
Esas No: 2021/3315
Karar No: 2022/2698
Karar Tarihi: 23.03.2022
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/3315 Esas 2022/2698 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Mahkeme, bir kadastro davasında çekişmeli taşınmazların tapu kayıtları ve mera tahsisi konularında yapılan işlemlerini incelemiş ve önceki kararın bozulması sonucu tekrar yargılama yapmıştır. Yapılan inceleme sonucunda, taşınmazların Hazine adına tapuya kayıt tescil edilmesi gerektiği belirlenmiştir. Ancak, kararda yazılan \"Hazine adına mera vasfı ile özel siciline kaydına\" ifadesi karışıklık yarattığından, \"tarla vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tescillerine\" şeklinde düzeltilmesine karar verilmiştir. Kararda, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca mahkemenin doğru ve açık bir hüküm kurması gerektiği vurgulanmıştır. Ayrıca, yapılacak mera tahsis işlemlerinde 4342 sayılı Kanun'un hükümlerine uyulması gerektiği ifade edilmiştir.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kadastro
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı ... ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Mahkemenin verdiği önceki karar ... tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; dosyaya getirilen tapu kayıtlarına göre 1965 yılında dava konusu taşınmazların bulunduğu bölgede 4753 ve 5618 sayılı Kanun'lar uyarınca "Toprak Komisyonunca" yapılan çalışma ile taşınmazların belirtmelik tutanaklarının düzenlenerek haritaya bağlandığı ve bir kısım taşınmazlar hakkında 4753 ve 5618 sayılı Kanun'lar uyarınca 26.11.1965 tarihinde Hazine adına tapu kaydı oluşturulduğu, 2004 yılında bölgede 4342 sayılı Kanun uyarınca mera komisyonunca Toprak Komisyonu çalışmaları esas alınarak mera tespit ve tahsisi yapılıp, mera tahsis haritası ve eki belgelerin düzenlendiği, sonuçlarının kadastro tespit tarihinden önce ilan edildiğinin anlaşıldığı, buna karşın mera tahsis çalışmalarının kesinleşip kesinleşmediği ve taşınmazların mera haritasının kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmediği, hava fotoğrafları getirtilerek bunlardan da yararlanılmadığı açıklanarak öncelikle, 4342 sayılı Kanun uyarınca bölgede yapılan mera tahsisine ilişkin harita ve eki belgelerin ve hava fotoğraflarının mercilerinden getirtilerek dosyanın ikmal edilmesi, daha sonra taşınmazlar başında yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, dava sonucundan yararı olmayan komşu belde ya da köyler halkından seçilecek yerel bilirkişiler ile aynı yöntemle belirlenecek tanıklar, sağ olan belirtmelik tutanağı bilirkişileri ile kadastro tespit bilirkişileri, 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu ve fen bilirkişisinin katılımı ile taşınmazlar başında keşif yapılması, öncelikle geniş kapsamlı kadastro paftasının ölçeği ile mera tahsis haritasının ölçeği ve Hazineye ait tapu kaydının dayanağı olan toprak tevzii haritalarının ölçekleri eşitlendikten sonra yerel bilirkişi yardımı ve uzman bilirkişi tarafından haritalar çakıştırılarak yerine uygulanması, tahsisli meraların kapsamlarının kesin olarak belirlenmesi, 4342 sayılı Yasa'nın 21/2. maddesi hükmü de gözetilerek mera haritası içinde veya dışında kalan taşınmaz bölümleri hakkında yerel bilirkişi, sağ olan belirtmelik bilirkişileri ve tanıklardan taşınmazların öncesinin ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, arazinin davacıya ne zaman intikal ettiği, taşınmazların kamu orta malı niteliğinde mera olup olmadığı, kanunları uyarınca kaçak ve yitik kişilerden Hazineye kalan taşınmazlardan olup olmadığı, taşınmazların Hazine tapusunun kapsamında kalması halinde, Hazine tapusunun ihdasından önceki zilyetliğin ne kadar süreye ulaştığının etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak bilgi alınması, bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğun komşu parsellerin tutanak ve dayanakları ile denetlenmesi, tespite aykırı sonuca varıldığı takdirde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenerek aykırılığın giderilmesine çalışılması, uzman ziraat bilirkişi ve mahkeme heyeti hazır olduğu halde taşınmazların hep birlikte gezilip görülmesi, gözlemin keşif tutanağına aynen geçirilmesi, gözlem yapılırken taşınmazların fiziksel yapısı, meyil durumu, dava konusu taşınmazlarda toprak ya da varsa taş unsurundan hangisinin üstün geldiğinin belirlenmesi, bu olgular ve komşu taşınmazlar ile toprak yapısı yönünden yapılan mukayesenin keşif tutanağına aynen geçirilmesi, uzman ziraatçi bilirkişi kurulundan gözlemi yansıtacak biçimde ayrıntılı, gerekçeli, taşınmazların öncesinin kamu orta malı niteliğinde mera olup olmadığı ya da kültür arazisi niteliğinde bulunup bulunmadığı hususunda ayrıntılı rapor alınması, fen bilirkişisine uygulanan kayıtların kapsamını belirtir ve keşfi takibe imkan verir ayrıntılı ve krokili rapor düzenlettirilmesi, komşu 45, 47 ve 77 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili davalardaki inceleme ve uygulamaların da göz önüne alınması, meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğin süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımayacağının düşünülmesi, gerektiğinde derdest olan komşu parsel dosyaları ile birleştirme hususunun düşünülmesi, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın reddine, çekişmeli taşınmazların Hazine adına mera vasfı ile özel siciline kaydına karar verilmiş; hüküm, davacı ... ... tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
2. 3402 sayılı Yasa'nın 1. maddesi gereğince kadastro hakimi, çekişmeli taşınmaz hakkında doğru, açık ve infazı kabil hüküm kurmak zorundadır. Çekişmeli taşınmazların, toprak tevzi çalışmaları sonucunda Hazine adına oluşturulan tapu kayıtlarının kapsamında kaldığı belirlendiğine ve bu husus Mahkemenin de kabulünde olduğuna göre taşınmazların Hazine adına tapuya kayıt tesciline karar verilmesi gerekirken, özel mülkiyet halinde tescil ya da mera vasfı ile sınırlandırma şeklinde iki ayrı anlama gelecek şekilde "...Hazine adına mera vasfı ile özel siciline kaydına..." şeklinde hüküm tesis edilmek sureti ile infazda tereddüt yaratacak şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmekte ise de, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK'un 438/7. fıkrası gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda 2. bentte açıklanan sebeple temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile; hüküm fıkrasının 2. fıkrasında yer alan; "...Hazine adına mera vasfıyla özel siciline kaydına..." ibarelerinin hüküm yerinden çıkarılarak yerine "...tarla vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tescillerine..." ibaresinin yazılmasına ve hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 438/7. fıkrası gereğince düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 1. bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının reddine, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince ... Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden Mehmet ...'a iadesine, 23.03.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.