
Esas No: 2021/3500
Karar No: 2022/3494
Karar Tarihi: 07.04.2022
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/3500 Esas 2022/3494 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Kadastro Mahkemesi'nde görülen bir Uygulama Kadastrosu Tespitine İtiraz davasında, önceki karar bozulmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne hükmedilmiştir. Ancak, yapılan araştırma ve inceleme yeterli değildir ve eksiklikler bulunmaktadır. Bu nedenle, bir keşif yapılması gerekmektedir ve keşif sırasında uzman bilirkişi heyeti de bulunmalıdır. Ayrıca, deliller birlikte değerlendirilerek karar verilmelidir ve uygulama kadastrosunun amacı göz önünde bulundurulmalıdır. Hüküm bozulmuştur.
Kanun Maddeleri:
- 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi
- 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi
- HUMK'un 440/I maddesi
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Uygulama Kadastrosu Tespitine İtiraz
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalılar Hazine ve Kadastro Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Mahkemenin vermiş olduğu önceki karar ... tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle “dava konusu taşınmazların hem uygulama tutanağı gibi tesciline hem de taşınmazların yüzölçümleri değişecek şekilde uygulama tutanaklarının düzeltilerek tesciline karar verilmesinin isabetsiz olduğuna, ayrıca davacının 165 ada 23 parsel sayılı taşınmazının 4.998,01 metrekare olarak tesciline karar verilmiş ise de hüküm fıkrasında gösterilen (A), (B), (C) ve (D) harfi ile gösterilen bölümlerin miktarları ve davacı taşınmazının uygulama kadastrosu sırasındaki miktarı toplandığında 4.850,93 metrekare olmakla infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulmuş olmasının hatalı olduğuna” değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, 165 ada 24 parselin 1.813,74 m² olarak ve beyanlar hanesine I1 ile gösterilen 89,21 m² kısmın 165 ada 25 parsel ile mükerrer olduğunun karşılıklı olarak şerh verilerek uygulama tutanağının düzeltilmesine, 165 ada 26 parselin 896,21 m² olarak ve beyanlar hanesine C ile gösterilen 496,28 m² kısmın 165 ada 23 parsel ile mükerrer olduğunun karşılıklı olarak şerh verilerek, G ile gösterilen 399,94 m² kısmın 165 ada 25 parsel ile mükerrer olduğunun karşılıklı olarak şerh verilerek uygulama tutanağının düzeltilmesine, 165 ada 28 parselin beyanlar hanesine I2 ile gösterilen 1.064,32 m² kısmın 165 ada 25 parsel ile mükerrer olduğunun karşılıklı olarak şerh verilerek, E ile gösterilen 215,29 m² kısmın 165 ada 23 parsel ile mükerrer olduğunun karşılıklı olarak şerh verilerek uygulama tutanağının düzeltilmesine, (A) harfi ile gösterilen 1.247,71 m² kısmın, (B) ile gösterilen 116,40 m² kısmın, (C) ile gösterilen 496,28 m² kısmın, (E) ile gösterilen 215,29 m² kısmın 165 ada 23 parsele eklenerek 4.998,01 m² olarak uygulama tutanağında düzeltilerek tesciline, (G) harfi ile gösterilen 399,94 m² kısmın (I1) ile gösterilen 89,21 m² kısmın, (I2) ile gösterilen 1.064,32 m² kısmın 165 ada 25 parsele eklenerek 1.553,47 m² olarak uygulama tutanağında düzeltilerek tesciline, Kadastro Müdürlüğüne açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davalılar Hazine ve Kadastro Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, ... bozma ilamına uyulmasına rağmen bozma gerekleri yerine getirilmemiş olup ayrıca yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli değildir. Şöyle ki, tapu kayıtlarının incelenmesinde, dava konusu eski 843 parselin, 1973 yılında eski 599 parselin ifrazı sonucunda oluştuğu anlaşılmakta ise de Mahkemece ifraza ilişkin belgeler, ifraz haritası ve krokileri dosya arasına alınmamıştır. Öte yandan Mahkemece hükme esas alınan 30.04.2015 havale tarihli bilirkişi raporu ekindeki krokilerde uygulama kadastrosu ile belirlenen sınırların ilk tesis kadastrosu ile belirlenen sınırlar ile çakıştırılmadığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla Mahkemece, amacına ve yöntemine uygun bir araştırma yapılabilmesi için öncelikle, denetime veri teşkil etmek üzere, tesis kadastrosunun yapıldığı tarihe en yakın tarihli ... fotoğrafları, temin edilebilen en eski ve güncel ortofoto ve uydu fotoğrafları, tesis kadastrosuna ait pafta haritası, varsa bu haritada değişiklik yapan ifraz haritaları, mahkeme ilamları ve eki olan haritalar, varsa uygulama kadastrosu sırasında yararlanıldığı anlaşılan diğer haritalar, dava konusu taşınmaza ilişkin tesis kadastrosu ve uygulama kadastrolarına ait ölçü çizelgesi, hesap cetveli ve ölçü krokileri gibi bilgi ve belgelerin toplanması gerekmektedir.
