
Esas No: 2021/3672
Karar No: 2021/6714
Karar Tarihi: 11.10.2021
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/3672 Esas 2021/6714 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Taksirle yaralama suçundan sanık ... Gönül"ün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 89/1, 62/1 ve 52/2. maddesi uyarınca 1.500,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Çerkezköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/11/2018 tarihli ve 2017/532 esas, 2018/834 sayılı kararına yönelik itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına ilişkin Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 29/04/2019 tarihli ve 2019/230 değişik iş sayılı kararını müteakip, yapılan yargılama neticesinde sanık hakkında hükmün açıklanmasına, 5237 sayılı Kanununun 89/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1.500,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Çerkezköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/11/2019 tarihli ve 2019/736 esas, 2019/832 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya aslının istinaf incelemesine esas olmak üzere, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiş olması nedeniyle onaylı dosya sureti üzerinden yapılan incelemede,
Dosya kapsamına göre, sanığın üzerine atılı taksirle yaralama suçuna ilişkin kusuru hakkında herhangi bir tespit yapılmadığı halde, tarafların kusur oranları belirlenmeden mahkemece yapılan soyut değerlendirmeye göre mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle,
5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 01/04/2021 gün ve 94660652-105-59-14123-2020-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden ihbar ve mevcut evrak tebliğ kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Taksirle yaralama suçundan sanık ... Gönül"ün tali kusurlu olduğunun kabulü ile mahkemece 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 89/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1.500,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına kesin olarak karar verildiği, sanık müdafinin tarafların kusur oranlarının ve sanığın kast ve taksire dayalı eyleminin ağırlığının tespiti için bilirkişi raporu alınması gerektiğinden bahisle kanun yararına bozma talebinde bulunduğu anlaşılmakla;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14/12/2010 tarihli ve 2010/4-210 esas, 2010/259 sayılı kararında da belirtildiği üzere, Yasa yararına bozma yöntemi, karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesini ve ülke sathında uygulama birliğine ulaşılmasını sağlamak amacıyla, olağanüstü bir denetim muhakemesi yolu olarak Ceza Yargılaması Yasasının 309 ve 310. maddelerinde düzenlenmiş olup bu denetimin konusu, maddi ve yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılıklardır. Ancak, gerek kesin hükmün otoritesinin korunması zorunluluğu, gerekse olağanüstü bir denetim yolu olması nedeniyle dar kapsamlıdır; her türlü hukuka aykırılığın öne sürülüp incelenmesine elverişli bir denetim yolu değildir.
Tüm bu nedenlerle; somut yasa yararına bozma isteminin CMK"nın 309 ve 310. maddesinde düzenlenen amaca uygun hukuka aykırılık niteliğinde bulunmaması nedeniyle,
Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen ihbarnamedeki bozma isteği, incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görülmediğinden, Çerkezköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/11/2019 tarihli ve 2019/736 esas, 2019/832 sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma talebinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca REDDİNE, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11/10/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.