
Esas No: 2021/6964
Karar No: 2022/6581
Karar Tarihi: 04.04.2022
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/6964 Esas 2022/6581 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Ceza Dairesi tarafından incelenen bir suç dosyasında, sanığın 5607 sayılı Yasaya muhalefetten suçlu bulunduğu ancak suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği göz önünde bulundurularak cezasında indirim yapıldığı belirtilmiştir. Ancak mahkemenin sanığın hukuki durumunu tespit etme ve ceza belirleme görevi bulunmaktadır. Bu nedenle, yerel mahkeme kararı bozulmuştur. Kararda, 5607 sayılı Yasaya atıfta bulunulan maddeler (13/1, 3/11, 3/5, 3/10, 3/22 ve 5/2) ayrıntılı bir şekilde açıklanmıştır. Ayrıca, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren kanunlar da göz önünde bulundurulmuştur. Bunlar arasında, eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezaların indirileceği düzenlemesi ve etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale gelmesi sayılabilir. Kararda ayrıca, 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesi hakkında Anayasa Mahkemesinin iptal kararı hatırlatılarak, bu maddenin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu vurgulanmıştır.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, erteleme, müsadere, nakil aracının müsaderesine yer olmadığına
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I- Katılan ... İdaresi vekilinin suçta kullanılan nakil vasıtası hakkındaki hükme ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
Nakil aracının üçüncü kişiye ait oluşu ve yakalanan kaçak akaryakıt miktarı dikkate alınarak 5607 sayılı Yasanın 13/1 ve 5237 sayılı TCK'nun 54. maddelerine göre aracın iadesine ilişkin yerel mahkeme kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle iade kararının ONANMASINA,
II-Katılan ... İdaresi vekilinin sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyizine göre yapılan incelemede ise;
1.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/11. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/11-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5, 3/10 madde ve fıkraları kapsamında bulunduğu,
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı gözetilerek,
Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/11. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22. ve 5/2. maddelerinin somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası nazara alınarak sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
2. 24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle anılan maddenin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.04.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.