13. Hukuk Dairesi 2012/28587 E. , 2013/22457 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Avukat .... ile davalı asil ..."in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, hamile olup kontrol ve doğum hazırlıkları için davalılardan Dr...."e 28.08.2005 tarihinde müracaat ettiğini, aynı tarihte diğer davalı şirketin... Tıp Merkezine .... sayılı protokol numarasıyla yatırıldığını, 28.08.2005 tarihinde Dr.... tarafından ameliyata alınarak sezaryenle doğum yaptırıldığını, sezaryen sırasında koter denilen 220 voltajla çalışan elektrikli aletin çalıştırılması esnasında toprak hattı ile gerekli önlem alınmadan söz konusu alet çalıştırıldığı için her iki ayak topuğunda 2.derecede yanık meydana geldiğini, iki topuktaki hayatiyet ve canlılığın tümden yok olması sonucunda oluşan yaralar nedeni ile Plastik Cerrahi tarafından topuklar kazınarak temizlenip topuklara depridman grefleme ameliyatıyla vücudun başka yerlerinden bu bölgeye doku nakli yapıldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 3.000,00-TL maddi, 40.000,00-TL 2012/28587
Manevi tazminat olmak üzere toplam 43.000,00-TL"nin davalılardan müştereken ve müteselsilen olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılardan... ... Hizmetleri Ltd.Şti. açılan davanın hukuki dayanaktan yoksun, yersiz ve mesnetsiz olduğunu, davacının dava dilekçesinde iddia ettiği gibi meydana gelen zararların doktorun özensiz davranışından kaynaklanmasının mümkün olmadığını, zira hastanede aynı ameliyatın yapıldığı diğer vakalarda davacınınki gibi bir şikayetin vuku bulmadığını, savunarak davanın reddine karar verilmisini savunmuştur.Davalı ... Şendavacının ayak topuklarında meydana gelen yanığın elektrik yanığı olduğu iddiasının oldukça şüpheli olduğunu, davacının başarılı geçen anne, bebek açısından sezaryene ait hiçbir komplikasyonun olmadığının ameliyat tamamlandıktan sonra odasında dinlenmeye alındığında kimseye danışıp sormadan kendi refakatcısının fikriyle ayak topuklarının altına sıcak su torbası konduğunu, davacının devam eden spinal anestezi etkisi ile topuklarında oluşan termal yanığı hissetmediğini, bu olayda kendisinin hiçbir ihmal veya kusurunun olmadığını, savunarak, davanın reddine karar verilmesini dilimiştir
Mahkemece, "...alınan tüm bilirkişi raporları ve Adli Tıp Kurumu raporu ile davacının ayağındaki yanıkların koter cihazı kullanımı sonucu olduğu tespit edilemedeği, daha ziyade sıcak su torbalarının davacı ayaklarına konulması ile yanıkların ve yaralanmanın meydana geldiği bildirilmiş olup, su torbalarının da hasta yakınları tarafından davacı ayaklarına uygulandığı dosyamız içerisinde bulunan 28.08.2005 tarihli doktor ve Operatör Dr. ... ile nöbetçi hemşire... imzalı tutanak ile tespit edildiği ve hasta yakınlarının uyarıldığı anlaşılmış olup, davacının ayağındaki yanıkların ve yaralanmanın koter cihazı kullanımından değil, sıcak su torbası kullamını neticesi oluştuğu ve bunun aksinin davacının ispat edemediği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği ..." gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava, davacının tedavisini üstlenen davalı hastane ve istihdam ettiği doktorunun teşhis ve tedavi sırasındaki kusurları nedeniyle oluşan zararın giderilmesi isteğine ilişkindir. Davanın temeli vekillik sözleşmesi olup, özen borcuna aykırılığa dayandırılmıştır.(BK 386-390) Vekil, vekalet görevine konu işi görürken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden sorumlu değil ise de, bu sonuca ulaşmak için gösterdiği çabanın, yaptığı iş ve işlemlerin, davranışların özenli olmayışından doğan zararlardan dolayı sorumludur. Vekilin sorumluluğu genel olarak işçinin sorumluluğuna 2012/28587-2013/22457
İlişkin kurallara bağlıdır. Vekil işçi gibi özenle davranma zorunda olup, en hafif kusurundan bile sorumludur (BK 321/1 md). O nedenle doktor ve hastanenin meslek alanı içinde olan bütün kusurları, hafifte olsa sorumluluğun unsuru olarak kabul edilmelidir.
