Abaküs Yazılım
10. Hukuk Dairesi
Esas No: 2021/6972
Karar No: 2021/11057
Karar Tarihi: 28.09.2021

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2021/6972 Esas 2021/11057 Karar Sayılı İlamı

10. Hukuk Dairesi         2021/6972 E.  ,  2021/11057 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
    No : 2018/145-2021/109
    İhbar Olunan : ...


    Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
    İlk Derece Mahkemesi, (kapatılan) 21.Hukuk Dairesinin bozmasına uyularak ilamında belirtildiği şekilde, davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
    Hükmün, davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre; davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
    Dava, davacı sigortalının 15/03/2013 tarihli iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğraması nedeniyle maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
    Mahkemece, davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 444.000,00-TL maddi, 75.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
    Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, davacının iş kazası sonucu % 36,2 oranında sürekli iş göremezliğinin bulunduğu ve iş kazasının meydana gelmesinde, davalının %90, davacının %10 oranında kusurlu olduğu anlaşılmaktadır.
    Mahkemece verilen 26/05/2016 tarihli kararda, davacının %45,2 sürekli iş göremezlik oranına göre hesaplanan rapor doğrultusunda; 239.746,46-TL maddi, takdiren 200.000,00-TL manevi tazminat isteminin kabulüne karar verildiği, davalı vekilinin temyizi üzerine, anılan kararın Kapatılan 21.Hukuk Dairesi’nin 24/04/2018 Tarih, 2016/18040 Esas, 2018/4199 Karar Sayılı ilamıyla “ davacının sürekli iş göremezlik oranının Sosyal Güvenlik Kurumu raporunda %36,2 olarak tespit edildiğinin, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu raporu ile % 45,2 olarak belirlendiği, bilirkişi hesap raporunda % 45,2 maluliyet oranı dikkate alınarak maddi zararın belirlendiğinin ve fakat SGK tarafından % 36,2 sürekli iş göremezlik oranı üzerinden hesap edilen ilk peşin sermaye değerinin rücuya kabil kısmının tenzil edildiğinin ve maddi zarar talebinin bu şekilde belirlenerek hükme bağlandığının, davacının iş kazası nedeniyle oluştuğu iddia edilen sürekli iş göremezlik oranının açıklanan prosedür izlenerek tespiti yapılmadığının anlaşılmış olması karşısında, davacının sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi ve belirlenen bu orana göre, hesaplanacak zararlar yönünden karar verilmesi gerektiği ” denilmek suretiyle bozulduğu, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacının sürekli iş göremezlik oranının Adlî Tıp İkinci Üst Kurulu’nun 17/09/2020 tarihli rapor ile % 36,2 olarak kesinleştirildiği, hesap bilirkişiden güncel veriler esas alınarak alınan 12/03/2021 tarihli raporda davacının sürekli iş göremezlik oranının % 36,2 olarak esas alınması durumunda davacının isteyebileceği maddi tazminat miktarının 444.010,19-TL olarak tespit edildiği, Mahkemece 08/04/2021 tarihli kararda, 75.000,00-TL manevi tazminata ve ilk karardakinden daha yüksek olan 444.000,00-TL maddi tazminata karar verildiği anlaşılmıştır.
    Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı Kararı).
    Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. ..., Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr.........., ... Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 ..., 1974, sayfa 395 vd.)
    Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).
    Somut olayda; davacı tarafından Mahkemenin 26/05/2016 tarihli önceki kararına ilişkin temyiz istemi bulunmadığından, bozma öncesi aldırılan hesap raporu tarihindeki veriler davacı yönünden kesinleşmiştir. Başka bir deyişle; bozma ilamına uyan Mahkemenin 08/04/2021 tarihli kararında, kararı temyiz etmeyen davacı yararına maddi tazminat bakımından - güncel veriler esas alınarak hesaplanan rapor doğrultusunda - davalı yararına oluşan kazanılmış hakkı ihlal eder biçimde ilk karardakinden daha yüksek maddi tazminata hükmetmesi hatalı olmuştur.
    Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra; mahkemece yapılacak iş; bozma ilamından önce alınan 21/03/2016 tarihli hesap bilirkişi raporundaki veriler dikkate alınarak, kesinleşen % 36,2 sürekli iş göremezlik oranı ve bu oran üzerinden bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin tenzil edilmesiyle birlikte maddi zararın belirlenmesi, davacının mahkemece verilen ilk hükmü temyiz etmediğinin anlaşılması karşısında davalı yararına oluşacak usulü kazanılmış hakkın gözetilmesi ve sonuca gidilmesinden ibarettir.
    Mahkemece, açıklanan bu maddi ve hukuki esaslar gözetilmeden yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı biçimde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
    O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine 28/09/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.




    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi