
Esas No: 2021/3523
Karar No: 2022/2719
Karar Tarihi: 23.03.2022
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/3523 Esas 2022/2719 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Taraflar arasında yapılan Kadastro Tespitine İtiraza İlişkin davada, 138 ada 5,6,7,8,9 ve 10 parsel sayılı taşınmazlar çekişme konusu olmuş, dava kısmen kabul edilmiş ve kısmen reddedilmiştir. Hazine Vekili, kararı temyiz etmiş ve Yargıtay 16. Hukuk Dairesince yapılan incelemede, 138 ada 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazlar yönünden eksik araştırma yapıldığı tespit edilerek karar bozulmuştur. Sonrasında yapılan incelemede, 5,6,7 ve 8 parsel sayılı taşınmazlar yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm tesis edilmemesi hatalı bulunmuş ve dava konusu 10 parsel sayılı taşınmaz lehine tescile karar verilmesi de dosya kapsamına uygun olmadığı için bozulmuştur. Sonuç olarak, 9 parsel sayılı taşınmaz yönünden karar onanmış, diğer taşınmazlar yönünden karar bozulmuştur. Hükmün bozulmasına karar verilerek, HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca bozulmuştur. Kararda, HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraza İlişkin
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, ... ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 138 ada 5, 6, 7, 8, 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazlar, ... Sulh Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek malik haneleri açık bırakılarak tespit edilmiştir.
Davacılar...ve arkadaşları tarafından, Hazine ve ... Köyü Tüzel Kişiliği aleyhine Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan tescil davası davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Yargılama sırasında ... ve arkadaşları, miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davaya katılmışlardır. Bozma sonrası ... ve arkadaşları, miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davaya katılmışlardır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda verilen ilk kararda davacıların dava konusu 138 ada 5 parsel, 6 parsel, 7 parsel, 8 parsel sayılı taşınmazlara karşı açmış oldukları davaların feragat nedeniyle reddine ve taşınmazların davalı Hazine adına aynı nitelik ve yüzölçümü ile tapuya kayıt ve tesciline, davacıların davasının 138 ada 9 parsel ve 10 parsel sayılı taşınmazlar yönünden kabulü ile davacılar ..., ..., ... ve ... adına 1/4'er hisseyle aynı nitelik ve yüzölçümü ile tapuya kayıt ve tesciline, müdahil davacıların davasının reddine, ... Köyü Tüzel Kişiliği aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir. Davalı Hazine temsilcisi ile asli müdahil davacılar tarafından temyiz itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 2013/998 Esas, 2013/2196 Karar sayılı ilamıyla temyiz konusu 138 ada 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazlar yönünden eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğine işaret edilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, davalı ... Köyü Tüzel Kişiliğine karşı açılan davanın husumet nedeniyle reddine, davacılar ..., ..., ... ve ... tarafından açılmış olan davanın kısmen kabul kısmen reddine, dava konusu 138 ada 7 parsel, 8 parsel ve 10 parsel sayılı taşınmazlara yönelik olarak açmış oldukları davanın reddine, dava konusu 138 ada 6 parsel ve 9 parsel sayılı sayılı taşınmazlara karşı açmış oldukları davanın kabulü ile taşınmazların davacılar ..., ..., ... ve ... adına 1/4'er hisseyle aynı nitelik ve yüzölçümü ile tesbitine ve tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu 138 ada 5 parsel sayılı taşınmaza karşı açmış oldukları davanın kısmen kabulü ile 138 ada 5 parsel sayılı sayılı taşınmazın 07.12.2018 havale tarihli teknik bilirkişi kurul raporunda B harfi ile gösterilen 25.005.38 m2'lik alanın taşınmazdan ifraz edilerek davacılar ..., ..., ... ve ... adına 1/4'er hisseyle tarla vasfı ile tesbitine ve tapuya kayıt ve tesciline, aynı raporda D harfiyle gösterilen 1.004,10 m2'lik alan ile A harfi ile gösterilen 662.08 m2'lik alanın dere ve dere yatağı olarak tesbitine, asli müdahiller ... mirasçıları ile ... ve ... tarafından açılmış olan davanın kısmen kabul kısmen reddine, dava konusu 138 ada 5 parsel, 6 parsel ve 10 parsel sayılı taşınmazlara yönelik olarak açmış oldukları davanın reddine, dava konusu 138 ada 7 parsel, 8 parsel sayılı taşınmazlara karşı açmış oldukları davanın kabulü ile dava konusu 138 ada 7 parsel, 8 parsel sayılı sayılı taşınmazların 7/56 hissesinin asli müdahil ...'ın mirasçıları adına aynı nitelik ve yüzölçümü ile tesbitine ve tapuya kayıt ve tesciline, asli müdahiller ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'in dava konusu 138 ada 10 parsel sayılı taşınmaza karşı açmış oldukları davanın kabulü ile dava konusu 138 ada 10 parsel sayılı taşınmazın asli müdahiller ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... adına 1/7'şer hisseyle aynı nitelik ve yüzölçümü ile tesbitine ve tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, Mahkemece bozma gereklerine uygun biçimde hüküm verildiğine göre dava konusu 9 parsel sayılı taşınmaz yönünden temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA,
2. Dava konusu 5, 6, 7 ve 8 parsel sayılı taşınmazlar yönünden temyiz itirazları incelendiğinde;
Bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirmektedir (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK). Mahkeme'nin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur (04.02.1959 tarihli ve 13/5 sayılı YİBK). Hukuk Genel Kurulunun 23.10.2002 tarihli ve 2002/11-663 Esas, 2002/847 Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere bozma kapsamı dışında kalan hüküm bölümü onanmış sayılır.
Somut uyuşmazlığa gelince, dava konusu 5, 6, 7 ve 8 parsel sayılı taşınmazlar yönünden Yerel Mahkemece "3-Davacıların dava konusu 138 ada 5 parsel, 138 ada 6 parsel, 138 ada 7 parsel, 138 ada 8 parsel sayılı taşınmazlara karşı açmış oldukları davaların feragat nedeniyle reddine, dava konusu ... İli ... İlçesi ... Köyü 138 ada 5 parsel, 138 ada 6 parsel, 138 ada 7 parsel, 138 ada 8 parsel sayılı taşınmazların davalı Hazine adına aynı nitelik ve yüzölçümü ile tapuya kayıt ve tesciline," verilen ilk hüküm yönünden davalı Hazine ve asli müdahil davacılar tarafından temyiz yoluna başvurulmamış, temyiz incelemesi sadece 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazlarla sınırlı olarak yapılmıştır. Mahkemece, bozmaya uyulduğu halde bozma kapsamı dışına çıkılarak ve usulü kazanılmış hak doğduğu gözetilerek 5, 6, 7 ve 8 parsel sayılı taşınmazlar yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm tesis edilmesi gerekirken yazılı şekilde davacılar ve asli müdahiller lehine tescile karar verilmesi hatalı olup bozma nedeni yapılmıştır.
3. Dava konusu 10 parsel sayılı taşınmaz yönünden temyiz itirazları incelendiğinde;
Mahkemece, taşınmaz yönünden bozma sonrası davaya katılan asli müdahiller lehine tescile karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Mahallinde yapılan keşif sonrası dosyaya sunulan teknik bilirkişi raporlarından ve incelenen 1968, 1988 yılına ait hava fotoğraflarından çekişmeli taşınmazın boş olduğu, tarımsal faaliyette bulunulmadığı bildirilmesine göre, taşınmazın tapu kaydının oluştuğu 2003 tarihine kadar asli müdahiller lehine zilyetlikle kazanım koşulları oluşmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, çekişmeli taşınmaz üzerinde zilyetlikle kazanım koşulları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun olmayan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz olup bozma nedeni yapılmıştır.
SONUÇ: Yukarıda (2) ve (3) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı Hazine vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün dava konusu 9 parsel sayılı taşınmaz yönünden ONANMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 23.03.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.