13. Hukuk Dairesi 2018/1777 E. , 2019/9646 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... ile davalı ... Eğt. Spor Tes. Tic. Ltd. Şti. vekili avukat ... ..."ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, 26/05/2009 tarihinde davalının işlettiği halı sahada maç yaparken dengesini kaybederek düştüğünü, saha kenarında bulunan beton duvara kafasını çarptığını, kafasının çatladığını, çok ciddi beyin ameliyatı geçirdiğini, 2 ay yoğun bakımda kaldığını, yüzünde sabit iz kaldığını, kendisinin kadın kuaförü olduğunu fakat eskisi gibi çalışamadığını, gürültüye gelemediğini belirterek; davalı şirketin çalıştırdığı halı sahada yeterli önlemleri almadığını, saha çevresinin tel örgüyle çevrilmesi, taç çizgisiyle tel örgü arasında en az 1 metre mesafenin olması gerektiğini; bunlar olmadığı gibi aut çizgisi ile beton duvar arasındaki mesafenin yarım metreden az olduğunu, tel örgü ile beton duvar arasında yeterli mesafenin bırakılmadığını, bu sebeple gerekli tedbirleri almayan davalının uğradığı zarardan sorumlu olduğunu belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi 15.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, kendilerine yüklenecek herhangi bir kusurun bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, davacının davalı şirkete ait halı sahada futbol maçı yaparken, davalının gerekli tedbirleri almaması nedeniyle düşerek yaralandığı iddiasıyla uğramış olduğu zarara karşılık maddi-manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, gerek ceza dosyasında alınan rapor, gerekse dosyaya sunulan 01/04/2011 tarihli raporda; halı sahaların sınıflandırma kriterlerinde belirlenen saha kenar çizgileri ile tel örgü arasındaki mesafenin standartlara uygun olduğu, ama davacının ceza sahasına ortalanan topa kafa atmak için yükseliş şekli, hem koşması, hem de yükselmeyi birlikte yapmak istemesi, ilaveten birde ıska geçmesiyle gerçekleşen olayda yere dengesizce düşerek saha kenarına yuvarlanmasında; davacının dikkatsiz, tedbirsiz ve aşırı hareketi ile can güvenliğini tehlikeye attığı sonucuna varıldığı, davalı şirket sorumlusunun yargılandığı ... ... 12. Sulh Ceza Mahkemesinin 2010/2405 esas, 2012/3578 karar sayılı dosyasıyla beraat ettiği, kararın temyiz edilmesi üzerine ilgili ceza dairesince onandığı ve kesinleştiği, ceza dosyasında, davalı şirketin, tedbir almak yönünden bir eksikliğinin bulunmadığı, bu olay için tedbirsizliğinin bulunmadığının belirlendiği, davacı vekilinin itirazı üzerine İTÜ"den görevli öğretim üyelerinden oluşan kuruldan alınan 20/05/2016 tarihli raporda da davalı işletene yüklenebilecek bir kusurun bulunmadığının bildirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dosyada bulunan 01.04.2011 tarihli ve İnşaat Mühendisi ve Hukukçu bilirkişi heyetinden alınan bilirkişi raporunun sonuç kısmında, dava konusu olayda tesisin yapılanma biçimi ile davacının yaralanması arasında uygun illiyet bağı bulunmadığı ve tesis sahibine atfı kabil bir kusur belirlenemediği görüşü bildirilmiştir. İtiraz üzerine alınan 20.05.2016 tarihli ve İTÜ İnşaat Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü ünvanları farklı 3 öğretim görevlisi tarafından oluşturulan bilirkişi heyetinin hazırladığı raporun sonuç kısmında ise, "ceza sahasına ortalanan topa kafa vurmak için koşarak gelen, yükselmeyi de aynı anda yapmak isteyen davacının, bu davranışının tedbirsiz, dikkatsiz ve kendi can güvenliğini tehlikeye atacak nitelikte bulunduğu, davacının, ortalanan topa hızla koşması ve vuramaması neticesinde yere dengesizce düşerek saha kenarına yuvarlandığı ve kafasını tel örgülerin arkasında bulunan duvara çarpması olayında, spor yapılan alanda sporcunun çarpabileceği ve yaralanmasına yol açabilecek beton gibi sert bir elemanın olmaması gerektiği dikkate alındığında, halı saha işleticisi davalının da olayda ihmal ve kusurunun bulunduğu" şeklinde görüş bildirilmiştir. Yargılama aşamasında alınan her iki rapor görüş olarak birbiriyle çelişmektedir. O halde mahkemece, konusunda uzman, yeni bir bilirkişi heyetinden, raporlar arası çelişkiyi giderecek şekilde taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli yeni bir rapor alınarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, 2.037,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10/10/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.