Abaküs Yazılım
13. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/15455
Karar No: 2019/9664
Karar Tarihi: 10.10.2019

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2016/15455 Esas 2019/9664 Karar Sayılı İlamı

13. Hukuk Dairesi         2016/15455 E.  ,  2019/9664 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
    K A R A R
    Davacı, davalı havayolu şirketinde 15/09/2008 tarihinde kaptan pilot olarak çalışmaya başladığını, hizmet akdinin belirsiz süreli olduğunu, 18/02/2013 tarihinde haberdar olduğu bir elektronik posta mesajı ile davalı şirketin hizmet akdinin 15/03/2013 tarihi itibarıyla sona erdirdiğini bildirdiğini, fesih beyanın sözleşmeye aykırı olduğunu, fesih gerekçesinin sözleşmeye uygun şekilde A 300-600 tipi uçakların envanterinden çıkartılmasını gösterdiğini, halbuki filoya yeni katılan A 319-320 tipi uçaklarda tecrübesi bulunduğunu bunu şirkete ihtaren bildirerek görev talep ettiğini, ancak şirketin verdiği cevapta 8/9/2013 tarihinden sonra yaş haddinden dolayı artık uçmasının mümkün olmayacağı nedeniyle talebinin reddedildiğini, feshin haksız ve kötü niyetli olduğunu iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sözleşmeye aykırı fesihten kaynaklı olarak sözleşmede öngörülen cezai şart olarak 500-Euro, haksız fesih nedeniyle uğranılan zararın giderilmesi için 500-Euro ve 2012/2013 yıllarında hak edip kullanmadığı yıllık izin ücreti olarak 500-Euro toplamı şimdilik 1.500-Euronun ödenmesini talep etmiştir.
    Davalı, A300-600 tipi uçakların envanterden çıkarılmasının gerçek ve geçerli ekonomik nedenlere dayandığını, bunun işletmesel bir karar olduğunu, yerindelik denetimine tabi tutulamayacağını bu sebeple başka pilotların da görevlerine son verildiğini, davalının A320 filosunda görev yapmak için 4 ay süreyle eğitim görmesi gerekeceğini, bu eğitim bittikten sadece 2 ay sonra davacı pilotun aktif uçuş hayatının yaş haddi nedeniyle sona ereceğini, bu durumun pilota eğitim verilmesinin davalı havayolunun katlanmasının beklenemeyeceği bir maliyet oluşturacağını, bu nedenlerle akdin feshinde kötü niyet bulunmadığından, davacı pilotun yeni iş arama çabası göstermediğini, hakettiği izinlerin tamamını kullandığını ve izin ücreti alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
    Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; 2012-2013 yıllarında kullanılmayan izin ücretlerine ilişkin talep yönünden dava dilekçesindeki taleple bağlı kalınarak 500 Euro’nun temerrüt tarihi olan 15.03.2013 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının cezai şart ve maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
    1-Davacının 15.09.2008 tarihinde davalı şirkette pilot olarak göreve başladığı, davacının 18.02.2013 tarihinde e mail yoluyla haberdar olarak davalı tarafından 15.03.2013 tarihi itibariyle sözleşmenin tek taraflı olarak feshettiği anlaşılmakta olup, davacının sözleşmenin haksız ve sözleşmeye aykırı feshinden kaynaklı cezai şart, uğranılan zarar ve kullanılmayan yıllık ücreti izin nedeniyle doğan alacağını talep etmiş, davalı ise feshin haklı olduğunu savunmuştur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, sözleşmenin davalı tarafından tek taraflı olarak feshedilmesinin haklı olup olmadığı, sözleşmeye uygun fesih olup olmadığı ve uğradığı zarardan kaynaklı tazminat, sözleşmeye aykırılıktan kaynaklı cezai şart ve yıllık izin ücreti alacağı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece görüşüne başvurulan 31.07.2014 havale tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle, “iş akdinin davalı tarafından sona erdirilmesindeki gerçek sebebin davacı pilotun yaşı olduğu, davacının tekrar pilot olarak iş bulmasının mümkün olmadığı, bu nedenle telafisi imkansız bir zarara uğramış olduğu, zarar tutarının 18.814 Euro talep ve dava edilen miktarın ise 500 Euro olduğu, davacının zararının davalı tarafından kısmen veya tamamen giderilmesi gerekip gerekmediği hususunun tamamen mahkemenin takdirinde olduğu, pilotun yıllık izinlerini kullandığına dair kanıt sunulmadığı, izin kullanmadığı yönünde vicdani kanaat oluştuğu takdirde izin ücreti alacağının 2.996 Euro talep ve dava edilen miktarın ise 500 Euro olduğu” belirtilmiş; yine 17.11.2015 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle “iş akdinin davalı tarafından sona erdirilmesindeki gerçek nedeninin pilotun yaşı olduğu, davalı işverinin çalıştırma imkanı varken davacıya böyle bir imkan tanımadığı, böylece feshin son çare olması ilkesine uymadığı, fesih sonrasında davacının tekrar pilot olarak iş bulmasının mümkün olmadığı, bu nedenlerle giderilmesi imkansız ağır bir zarara uğramış olduğunu, zararın tutarının 18.814,00 Euro, talep ve dava edilen miktarın ise 500,00 Euro olduğu, yıllık izin hakkının kullanıldığına dair dosyada davacı pilotun izin kullanma beyanını ve imzasını içeren herhangi bir kanıtın mevcut olmadığı; davalının işverenin izin hakkının kullanıldığına dair ispat hakkını nitelik ve içerikçe geçerli belgelerle yerine getiremediği, bu nedenle davacıya 2.996,00 Euro ödemesi gerektiği, davacı tarafça talep ve dava edilen miktarın ise 500,00 Euro olduğu, feshin; 15.09.2008 tarihli sözleşmenin 10/C maddesinde kararlaştırılmış koşullara uygun gerçekleştirilmemiş olması nedeniyle aynı madde hükmünde belirtilen yaptırım gereğince davalının davacıya 10.626,00 Euro cezai şart tazminatı ödemesi gerektiği, talep ve dava edilen miktarın ise 500,00 Euro olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı” bildirilmiş ve en son alınan 18.12.2015 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle “taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinin feshini ihbar öneline aykırı kabul edilebilecek sürenin dosyaya mübrez bilirkişi raporları ile paralel olarak ancak 3 günden ibaret olabileceği, davacının izinlerinin tamamının kullanılmış olduğunun kabulü gerektiği, taraflar arasında hizmet sözleşmesinin, davalı bünyesindeki A300 tipi uçakların filodan çıkartılması neticesinde ve davacının yaşı da dikkate alınarak, işletmesel karar sonucu haklı olarak sona erdirildiğini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise, davalı şirketin işletmesel kararının yerindelik denetiminin yapılıp yapılamayacağı, zararın giderilmesi gerektiği sonucuna varıldığı takdirde önceki bilirkişi raporlarında yapılan hesaplamanın dikkate alınmasının uygun olabileceği” belirtilmiştir. Mahkemece; alınan bilirkişi raporunda feshin haklı olduğu ve cezai şart talebi koşullarının oluşmadığına yönelik olarak her iki heyet raporunun birbirini destekler mahiyette olduğu; bilirkişi heyetlerinin uğranılan maddi zarar ve hakedilen ücretler yönünden farklılık arzettiği belirlendiği, haklı fesihte, BK 108 md.(TBK 125) gereğince uğranan zarar fesihte haklı tarafça istenebileceği, olayda feshin haksız olduğuna dair birbirini doğrulayan bilirkişi raporlarına göre zarar tazmini isteminin yerinde olmadığı anlaşıldığından davacının fesih sözleşmesinin feshi öncesinde doğan 2012/2013 yıllarına ait kullanılmayan izin ücretleri talep hakkının doğduğu; bilirkişi heyetlerince kullanılmayan yıllık izin ücretlerinin 2.996 Euro olduğunun birbirlerinin destekleyen raporlarla, mahkemeye bildirildiği, bu miktara hükmetmek gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 2012-2013 yıllarında kullanılmayan izin ücretlerine ilişkin talep yönünden dava dilekçesindeki taleple bağlı kalınarak 500 Euro’nun temerrüt tarihi olan 15.03.2013 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının cezai şart ve maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. Oysaki raporlar değerlendirildiğinde birbirinin sonuç bölümü arasında tam bir çelişki bulunmaktadır. Mahkemece; 31.07.2014 tarihli rapor ile 17.11.2015 tarihli raporun birbirini doğrular nitelikte davalının feshinin haksız olduğu belirtilmesine rağmen 18.12.2015 rapor esas alınarak ve hangi rapora üstünlük sağlandığı gerekçede açıklanmadan, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
    2-Bozma nedenine göre davacı ve davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
    SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı ve davalının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 29,20 TL harcın istek halinde davacıya, 80,27 TL harcın davalıya iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 10/10/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi