Abaküs Yazılım
8. Daire
Esas No: 2018/6439
Karar No: 2021/1780
Karar Tarihi: 24.03.2021

Danıştay 8. Daire 2018/6439 Esas 2021/1780 Karar Sayılı İlamı

T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/6439
Karar No : 2021/1780

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...

VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Odası Başkanlığı

VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Kayseri Sanayi Odası'nda çay ocağı personeli olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-g maddesi uyarınca Kayseri Sanayi Odası Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararı ile görevden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:… sayılı kararıyla; davacının davalı İdarede 15/12/1996 tarihinden beri çalıştığı, ... tarihinde iş sözleşmesini feshettiğinden bahisle ... İş Mahkemesi'nde açtığı davada verilen ... tarih E:..., K:... sayılı görevsizlik kararının 06/10/2017 tarihinde kesinleşmesi üzerine 30 gün içinde İdare Mahkemesinde dava açılması gerektiği; ayrıca anılan bu davada davalı idare tarafından mahkemeye 13/02/2017 tarihinde sunulan cevap dilekçesinde, davacının ... tarih ve ... sayılı karar ile görevden çıkarılmasına karar verildiği hususuna yer verildiğinin belirtildiği ve kararın cevap dilekçesine eklenerek mahkemeye ibraz edildiği, ... tarihli duruşmada davalı idarenin cevap dilekçesinin davacı vekiline tebliğ edildiği, dolayısıyla davacının aynı tarihte dava konusu işlemden haberdar olduğu dava dosyasındaki bilgi ve belgelerden anlaşıldığından, ... tarihini izleyen altmış gün içinde (dava açma süresinin son günü çalışmaya ara verme zamanına denk gelmekle en son) 07/09/2017 tarihine kadar dava açılması gerekmekte iken, her iki durumda da dava açma süresi geçirilerek 08/12/2017 tarihinde açıldığı gerekçesiyle, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı vekili tarafından, görülmekte olan işbu davanın işçilik alacakları ile ilgisi olmadığı, davacıya verilen disiplin cezasının iptali istemiyle açıldığı, amaç ve konu bakımından farklı davalardan İş Mahkemesi'nde görülen davada verilen görevsizlik kararı esas alınarak verilen süre ret kararının kabul edilemez olduğu, davacının işçi statüsünde olduğunu düşünerek haklarının ödenmediği ve mobbing uygulandığı iddiasıyla fesih bildiriminde bulunarak İş Mahkemesinde dava açtığı ancak yargılama sonucunda memur statüsünde olduğunu öğrenmesi akabinde davalı idarenin açık bir kabul beyanı bulunmadığından fesih bildirimini geri çekerek memuriyete dönme tabinde bulunduğu, bu talebi üzerine memuriyetten çıkarıldığının bildirildiği, davacının kasıt olmadan taksirle işlemiş olduğu "mala zarar vermek" suçunu ikrar etmiş olması, davalı idare tarafından "hırsızlık" sayılarak davacı hakkında tesis edilen görevden çıkarma işleminin yanılgılara dayandığı ve usulen hatalı olduğu, sözkonusu memuriyetten çıkarma kararının içeriği ile kurul raporları, komisyon tutanağı, karar gerekçesi, karara karşı itiraz mercii ve itiraz sürelerinin davacıya tebliğ edilmediği, bu durumun disiplin hukukunun temel ilkeleri, Anayasa'nın 40. maddesi ile Anayasa Mahkemesi ve Danıştay'ın yerleşik kararlarına aykırılık teşkil ettiğinden, dava konusu işlem ile davanın süre yönünden reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesince verilen ret kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacı tarafından sunulan temyiz dilekçesinin istinaf aşamasında verilen dilekçe ile birebir aynı olduğu, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin kararına karşı somut bir itiraz nedeni olmayan davacının talebinin öncelikle bu nedenle reddedilmesi gerektiği, görülmekte olan işbu davanın ... İş Mahkemesi'nde görülen davadan amaç ve konu bakımından farklı olduğu yönündeki iddiaya itibar edilemeyeceği, zira her iki davanın esasını Kayseri Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanına hediye edilen Vestel Marka cep telefonunun davacı tarafından alındığının tespiti ile konunun adli mercilere intikal ettirilmesinin oluşturduğu, davacının hangi statüde çalıştığını bilmediği için İş Mahkemesinde dava açtığını açıkça beyan etmesi karşısında, anılan yargılama aşamasında memur statüsüne tabi olduğunu öğrenen davacının süresinde İdare Mahkemesinde dava açmamasının hukuken kabulünün mümkün bulunmadığı, davacı tarafından görevden çıkarma işleminin usulüne uygun yapılmadığı ve disiplin cezasının halen kendisine tebliğ edilmediği iddia edilmekle birlikte varlığından haberdar olunmayan bir işlemin dava konusu edilmesinin hukuken mümkün olmadığı, gerekli bildirimlerin davacıya Noter kanalıyla yapıldığı bu nedenle davacının itiraz ve savunma hakkının gaspedildiği iddialarına itibar edilemeyeceği, davacının dava konusu işlem tesis edilmeden önce işten ayrılma yönündeki iradesini Kayseri 4. Noterliği'nin ... tarih ve ... sayılı ihtarnamesi ile ortaya koymuş olması karşısında, davacı hakkında tesis edilen görevden çıkarma işleminin usule ve hukuka uygun olduğu belirtilerek temyiz istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü Bölge Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Kayseri Sanayi Odasında idari hizmetler sınıfında çay ocağı personeli olarak çalışan davacının, Oda Yönetim Kurulu Başkanı'na hediye edilen ... marka cep telefonunun 29/12/2016 tarihinde çalınması olayı ile ilgili olarak yapılan tahkikat kapsamında şüpheli olarak belirlendiği, yapılan ceza soruşturması neticesinde davacı hakkında .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasında bina içinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık suçundan dava açıldığı, idari yönden yapılan soruşturma neticesinde ise Kayseri Sanayi Odası Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararı ile davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125. maddesinin birinci fıkrasının "E" bendinin (g) alt bendinde belirtilen "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" eyleminin sübut bulduğundan bahisle görevden çıkarılmasına karar verildiği, davacının idari soruşturma sürecinde konuya ilişkin savunmasının istenilmesi üzerine Kayseri 4. Noterliği aracılığı ile gönderdiği ... cevabi ihtarnamesinde işten ayrıldığını belirttiği, 23/01/2017 tarihinde ise bir kısım işçi alacağı talebinde bulunarak ... İş Mahkemesinde dava açtığı, ... İş Mahkemesinin ... tarih E:..., K:... sayılı kararı ile verdiği görevsizlik kararının 06/10/2017 tarihinde kesinleşmesi üzerine davacının görevden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesi: "1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. 2. Bu süreler; a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı, b) Vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda: Tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın; tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin; tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği; Tarihi izleyen günden başlar. 3. Adresleri belli olmayanlara özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yoluyla bildirim yapılan hallerde, özel kanununda aksine bir hüküm bulunmadıkça süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün sonra işlemeye başlar. 4. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz.", "Sürelerle ilgili genel esaslar" başlıklı 8. maddesi: "1. Süreler, tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar. 2. Tatil günleri sürelere dahildir. Şu kadarki, sürenin son günü tatil gününe rastlarsa, süre tatil gününü izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzar. 3. Bu Kanunda yazılı sürelerin bitmesi çalışmaya ara verme zamanına rastlarsa bu süreler, ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılır.", "Görevli olmayan yerlere başvurma" başlıklı 9. maddesi: "1.Çözümlenmesi Danıştayın, idare ve vergi mahkemelerinin görevlerine girdiği halde, adli ve askeri yargı yerlerine açılmış bulunan davaların görev noktasından reddi halinde, bu husustaki kararların kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içinde görevli mahkemede dava açılabilir. Görevsiz yargı merciine başvurma tarihi, Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine başvurma tarihi olarak kabul edilir. 2. Adli veya askeri yargı yerlerine açılan ve görevsizlik sebebiyle reddedilen davalarda, görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra birinci fıkrada yazılı otuz günlük süre geçirilmiş olsa dahi, idari dava açılması için öngörülen süre henüz dolmamış ise bu süre içinde idari dava açılabilir.", hükmünü içermektedir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava konusu olayda; Kayseri Sanayi Odasında idari hizmetler sınıfında çay ocağı personeli olarak çalışan davacının, Oda Yönetim Kurulu Başkanı'na hediye edilen ... marka cep telefonunun 29/12/2016 tarihinde çalınması olayı ile ilgili olarak yapılan tahkikat neticesinde şüpheli olarak belirlendiği, Kayseri Sanayi Odası Sicil ve Mali İşler Birim Sorumlusu ... ve İdari İşler Birim Sorumlusu ... tarafından 30/12/2016 tarihinde polis olay yeri incelemesi, şüphelilerin sorgulanması ve parmak izlerinin alınması sonucunda davacının anılan telefonu çaldığını itiraf ettiğinin tutanak altına alındığı, Kayseri Sanayi Odası Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararı ile davacı hakkında Personel Yönetmeliğinin 25. maddesi ile 657 sayılı Kanun 125/E-g ve 126. maddeleri uyarınca disiplin soruşturması açılmasına ve Yönetim Kurulu Başkan Yrd. ..., Genel Sekreter Yrd. ... ile 30/12/2016 tarihli Tutanak'ta imzası bulunan İdari İşler Birim Sorumlusu ...'in soruşturmacı olarak atanmasına ve disiplin soruşturması tamamlanıncaya kadar davacının görevinden açığa alınmasına karar verildiği, Disiplin Soruşturması Komisyonunca Kayseri 8. Noterliği'nin ... tarih ve ... sayılı İhtarnamesi ile davacıya cep telefonunun çalınması olayı ile ilgili olarak hakkında disiplin soruşturması açıldığı, savunmasını 7 gün içinde vermesi, aksi takdirde savunma hakkından vazgeçmiş sayılacağının ihtar edildiği, anılan ihtarda davacı hakkında 657 sayılı Kanun'un 125/E-g maddesi uyarınca görevden çıkarma istemiyle disiplin soruşturması açıldığının belirtilmediği, davacı tarafından ... tarih ve ... sayılı Noter İhtarnamesi ile tarafına mobbing uygulandığı, 5 gün hastalık raporu ile 10 gün izin talep dilekçesini vermek amacıyla işyerine geldiği, istemlerinin kabul edilmeyerek resmi yollardan iletmesinin istenildiği, işyeri güvenlik ve muhasebenin kendisine "artık maaşın yok, seni çıkarma kararı aldılar" dediklerini, ancak sözkonusu hususun doğru olup olmadığını anlayamadığını, durumun kendisine açıklanmasını, aksi takdirde işine son verildiği düşüncesi ile haklarının iadesi ve işe geri dönmek için dava açacağını ihtar ettiği, Disiplin Komisyonunca Kayseri 8. Noterliği'nin ... tarih ve ... sayılı İhtarnamesi ile davacının cep telefonunu çaldığını Polis Merkezinde alınan ifadesinde itiraf ettiği, 657 sayılı Kanun'un 137. maddesi kapsamında hakkında görevden uzaklaştırma kararı verilmesi nedeniyle kuruma alınmadığı, zira anılan eylemi gerçekleştiren bir şahsın davalı idare bünyesinde istihdamının mümkün bulunmadığı, bu nedenle iyi niyetli olmayan taleplerine itibar edilmeyeceğinin bildirildiği, davacı tarafından Kayseri 4. Noterliği'nin ... tarih ve ... sayılı ihtarnamesi ile davalı idare tarafından gönderilen savunma istem yazısı ve ihtar cevabında tarafına hakaret edildiği, Noter kanalıyla yapılan bu yazışmalar nedeniyle maddi sıkıntıya düştüğü, 98 yılından önce sigortalı olarak çalışmaya başlaması ve 3600 prim gününden fazla çalışmasının bulunması nedeniyle yasal haklarının verilmesi suretiyle işten ayrıldığını belirttiği, ... tarihli Disiplin Soruşturması raporu doğrultusunda, Kayseri Sanayi Odası Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve 2013-... sayılı kararı ile davacının 657 sayılı Kanun'un 125/E-g maddesi uyarınca görevden çıkarılmasına , hizmet sözleşmesinin tazminatsız olarak feshedilmesine, işbu görevden çıkarma kararının ilgilisine Hukuk Müşavirliği tarafından tebliğine karar verildiği, dava konusu anılan Yönetim Kurulu kararında hırsızlık suçuna konu telefon kendisine hediye edilmiş olan Yönetim Kurulu Başkanı ...'nin katılımı ve imzasının olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından, 23/01/2017 tarihinde ... İş Mahkemesi'nin E:... sayılı dosyasında işçilik haklarından kaynaklı alacak istemiyle dava açıldığı, anılan davada davalı İdare tarafından 13/02/2017 tarihinde sunulan cevap dilekçesinin (B) Bölümünde davacının memurluk sıfatıyla bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunması sebebiyle hizmet akdinin sona erdirildiğinin belirtildiği, sözkonusu dilekçenin ... tarihli ön inceleme ve tahkikat duruşmasında davacı vekiline tebliğine ve davanın görev yönünden reddine karar verildiği, anılan kararın 06/10/2017 tarihinde kesinleştiği, davacı tarafından 28/09/2017 tarihli Noter İhtarı ile İş Mahkemesi'nde açtığı davadan memur olduğunu öğrendiğini, kendisine tebliğ edilen ihtarnamede görevden uzaklaştırıldığının belirtildiğini, memuriyetten çıkarıldığı husunda bir kararın tebliğ edilmediğini, görevine dönmeyi talep ettiği, davalı İdare tarafından 09/10/2017 tarihinde Noter İhtarıyla verilen cevapta ... İş Mahkemesi'nde görülen davada verilen cevap dilekçesi ve eklerinde memuriyetten çıkarılması ile çıkarılmasına ilişkin gerekçe, bilgi ve belgelerin sunulduğunun bildirildiği, davacının 19/10/2017 tarihli Noter İhtarı ile verdiği cevapta memuriyetten çıkarılma kararı ile buna ilişkin bilgi ve belgelerin İş Mahkemesi dosyasına sunulmakla beraber kendisine tebliğ edilmediği, "memuriyetten çıkarma" cezası ile ilgili Disiplin Soruşturma Raporu, Disiplin Komisyon Kararı ile Yönetim Kurulu kararının tarafına gönderilmesini talep ettiği, akabinde 08/12/2017 tahinde işbu davayı açtığı, davacının anılan cep telefonu hırsızlığı nedeniyle .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin E:... sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılaması sonucu 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına yönelik kararın istinaf incelemesi sonucu Kayseri Bölge Mahkemesince onanarak 18/02/2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Anayasa'nın "Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü" başlıklı 11. maddesinde, Anayasa hükümlerinin, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kuralları olduğu; "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinde ise, herkesin, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu hükümlerine yer verilmiştir.
Anayasa'nın 125. maddesinde, idari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin yazılı bildirim tarihinden itibaren başlayacağı belirtilmişse de; Anayasa'nın 40. maddesine 03.10.2001 tarih ve 4709 sayılı Kanun'la eklenen 2. fıkrada, "Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır." hükmü eklenmiştir. Sözkonusu hüküm ile; Devletin, kurumları vasıtasıyla tesis edilen her türlü işlemlerinde, bu işlemlere karşı başvurulacak yargı yeri veya idari makamlar ile başvuru süresinin gösterilmesinin bir anayasal zorunluluk haline getirildiği anlaşılmaktadır.
Davacı hakkında yürütülen disiplin soruşturması kapsamında davacının savunmasının istendiği, sözkonusu savunma istem yazısında davacıya isnat edilen suç ile görevden uzaklaştırıldığının bildirilmekle birlikte, 657 sayılı Kanun'un 125/E-g ve 126. maddesi uyarınca soruşturma yapılacağının belirtilmediği, davacının davalı İdare ile Noter kanalıyla yaptığı yazışmalardan çalışma statüsü ve çalışma durumu ile ilgili hususlarda belirsizlik yaşadığı ve davalı İdare tarafından davacıya disiplin soruşturması kapsamında sadece görevden uzaklaştırıldığının bildirildiği, disiplin soruşturması sonucunun bildirilmediği, disiplin hukuku açısından ağır nitelikte bir ceza olan "memuriyetten çıkarma" cezası ile bu cezaya karşı başvuracağı merciler ile başvuru sürelerinin, yukarıda anılan Anayasa ve diğer mevzuat hükümleri uyarınca davacıya tebliğ edilmesi gerektiği, bu hususun dava konusu yönetim kurulu kararında da kararın hukuk müşavirliği aracılığıyla ilgilisine tebliğ edilmesi gerektiği şeklinde karara bağlandığı görülmektedir.
Bu çerçevede; hak arama özgürlüğünün korunmasını amaçlayan Anayasal düzenleme doğrultusunda, idari işleme karşı hangi kanun yollarına ve hangi mercilere, hangi sürelerde başvurulabileceğinin açık ve doğru bir biçimde davacıya bildirilmediği, İş Mahkemesi'ne verilen cevap dilekçesinde davacının "memuriyetten çıkarma" cezası ile cezalandırıldığından bahsedilmesinin, başvurulacak mercii ve süreyi içermemesi nedeniyle dava açma süresini başlatmayacağından, davacının göreve dönme talebi ile 28/09/2017 tarihli Noter İhtarıyla yaptığı başvuruya davalı İdare tarafından 09/10/2017 tarihli Noter İhtarıyla cevap verilerek, memuriyetten çıkarılmış olduğunun 13/10/2017 tarihinde davacıya tebliğ edildiği ve davacının bu tebliğ tarihi itibariyle dava konusu işlemden haberdar olduğunun kabulü gerektiğinden, 13/10/2017 tarihinden itibaren (60) günlük dava açma süresi içerisinde 08/12/2017 tarihinde Mahkeme kayıtlarına giren dilekçe ile açılan dava süresinde olduğundan, süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine imkân bulunmadığı gerekçesiyle, davanın süre yönünden reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesine, 24/03/2021 tarihinde kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY :
X- Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, tarafların dilekçelerinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Bu nedenle, temyiz istemlerinin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği görüşüyle, temyize konu kararın bozulmasına ilişkin aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz

Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


Avukat Web Sitesi