
Esas No: 2022/2600
Karar No: 2022/6385
Karar Tarihi: 30.03.2022
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/2600 Esas 2022/6385 Karar Sayılı İlamı
7. Ceza Dairesi 2022/2600 E. , 2022/6385 K."İçtihat Metni"
4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine dair Kanuna muhalefet suçundan sanık ...'in, anılan Kanunun 8/4, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 2.500,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Sivas 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 02/12/2013 tarihli ve 2012/595 Esas, 2013/746 sayılı kararının Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 18/06/2019 tarihli ve 2015/19246 Esas, 2019/32836 karar sayılı ilâmı ile onanarak kesinleşmesini müteakip, 15/04/2020 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanun'unda yapılan değişiklik sebebiyle yapılan uyarlama yargılaması sonucunda, sanığın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3/5, 3/22-2. cümle, 5237 sayılı Kanunun 62, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 1.500,00 Türk lirası ve 20,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Sivas 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 23/09/2021 tarihli ve 2020/577 Esas, 2021/911 sayılı kararına karşı Sivas Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yapılan itirazın reddine dair mercii SİVAS 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 28/10/2021 tarihli ve 2021/478 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığı'ndan verilen 18.01.2022 tarihli kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 02.02.2022 tarihli ve KYB. 2022-12155 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 12/09/2006 tarihli ve 2006/359 Esas, 2006/7944 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağı nazara alınarak yapılan incelemede,
5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesinde “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3. maddesinde "Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir." şeklinde yer alan düzenlemeler karşısında,
4733 sayılı Kanunun 8/4. maddesinin 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Gümrük Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına dair Kanunun 31. maddesi ile yürürlükten kaldırılarak, anılan Kanunun 54. maddesi ile 5607 sayılı Kanunun 3. maddesinde yapılan değişiklik üzerine atılı suçun 5607 sayılı Kanunun 3/18. maddesinde düzenlenmiş olduğu nazara alındığında,
Sivas 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 02/12/2013 tarihli ilk kararında sanığın eyleminin, 4733 sayılı Kanun'un 8/4. maddesi kapsamında olduğu değerlendirilmek suretiyle suç tarihi olan 16/06/2012 itibariyle sanığın lehine olan 4733 sayılı Kanunun 8/4. maddesinin uygulanmış olması karşısında, 15/04/2020 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 61. maddesinde "21/3/2007 tarihli ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir. Eşyanın değerinin hafif olması hâlinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması hâlinde ise üçte birine kadar indirilir.”
şeklinde yer alan düzenlemenin sanık lehine hükümler içerebileceğinden bahisle Cumhuriyet savcılığınca uyarlama yargılaması yapılması yönündeki talep üzerine, sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3/18. maddesi ile 4733 sayılı Kanunun 8/4. maddesinin karşılaştırmalı olarak değerlendirilerek, 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesi ve 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi gerekirken sanık hakkında uygulanmasına yer olmayan 5607 sayılı Kanunun 3/5. maddesi uygulanmak suretiyle hüküm kurulduğu gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki kanun yararına bozma istemleri incelendiğinde; Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanık Veysi Güler'in eyleminin 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile 4733 sayılı Yasa'nın 8/4. maddesinin yürürlükten kaldırılarak atılı suça ilişkin düzenlemenin 5607 sayılı Yasa'nın 3/18. maddesi kapsamı içine alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Yasa ile değişik 3/18. maddesi ile de aynı düzenlemenin korunduğu cihetle,
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasa'nın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasa'nın 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla,
Suç tarihinde yürürlükte olan 4733 sayılı Yasa ile 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasa'nın 3/18. maddesi ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22. maddeleri somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, Sivas 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nce 2020/577 esas üzerinden yapılan uyarlama yargılaması sırasında sadece 5607 sayılı Yasanın 3/5, 3/22. (3/10 dikkate alınmadan) maddeleri ile karşılaştırma yapıldığı, 5607 sayılı Yasa'nın 3/5, 3/22 maddelerine göre kurulan mahkumiyet hükmünün sanık lehine olduğu kabul edilerek eksik ceza ile uygulama yapıldığı anlaşılmakla,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden SİVAS 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 28/10/2021 tarih ve 2021/478 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, uyarlama yargılamasında kazanılmış hakkın söz konusu olmadığı da gözetilerek müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, 30/03/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.