11. Hukuk Dairesi 2018/2315 E. , 2019/3900 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 13/09/2017 tarih ve 2014/390- 2017/850 E.K sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi’nce verilen 08/02/2018 tarih ve 2017/984-2018/107 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalının dava dışı Cem Bilaetti Ev ve Mutfak Eşyaları San. Tic. A.Ş"nin ortağı ve A grubu imzaya yetkili yönetim kurulu üyesi olduğunu, aynı zamanda anılan şirketin diğer ortaklarından olan dava dışı Bialetti Industrie SPA’nın da hakim ortağı olduğunu, dava dışı Cem Bilaetti Ev ve Mutfak Eşyaları San. Tic. A.Ş"nin bir kısım hisseleri müvekkiline ait iken, müvekkilinin bu hisselerini davalıya ve dava dışı Bialetti Industrie Spa"ya devrettiğini, bu devirler neticesinde dava dışı Cem Bialetti Ev ve Mutfak Eşyaları San. Tic. A.Ş"nin esas sermayesinin 31.013.203 TL"sinin dava dışı Bialetti Industrie SpA"ya, 25 TL’lik sembolik hissenin ise davalıya ait olduğunu, ancak hisselerin devri sırasında yaşanan süreçte davalının kendi el yazısı ve imzasını taşıyan taahhüdünü verdiğini, bu yazılı taahhüt niteliğindeki metinde "Cem Bilaetti A.Ş hisselerinin %49"nun halen ..."e aittir" ibaresinin yer aldığını bu beyanın alacağın temliki ve taahhüdü olduğunu, taahhüdünün yerine getirilmesi için davalıya gönderilen yazıya karşılık davalının kabul ve taahhüdün inkar edildiğini, davalının temerrüde düştüğünü, müvekkilinin sözleşmenin ifa edilmemesinden doğan zararından ve yoksun kaldığı kar payından sorumlu olduğunu ileri sürerek, tazminat miktarının tespitinin mümkün olmadığından belirsiz alacak davası kapsamında dava dışı Cem Bialetti Ev ve Mutfak Eşyaları A.Ş’nin %49’luk hissesinin piyasa değerinin tespiti ile bu alacağa karşılık şimdilik 400.000,00 TL ve 19.04.2011 tarihinden itibaren şirketin %49’luk hissesine düşen kâr payının tespiti ile bu alacağın şimdilik 100.000,00 TL olmak üzere toplam 500.000,00 TL’nin 19.04.2011 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu uyuşmazlığın taraflar arasındaki 19.02.2007 tarihli “Yatırım Feshi Sözleşmesi” ile bağlantılı olduğundan bu sözleşmede yer alan tahkim şartı sebebiyle uyuşmazlığın tahkimde çözümlenmesi gerektiğini, müvekkilinin dava dışı Cem Bialetti Ev ve Mutfak Eşyaları San. Tic. A.Ş’de sadece 25 adet paya sahip olduğunu, Bialetti Industrie SpA’nın da ortağı olmadığını, davacı ile müvekkilinin yönetim kurulu üyesi olduğu Bialetti Industries SpA arasında 2004 yılında yazılı olmayan centilmenlik anlaşması yapıldığını, buna göre, tarafların birlikte yeni bir anonim şirket kuracağını şirketin paylarının davacıya devredileceğini, ancak yeni kurulan dava dışı Cem Bialetti Ev ve Mutfak Eşyaları A.Ş’ye ortaklaşa yapılacak yatırımların sadece dava dışı Bialetti Ind. SpA tarafından gerçekleştirildiğini, bu yüzden tarafların centilmenlik anlaşmasını karşılıklı olarak son erdirerek 19.02.2007 tarihli Yatırım Feshi Sözleşmesi’ni akdettiklerini, bu sözleşmeye göre, dava dışı Cem Bialetti Ev ve Mutfak Eşyaları San. Tic. AŞ’de sermaye artırımına gidilmek suretiyle davacı tarafından kurulacak yeni bir şirketin sermaye artırımına iştirak etmesinin öngörüldüğünü, davacıya ait olan dava dışı Domaniç Grup Gayrimenkul A.Ş’nin dava dışı Cem Bialetti Ev ve Mutfak Eşyaları A.Ş’deki hisselerini, Yatırım Fesih Sözleşmesi’nin 6.4 maddesi uyarınca, dava dışı Bialetti Ind. SpA’ya devredildiğini, böylece davacının dava dışı Cem Bialetti Ev ve Mutfak Eşyaları A.