3. Hukuk Dairesi 2011/17476 E. , 2012/687 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde kira parasının 01.12.2010 gününden başlayarak aylık, 1.100.00 TL olarak tesbiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü, 01.12.2010 dönemi kira parasının 800.00 TL olarak tespiti cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada, 01.12.2010 gününden başlayarak aylık kira parasının 1100,00 TL olarak tespiti istenilmiştir.Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile aylık kira parasının 800,00 TL olarak tespiti cihetine gidilmiş, hüküm, süresinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Her gercek kişi, yaşadığı sürece taraf ehliyetine sahiptir(HUMK.mad.38;MK.mad.8 ). Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur ( TMK.mad.28/1 ). Bu nedenle, davaya ölen tarafa karsı devam edilmesine imkan yoktur. Ancak, genel olarak miras bırakanın alacakları, hakları ve borçları mirasçılara geçer ( TMK.mad.599 ). Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden davalının dava açıldıktan (11.01.2011) sonraki bir tarihte öldüğü (10.04.2011) anlaşılmaktadır. Açılmış bir davanın yargılaması sırasında, taraflardan birinin ölümü halinde, mirasçılarının halef olduklarının kabulü gerekir. Şu durumda, ölüm olgusu ile yasal bir taraf değişikliği meydana gelmektedir. Bundan böyle davanın ölen kişinin mirascılarına karşı yürütülmesi gerekmektedir. Yine, davada taraf olabilme ehliyetinin araştırılıp saptanması konusu, usul hukukuna ilişkin olup dava koşullarından sayıldığından yargılama sırasında mahkemece görevinden ötürü ve kendiliğinden gözönünde bulundurulması zorunludur.O halde mahkemece, ölen davalı mirasçılarının tamamına tebligat çıkartılarak mahkemeye çağırması, gerektiğinde Medeni Kanun"un 427/3 maddesi geregince terekeye kayyım tayini yönüne gidilerek taraf teşkilinin sağlanması ve daha sonra yargılama yapılarak elde edilecek sonuca göre karar verilmesi gerekir.Mahkemenin yukarıda açıklanan esaslara aykırı olarak hüküm kurmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.