13. Hukuk Dairesi 2012/28445 E. , 2013/22971 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vekili avukat ... geldi, davalı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, temlik eden ...’un davalıların vekili olduğu ve davalarını takip ettiği halde vekalet ücretinin ödenmediğini, tahsili için başlatılan icra takibine de haksız itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve % 40 icra inkar tazminatının tahsiline, birleşen ... 22. Asliye Hukuk Mahkemesi dava dosyasında; icra takibine esas teşkil eden 36.140,05 TL ile asıl davada talep edilen 34.849,90 TL arasındaki fark olan 1.293,15 TL yönünden itirazın iptaline ve %40 icra inkar tazminatının tahsiline, birleşen ... 9. Sulh Hukuk Mahkemesi dava dosyasında; ... 8.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/1246 esas ve 2009/688 karar sayılı dosyasında hükmedilen 466,75 TL yasal vekalet ücretinin tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; ... 6. İcra Müdürlüğü"nün 2009/8471 Esas sayılı dosyasına davalıların 2012/28445 2013/22971
Yaptığı itirazın 34.846,90 TL alacağın 34.255,52 TL"sına takip tarihi olan 25.05.2009 gününden itibaren (davalı ... yönünden 15.752,40 TL alacağın 15.475,30 TL"lık kısmına, davalı ... yönünden 905,55 TL alacağın 889,63 TL"lık kısmına, davalı ...... Sanayi İnş.Tic.Ltd.Şti. yönünden 18.188,91 TL alacağın 17.868,95 TL"lık kısımlarına) sorumlu bulundukları değişken oranlardaki yasal faiz uygulanarak tahsili bakımından itirazın iptaline, davalı ... yönünden ..."ın sulhla ilgili kefilliğine ilişkin olarak ..."ın sorumlu olduğu, 905,55 TL alacağın 889,63 TL"lık kısmına ve ..."ın sorumlu olduğu 15.752,40 TL"lık alacağın 15.475,30 TL"lık kısmına takip tarihinden itibaren değişken oranlarda yasal faiz uygulanarak ... ve ..."la birlikte bu miktarlardan tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla tahsili bakımından itirazın iptaline, ..."a ilişkin fazla talebin reddine,alacağın yargılamayı gerektirmesine göre, likit sayılmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, birleşen ... 9. Sulh Hukuk Mahkemesi"nin dosyası yönünden açılan davanın reddine, birleşen ... 22. Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasındaki davanın da zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Birleşen davalar yönünden davacılar tarafından temyiz edilen bölüm karar tarihi itibariyle 1.690,00-TL’yi geçmediğinden HUMK.nun 5219 sayılı yasa ile değiştirilen 427.maddesinin 2.fıkrası gereğince davacıların temyiz hakkı bulunmamaktadır. O nedenle miktar itibariyle kesin olan bu kararlara ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
3-İcra ve İflas Kanunu" nun 67.maddesinin 2. fıkrası hükmüne göre icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da
bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde, kabul edilen asıl alacak miktarı üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu bu istemin reddedilmiş olması bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.nun 438/7 maddesi gereğidir.
SONUÇ: Birinci bentte açıklanan nedenle birleşen davalar yönünden davacıların temyiz dilekçesinin reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davacıların sair temyiz itirazlarının reddine, üçüncü bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan “Alacağın yargılamayı gerektirmesine göre, likit sayılmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine” sözlerinin karardan çıkartılarak yerine “Hükmedilen asıl alacak üzerinden hesaplanacak % 40 oranındaki icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine” sözlerinin yazılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 990,00 TL duruşma avukatlık parasının davalılardan alınarak davacılara ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 26.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.