını alamadıklarını iddia ederek ücret ve nema alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı da davacıların alacağının bulunmadığını, ücretlerini nemalandıracağı iddiasının doğru olmadığını savunmuştur. Mahkemece bilirkişiden alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaatiyle davacının ücret ve ücretin nemalandırılması alacağının kabulüne karar verilmiştir. Ancak senetle ispat zorunluluğunu düzenleyen HMK"nun 200/1. maddesinde, "Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri iki bin beş yüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle iki bin beş yüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz.” hükmü düzenlenmiştir. Dava konusu uyuşmazlık hizmet akdinden kaynaklanan ücret ve ücretin nemasına dair alacak olup bu vakıa HMK 200. maddesi kapsamında ve madde de açıkça belirtildiği şekli ile ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçen miktara ilişkin olduğundan tanıkla ispatı mümkün olmayan hallerdendir. Bu yasal düzenleme gereğince davalının ücreti ödediğini yazılı delille ispat etmesi gerekir ve bu durum tanıkla ispat edilemez. Davalı ibraz ettiği delillerle iddiasını kanıtlayamamış, yazılı bir delil sunmamıştır. Ne var ki, davalının delil listesinde yemin deliline dayandığı anlaşıldığından davacıya yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekir.
    Ayrıca davacının nema alacağının olup olmadığının tespiti yönünden; hizmet akdi ilişkisine göre ücretin nemalandırılarak verilmesi hayatın olağan akışına uygun olmadığı için, bu hususun da davacı tarafça ispat edilmesi gerekir. Nitekim dosya kapsamından davacının nema alacağının bulunduğunu ispat edemediği anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında davacının delil listesinde yemin deliline dayandığı görüldüğünden davalıya yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte belirtilen nedenle davalının iki nolu bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2.037,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan 791,80 TL harcın davalıya iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10/10/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi