
Esas No: 2019/1811
Karar No: 2020/5163
Karar Tarihi: 18.11.2020
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2019/1811 Esas 2020/5163 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi"nce bozmaya uyularak verilen 28.11.2018 tarih ve 2018/556 E. -2018/1135 K. sayılı kararın Yargıtay"ca incelenmesinin duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 17.11.2020 günü hazır bulunan davacı vekili Av....ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında acente aracılığı ile 2010 yılından itibaren makine kırılma sigorta poliçesi imzalandığını, bu kapsamda son olarak acente tarafından davalı adına 03.05.2011 başlangıç, 21.04.2012 bitiş tarihli poliçenin bitiş tarihini takiben, bu kez 21.04.2012 başlangıç, 21.04.2013 bitiş tarihli poliçenin 26.04.2012 tarihinde tanzim edildiğini, poliçe kapsamında teminat altına alınan rizikonun 07.06.2012 tarihinde gerçekleşmesi ve hasar dosyası ile 08.06.2012 tarihinde davalı ... şirketine bildirim yapılmasına rağmen, davalı tarafından 15.11.2012 tarihli yazı ile rizikonun gerçekleştiği tarihte herhangi bir prim tahsilatı olmadığı ve sigorta poliçesinin yürürlüğe girmediğinden bahisle hasar tazminatı talebinin reddedildiğini, söz konusu poliçenin prim bedellerinin acente aracılığı ile ödendiğini ileri sürerek, 98.830,17 TL sigorta tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının poliçeye bağlı primleri hasardan sonra yatırdığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; rizikonun 07.06.2012 tarihinde gerçekleştiği, peşinatın ise rizikodan sonra 14.06.2012 tarihinde ödendiği, bu durumda henüz sigortacının sorumluluğunun başlamamış olduğu, 6103 sayılı Kanun"un 39. maddesinden hareketle 07.06.2012 tarihinde meydana gelen riziko nedeniyle açılan bu davada 6102 sayılı TTK"nın tatbikinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 2.540,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 18.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.