Bundan sonra mahallinde, yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, harita mühendisi ve jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi sıfatına sahip üç kişilik uzman bilirkişi heyetinin katılımı ile keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dava konusu taşınmaz ve çevresinin toprak yapısı, bitki örtüsü, zeminde mevcut ağaçların yaşı gibi hususlar ile zeminin jeolojik yapısının değerlendirilmesine ihtiyaç duyulan hallerde uzman ziraat bilirkişisi ile jeoloji mühendisi bilirkişi de keşif heyetine dahil edilmelidir.
Yapılacak keşif sırasında yerel bilirkişi ve tanıklardan tesis kadastrosu sırasında da zeminde mevcut olan sabit sınır ya da yapılar bulunup bulunmadığı sorularak varsa yerleri teknik bilirkişiye işaretlettirilmeli, fotoğrafları çekilmeli, taraflar keşif sırasında hazır bulunmakta ise zeminde ortak sınır üzerinde uzlaşıp uzlaşmadıkları tespit edilip gerektiğinde imzaları ile beyanları tevsik edilmeli, uzlaşılan sınırlar ile iddia edilen sınırlar teknik bilirkişi tarafından haritasında işaretlenmeli, keşif sırasında hazır edilmeleri halinde ziraat bilirkişisi ile jeoloji mühendisi bilirkişisinden, taşınmazlar arasında değişmeyen doğal ya da yapay sınırlar bulunup bulunmadığı, sınırlarda mevcut ağaçların yaşları gibi hususlarda bilgi alınmalı, teknik bilirkişiden denetime veri teşkil etmek üzere dosya içine getirtilen bilgi ve belgeler ile bilirkişi ve tanık anlatımlarından yararlanarak uygulama kadastrosunu denetlemesi istenmelidir. Teknik bilirkişiden, tesis kadastrosunun, paftaların üretim yılı, üretim tekniği, altlığı ve ölçeği gibi hususları da açıklar tarzda hangi yöntem ve tekniklerle yapıldığı, uygulanan yöntemlerin hata paylarının ne olduğu, üretilen haritaların zeminle uyumsuz bulunması halinde farklılığın nereden ve hangi sebeplerden kaynaklandığı, sırasıyla tersimat hatası, hesap hatası, ölçü hatası ve sınırlandırma hatası bulunup bulunmadığı, uygulama kadastrosu sonucu tespit edilen yeni sınırların niteliğinin ne olduğu ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak belirlenip belirlenmediği, uygulama kadastrosunda hata yapılmış ise doğru sınır ve haritanın nasıl olması gerektiği gibi hususlarda ve "ada raporu" ile "uygulama tutanağı ve haritasını" irdeler şekilde, teknik ve bilimsel verilere dayalı, gerekçelendirilmiş, denetlenebilir ve ayrıntılı rapor ve haritalar alınmalıdır. Raporun denetime elverişli olması için teknik bilirkişiden, düzenleyeceği haritalardan iki tanesinde ... fotoğrafı üzerinde, iki tanesinde ise ortofoto (yoksa uydu fotoğrafı) üzerinde ilk tesis kadastrosu paftası ve uygulama kadastrosu paftasını çakıştırması istenmeli; çakıştırmaların birer tanesinin ada bazında değerlendirme yapmaya elverişli geniş ölçekli olması, diğerinin ise dava konusu taşınmaz ve çevresini gösterir şekilde daha dar ölçekli olması istenmelidir. Teknik bilirkişi haritasında, uygulama kadastrosunda yanlışlık varsa, infazı kabil bir hükme esas olmak üzere doğru sınırların nasıl olması gerektiği de gösterilmelidir.
Açıklanan yönteme uygun inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmeli; değerlendirme yapılırken uygulama kadastrosunun amacının mülkiyet ihtilaflarını çözmek olmadığı ve mülkiyet uyuşmazlıklarının uygulama kadastrosuna ilişkin davalarda tartışma konusu yapılamayacağı göz önünde bulundurulmalıdır.
Mahkemece bu yönler gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması isabetsiz olup, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalıların temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulüyle, Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince ... ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 07.04.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.