7. Hukuk Dairesi 2016/10630 E. , 2016/8138 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
(İş Mahkemesi Sıfatıyla)
Dava Türü : Alacak
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay"ca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1- Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, iş sözleşmesini emekli olması nedeniyle sonlandırdığını beyanla kıdem tazminatının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalılar, davacının taleplerinin haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, ıslah dilekçesinin davalı ... ."ne tebliğ edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra davacı talep ettiği alacak miktarlarını ıslah dilekçesi ile artırmıştır. Islah dilekçesinin davalılardan .....’ne tebliğ edildiğine dair tebligat parçasına dosya içinde rastlanmamıştır. Yapılacak iş, ıslah dilekçesinin davalıya tebliğ edilip edilmediğini araştırmak, ıslah dilekçesi davalıya tebliğ edilmiş ise tebligat parçasını dosyaya eklemek, ıslah dilekçesi davalıya tebliğ edilmemiş ise ıslah dilekçesinin 6100 sayılı HMK’nın 177. maddesine göre davalıya tebliğ edilmeden karar verilmesinin davalının savunma ve hukukî dinlenilme hakkının ihlali niteliğinde olduğu gözetilerek tebligat eksikliğini giderip çıkacak sonuca göre bir karar vermektir.
3-Davacı vekili dava dilekçesinde davacının davalı nezdinde 01.09.1996-30.03.2010 tarihleri arasında 3997 gün çalıştığını ve son ücretinin 853,74 TL olduğunu beyan ve kabul ettiği halde, HMK"nun 26.maddesine aykırı biçimde talep aşılarak bilirkişi raporunda davacının 01.09.1996-30.03.2010 tarihleri arasında 4247 gün çalıştığı ve son giydirilmiş brüt ücretinin 883,00 TL olduğu kabul edilerek kıdem tazminatı hesabının yapılması ve bu rapora göre karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
4-Kıdem tazminatına işletilen faizin başlangıç tarihi konusu taraflar arasında ihtilaflıdır.
Dava dosyası içeriğinden davacının iş akdinin emeklilik nedeni ile sona erdiği anlaşılmaktadır. 4857 sayılı İş Kanununun 120. maddesi yollamasıyla yürürlükte olan 1475 sayılı Yasanın 14/5. maddesinde işçinin yaş koşulu dışında sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısını doldurması ve işyerinden ayrılması halinde kıdem tazminatına hak kazanılabileceği hükme bağlanmıştır. İşçinin bağlı bulunduğu kurum ya da sandığa bahsi geçen işlemler için başvurması ve bu yöndeki yazıyı işverene bildirmesi gerekir. Böylece işçinin yaşlılık, emeklilik, malullük ve toptan ödeme yönlerinden bağlı bulunduğu mevzuata göre hak kazanıp kazanmadığı denetlenmiş olur. Öte yandan işçinin, sosyal güvenlik anlamında bu hakkı kazanmasının ardından ilgili kurum ya da sandığa başvurmaksızın kıdem tazminatı talebiyle işyerinden ayrılması ve bu yolla hakkın kötüye kullanılmasının önüne geçilmiş olur. İşçi tarafından bağlı bulunduğu kurum ya da sandıktan buna ilişkin yazının işverene bildirildiği anda işverenin kıdem tazminatı ödeme yükümü doğar ve faiz başlangıcı da bu tarih olarak esas alınmalıdır.
Dosya içinde davacının 1475 sayılı Yasanın 14/1-5 bendi gereğince yaş şartı dışında diğer şartları yerine getirdiğine ilişkin kurumdan aldığı yazıyı işverenlere bildirdiği yönünde bir kayıt ya da belge bulunmamaktadır. Bu nedenle kıdem tazminatı için faize dava tarihinden itibaren hükmedilmesi gerekirken fesih tarihinden itibaren hükmedilmesi hatalı olmuştur.
O halde davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı ... ."ne iadesine, 13/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.