Ş’deki dolaylı pay sahipliğinin son bulduğunu, bu belgenin ahde vefa ilkesi çerçevesinde verildiğini, şirket sermayesinin %49’unu temsil eden payların davacı tarafından kurulan Domaniç Grup Gayrimenkul A.Ş’ye devrinin yapılarak davacının dolaylı olarak şirkette pay sahibi olmasının sağlandığını, bu nedenle Yatırım Feshi Sözleşmesi öncesinde gerçekleştirilen görüşmeler sırasında düzenlenen belgede beyan edilen hususun davacı açısından yerine getirilmiş olduğunu, sözkonusu belgedeki 19.04.2011 tarihinin gerçeği yanısıtmadığını, sonradan müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında eklendiğini, öte yandan uyuşmazlığa konu payların ilmuhabere bağlandığını, dolayısıyla nama yazılı muvakkat ilmuhaberlerin devrinin alacağın temliki hükümleri kapsamında değil, sadece ciro yoluyla mümkün olduğunu, kaldı ki payların çıplak pay olduğu kabul edilse dahi, sözkonusu belgede pay devrine ilişkin olarak kayıtsız ve şartsız irade beyanı bulunmadığından belgenin alacağın temliki için aranan gerekli şartları taşımadığını belirterek davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davanın dayanağı olan belgedeki "Cem Bialetti A.Ş hisselerinin %49"unun halen ..."e aittir " ibaresinin, dava dışı Cem Bialetti Ev ve Mutfak Eşyaları A.Ş"nin hisselerinin davalı tarafından davacıya devrini içeren bir taahhüt açıklaması taşımadığı, dosya kapsamı itibariyle gerçeğe uygunluğu anlaşılamayan bir durum tespiti niteliğinde olduğu, pay devri yönünde bir hukuki işlem yapma iradesi içermediği, 19.04.2011 tarihli belgedeki beyanının devir iradesi taşıdığı kabul edilse dahi dava dışı Cem Bialetti Ev ve Mutfak Eşyaları A.Ş yönetim kurulunun 23.10.2009 tarihli kararı gereği şirketin paylarının ilmuhabere bağlandığı, 19.04.2011 tarihli belgenin düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK"nın 416/2. maddesi gereğince, ilmühaberlerin devrinin ciro edilip devralana zilliyetliğin geçirilmesiyle mümkün olduğundan devir koşullarının gerçekleşmediği, payların çıplak pay olduğu düşünülse bile bu seferde tasarruf işlemi niteliğinde olan ve yazılı geçerlilik şartına bağlı alacağın temliki işleminin, devredenin devir iradesini taşıması gerektiği, davalının dayandığı 19.04.2011 tarihli belgede devir iradesinin bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesince, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesinde; dava ve dava konusu belgenin düzenlendiği tarihi itibariyle dava dışı Cem Bialetti Ev ve Mutfak Eşyaları A.Ş’de davalının 25 adet hissesi olup, geri kalan hisseler üzerinde tasarrufta bulunması ya da bu hisselerin devrini taahhüt etmesi hukuken geçerli olmadığı, yazılı belgede yer alan “Cem Bialetti A.Ş hisselerinin %49’unun halen ...’e aittir.” ibaresi, tespit hükmüne havi ifade niteliğinde olup, herhangi bir taahhüt ya da devir iradesi taşımadığı, anılan
belgenin, bir hukuki işlem yapma iradesinin dışında bir durum tespiti içerdiği, bu durumda davalının şahsi sorumluluğunun bulunmadığı, ayrıca şirket paylarının ilmuhabere bağlandığı, ilmuhabere bağlanmış hisselerin ciro yolu ile devredilmesi gerektiği, hisseler çıplak olsa bile alacağın temliki yolu ile devredilebileceği, davalının elinden sadır olduğu kabul edilen belgenin alacağın temliki hükümlerini de içermediği gerekçesiyle davacı vekili istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK"nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK"nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK"nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 8,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 20/05/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.