
Esas No: 2021/9139
Karar No: 2022/5767
Karar Tarihi: 23.03.2022
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/9139 Esas 2022/5767 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen ve Ceza Dairesi tarafından incelenen mahkeme kararında, sanıkların 5607 sayılı Yasaya muhalefet suçundan mahkumiyetlerine ve eşyanın müsadere edilmesine karar verildiği belirtilmiştir. Ancak, suç tarihinde yürürlükte olan ve sonrasında değişen kanun maddelerinin göz önünde bulundurulması gerektiği ifade edilerek, sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri için yerel mahkemenin görevli olduğu vurgulanmıştır. Ayrıca, TCK'nun 53. maddesinin uygulanması açısından Anayasa Mahkemesi kararının dikkate alınması gerektiği belirtilirken, suçta kullanılan nakil aracının malen sorumlu araç kiralama şirketine ait olması ve kaçak eşyanın değerinin müsaderesine karar verilen nakil vasıtasının değeri ile mukayese edilmesi gerektiği ifade edilerek, müsaderesinin hakkaniyete aykırı olacağı ve malen sorumlu şirket yetkilisinin iyiniyetli olmadığına dair yeterli delil bulunmadığından, müsaderesine karar verilen zulaların sökülerek nakil aracının ve teminatın iadesi gerektiği belirtilmiştir.
Göz önünde bulundurulması gereken kanun maddeleri ise şu şekildedir:
- 5607 sayılı Yasaya muhalefet suçu için 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasadan 3/18
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1- Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eyleminin 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5, 3/10 madde ve fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde;
Hükümlerden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı gözetilerek;
Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22, 5/2. maddeleri somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
2- TCK'nun 53. maddesinin uygulanması açısından 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı gözönünde bulundurularak hüküm oluşturulmasının gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Suçta kullanılan nakil aracının malen sorumlu araç kiralama şirketine ait olduğu gibi, suça konu kaçak sigaraların, taşıma aracının yüküne göre miktar veya hacim bakımından tamamını veya ağırlıklı bölümünü oluşturmamaları, kaçak eşyanın değeri ile müsaderesine karar verilen nakil vasıtasının değeri göz önüne alındığında, müsaderesinin hakkaniyete aykırı olacağı, ayrıca malen sorumlu şirket yetkilisinin iyiniyetli olmadığına dair yeterli delil bulunmadığından, masrafları malen sorumludan alınmak suretiyle söz konusu zulanın sökülerek nakil aracının ve teminatın iadesi yerine yazılı şekilde müsaderesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan malen sorumlu vekili ve sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.03.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.