12. Ceza Dairesi 2020/491 E. , 2021/6718 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Davacının davasının kısmen kabulü ile 13.644,11 TL maddi, 40.000,00 TL manevi tazminatın davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
05.08.2017 tarihli ve 30145 Mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 21. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK"nın 291. maddesinin 1. fıkrasındaki 15 günlük sürenin istinaf mahkemelerine ilişkin temyiz süresini düzenlediği, daha önce Yargıtay incelemesinden geçen dosyalara ilişkin temyiz süresinin 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 310. maddesine göre 1 hafta olduğu gözetilmeksizin, hüküm fıkrasında temyiz süresinin 15 gün olarak belirlenmesi suretiyle davacı vekilinin yanıltıldığı anlaşıldığından, davacı vekilinin 26.11.2019 tarihli temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Tazminat davasının dayanağı olan İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/289 esas 2013/356 karar sayılı dava dosyasının incelenmesinde; davacının Cinsel İstismar suçundan 01.10.2010-12.07.2013 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, tutukluluğun 01.10.2010-27.06.2012 tarihleri arasında 636 gün infazının yapıldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 01.11.2013 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK"nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla;
Davacının 40.000,00 TL maddi, 80.000,00 TL manevi tazminatın tahliye tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada, yerel mahkemece 23.447,55 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın tahliye tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedilmesi üzerine dairemizce yapılan incelemede, nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, davacı lehine belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda az manevi tazminata hükmolunması, geliri ve tutuklu kaldığı döneme ilişkin kazanç kaybı miktarı konusunda itibar edilebilecek herhangi bir belge ibraz edemeyen davacının, bahse konu döneme ilişkin olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarları üzerinden hesaplanacak 13.644.11 TL"nin gelir kaybı olarak ödenmesine karar verilmesi gerekirken, hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak bu miktarın üstünde olacak şekilde ""23.447.55""TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması, gerekçeleri ile hükmün bozulması üzerine yerel mahkemece duruşma açılıp, 13.644.11 TL maddi, 40.000,00 TL manevi tazminatın tahliye tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedildiği anlaşılmakla;
Gerekçeli karar başlığında, ""Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat"" olan dava türünün ""tazminat talebi"" olarak yazılması ve ""24.02.2014"" olan dava tarihinin yazılmaması, mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışlığı olarak kabul edilmiştir.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin, davanın reddi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarlarının fazla olduğuna ilişkin, davacı vekilinin, hükmedilen tazminat miktarlarının az olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarına tahliye tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesine rağmen faiz başlangıç tarihinin gösterilmemesi,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapmayı gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün birinci ve ikinci bendinde yer alan “tahliye tarihinden” ibaresi çıkarılarak yerine “tahliye tarihi olan 27.06.2012 tarihinden” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.10.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.