Vekil, hastanın zarar görememesi için, mesleki tüm şartları yerine getirmek, hastanın durumunu tıbbi açıdan zamanında ve gecikmeksizin saptayıp, somut durumunu gerektirdiği önlemleri eksiksiz bir şekilde almak, uygun tedaviyi de yine gecikmeden belirleyip uygulamak zorundadır. Asgari düzeyde dahi olsa bir tereddüt doğuran durumlarda, bu tereddüdünü ortadan kaldıracak araştırmaları yapmak ve bu arada da koruyucu tedbirleri almakla yükümlüdür. Çeşitli tedavi yöntemleri arasında bir seçim yapılırken, hastanın ve hastalığın özellikleri göz önünde tutulmak, onu risk altına sokacak tutum ve davranışlardan kaçınmak ve en emin yol seçilmek gerekir. Gerçekten de müvekkil (hasta) mesleki bir iş gören vekilden, tedavinin bütün aşamalarında titiz bir ihtimam ve dikkat beklemek hakkına sahiptir. Gereken özen görevini göstermeyen vekil, BK 394/1 maddesin hükmü uyarınca, vekaleti gereği gibi ifa etmemiş sayılmalıdır.
Somut olayda, davacının topuklarında meydana gelen yanıkların, mahkeme değerlendirmesine göre su torbasından kaynaklandığı belirtilmiş isede, bilirkişiler Prof. Dr.... Akan, Prof. Dr. ... Alper ve Prof. Dr. Ufuk Emekli Mahkememize sundukları 19.11.2008 tarihli raporları ile "...Yukarıdaki tüm açıklamalar ışığında davacının ayak topuklarında sezaryen operasyonu sonrasında ortaya çıkan yanıkların cerrahi operasyonda kullanılan elektro koter cihazı metal hasta plaklarında ortaya çıkabilecek yüksek kaçak akımlar nedeni ile oluşmuş olabileceğini, ancak benzer bir yanığın hastanın ayak bilekleri altına konduğu iddia edilen sıcak su torbalarından da olabileceği, özellikle anestezi etkisindeyken bu yanıkların farkedilemeyeceğinin düşünüldüğünü, aradaki ayrımın bilirkişilerce değil diğer hukuki delillerin değerlendirilmesi ile yapılacağı kanaatinde olduklarını, maddi veya manevi tazminatın tespit ve takdirini ise Mahkemenin takdirine bıraktıklarını" belirtikleri açık olup, diğer raporlardada sıcak su torbasından kaynaklandığına dair tam bir belirlemenin bulunmadığı anlaşılmaktadır.Dosyada dinlenen ve davalı hastahane personeli olan tanık Pervin Şenol"un 19.4.2011 tarihli beyanında "....araştırma yaptık,hastanın ayağına su konulup konulmadığını ve hastanın ayağındaki yanığın koter cihazından olduğunu anladık,ancak cihazın ne için sinyal vermediğini anlayamadık, hastahanedeki plastik cerrahi hekimleri tarafındanda hastanın ayağı muayene edildi ve ayağındaki yanığın koter cihazına bağlı olabileceği söylendiğini hatırlıyorum.." dediği anlaşılmakla mahkemece bu
tanığın ifdesine üstünlük tanınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma gerektirir
SONUÇ:Açıklanan nedenlerle davacı tarafından temyiz olunan mahkeme kararının davacı yararı na BOZULMASINA,990,00 TL duruşma avukatlık parasının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan 21,15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23.9.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.