Abaküs Yazılım
13. Hukuk Dairesi
Esas No: 2019/224
Karar No: 2019/9437
Karar Tarihi: 07.10.2019

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2019/224 Esas 2019/9437 Karar Sayılı İlamı

13. Hukuk Dairesi         2019/224 E.  ,  2019/9437 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın asıl davada kısmen kabulüne kısmen reddine, birleşen davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde asıl davada davacı-bir.dos.davalısı Tasfiye Halinde Sınırlı Sorumlu ... Turistik Pansiyon Yapı Kooperatifi avukatınca, birleşen davada davacılar; 1-... avukatlarınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
    KARAR
    Asıl davada davacı, 1925 parsel sayılı taşınmazda davalılar adına kayıtlı bulunan 561/576 hissenin 29.12.1987 tarihli düzenleme şeklinde satış vaadi sözleşmesi ile tarafına satışının vaad edildiğini, ferağ takririnin 31.12.1998 tarihinde verilmesinin kararlaştırıldığını, ancak davalıların tapuda devir yapmaya yanaşmadıkları gibi taşınmazın kooperatif adına tescili için açılan davanın da reddedilerek 12.09.2005 tarihinde kesinleştiğini, davalıların bu nedenle aldıkları bedelleri iade etmeleri gerektiğini ileri sürerek, döviz bazında ödenen bedellerin döviz olarak tahsilini, Türk lirası olarak yapılan ödemenin reel değerinden şimdilik 20.000,00-TL"nin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
    Davalılar, davacının kendi kusuru ile sözleşmeyi yerine getirmediğini, bu hususun açılan tapu iptal tescil davası ile belli olduğunu savunarak, davanın reddini dilemişlerdir.
    Birleşen davada davacı ..., davalı kooperatif ile ... 5. Noterliğinin 65277 yevmiye ve 29.12.1987 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi yapıldığını, daha sonra aralarında "sözleşmedir" başlıklı ek sözleşme yapılarak satış vaadindeki gayrimenkulün değerinin 100,00-TL"si peşin, 17.400,00-TL"si vadeli olmak üzere toplam 17.500,00-TL olarak belirlendiğini, davalının bu sözleşmeye uygun davranmadığını, edimlerini yerine getirmediğini ve zamanında ödemeleri yapmadığını, davalının satış vaadine dayalı olarak tapu iptali ve tescil talep ettiğini, bu yönde ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/52 esas sayılı dosyası ile tescil davası açıldığını ve reddedildiğini, bu nedenle eline geçecek bedel ile gayrimenkulün 3. şahıslara satış bedeli arasındaki fark nedeni ile zararı oluştuğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile satış vaadi sözleşmesinin zamanında yerine getirilmemesi nedeni ile uğradığı zarar için şimdilik 10.000,00-TL"nin davalıdan ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
    Davalı Kooperatif, yargılamanın uzamaması yönünden birleşen dosyadaki 10.000,00-TL talebi kabul ettiklerini beyan etmiştir.
    Mahkemece, asıl davada, davanın kısmen kabulü ile 2.231,23-TL tazminatın dava tarihi olan 18.09.2006 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin ve ıslah talebinin reddine; birleşen davada, davanın kabul nedeniyle kabulü ile 10.000,00-TL tazminatın dava tarihi olan 16.02.2010 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, asıl dava davacısı ve birleşen dosya davacısı tarafından temyiz edilmiştir.
    1-Birleşen dava yönünden; dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, kararın bozmaya uygun olmasına ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre birleşen dosya davacısının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
    2-Asıl dava yönünden; dosya kapsamı incelendiğinde, Mahkemenin 2008/181 Esas 2014/623 Karar sayılı 27.11.2014 tarihli ilamı ile "Asıl davanın ıslah dilekçesi doğrultusunda talep ile bağlı kalınarak kabulü ile 20.000,00-TL"nin dava tarihi olan 18.09.2006 tarihinden itibaren 160.000,00-TL"nin ıslah tarihi olan 09.09.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsiline" karar verilmiş; söz konusu kararın taraflarca temyizi üzerine Dairemizin 29.09.2016 tarih 2015/23724 Esas 2016/17513 Karar sayılı ilamı ile “...Hemen belirtmek gerekir ki, noterde yapılan sözleşme geçerli olduğundan davacı denkleştirici adalet ilkesine göre değil de davacı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin ifasının imkansız hale geldiği tarihteki bedeli isteme hak ve yetkisine sahiptirler. Aksinin kabulü, akdin ifasının imkansız hale geldiği tarihte bedeli talep etme hakkı bulunan davacının kendi kusurları ile daha fazla hak elde etme imkanına sahip olmaları sonucunu doğurur ki bunun da hukuken korunması olanaksızdır. Eldeki dava konusu olayda, akdin ifasının imkansız hale geldiği tarih, tapu iptal tescil davasının reddedilip kesinleştiği tarih olan 12.09.2005 olup, o tarihteki bedeli isteyebilirler. Mahkemece, davanın kesinleştiği tarih akdin ifasının imkansız hale geldiği tarih olarak kabul edilerek o tarihteki değere hükmedilmesi gerekirken denkleştirici adalet ilkesi gereğince hesaplanan bedele hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir." gerekçesiyle bozulmuş; bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde bu kez, Mahkemenin 2016/691 Esas, 2018/667 Karar sayılı 11.10.2018 tarihli ilamı ile, “davanın kısmen kabulü ile 2.231,23-TL tazminatın dava tarihi olan 18.09.2006 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin ve ıslah talebinin reddine" karar verilmiştir. Hal böyle olmasına ve mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen, bozma gereğince hüküm tesis edilmemiştir. Taraflar arasında düzenlenen 29.12.1987 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile davalılar dava konusu taşınmazdaki hissesini davacıya satmış olup; taraflar arasında yapılan bu sözleşme geçerlidir. Geçerli sözleşmenin ifa edilmemesi nedeniyle davacı, taşınmazın sözleşmenin ifasının imkansız hale geldiği tarihteki rayiç değerini isteyebilir. Dava konusu olayda, akdin ifasının imkansız hale geldiği tarih, tapu iptali ve tescil davasının reddedilip kesinleştiği tarih olan 12.09.2005 olup, davacı taşınmazın o tarihteki rayiç değerini isteyebilir. Mahkemece, bozmaya uygun şekilde gerekli inceleme ve değerlendirme yapılmak suretiyle davanın kesinleştiği tarih akdin ifasının imkansız hale geldiği tarih kabul edilerek, taşınmazın o tarihteki rayiç değerine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
    SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle birleşen dosya davacısının tüm temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün asıl dava davacısı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 35,90 TL harcın asıl davada davacı-bir.dos.davalısı Tasfiye Halinde Sınırlı Sorumlu ... Turistik Pansiyon Yapı Koop."ne, 127,50 TL harcın bir.dos.davacılara iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07/10/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi