Abaküs Yazılım
8. Ceza Dairesi
Esas No: 2018/7686
Karar No: 2019/3509
Karar Tarihi: 12.03.2019

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2018/7686 Esas 2019/3509 Karar Sayılı İlamı

8. Ceza Dairesi         2018/7686 E.  ,  2019/3509 K.

    "İçtihat Metni"

    Kasten yaralama ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’a aykırı muhalefet suçlarından şüpheliler ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda Malatya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 29.12.2014 tarihli ve 2014/12919 soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Malatya 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 27.05.2015 tarihli ve 2015/330 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
    Dosya kapsamına göre, müştekiler ... ve...."a ait işyerinin otomatik tüfekle taranarak söz konusu işyerinde bekçi olarak çalışan ..."in yaralanması olayıyla ilgili olarak yapılan soruşturma sonucunda, Malatya Cumhuriyet Başsavcılığınca şüpheliler haklarında üzerlerine atılı suçları işlediklerine dair delil elde edilemediğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ve akabinde daimi arama kararı verilmiş ise de;
    Söz konusu şüpheliler hakkında Malatya Cumhuriyet Başsavcılığınca 2014/12506 soruşturma sayılı dosyası üzerinden müşteki ..."in işyerinin kurşunlanması olayıyla ilgili soruşturma yapıldığı, şüpheliler hakkında bu ve benzer olaylar nedeniyle, anılan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 26.04.2018 tarihli ve 2014/12506 soruşturma, 2018/2592 esas, 2018/438 iddianame no ile kamu davası açıldığı, her iki dosyaya konu eylemlerin bağlantılı olduğu ve birleştirilerek görülmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 30.05.2018 gün ve 6618 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.06.2018 gün ve KYB/2018...48798 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.

    TÜRK MİLLETİ ADINA
    Gereği görüşülüp düşünüldü:
    Müştekiler ... ve ..."a ait işyerinin otomatik tüfekle taranarak söz konusu işyerinde bekçi olarak çalışan ..."in yaralanması olayıyla ilgili olarak; müştekilerin sanıklarla husumetli olduğuna ve sanıklardan şüphelendiklerine dair beyanda bulunmaları üzerine başlatılan soruşturmada Malatya Cumhuriyet Başsavcılığınca şüpheliler ... ve... haklarında üzerlerine atılı suçları işlediklerine dair delil elde edilemediğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, müşteki ... vekilinin kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz ettiği ve verilen bu karara karşı yapılan itirazın Malatya 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 27.05.2015 tarihli ve 2015/330 değişik iş sayılı kararıyla reddedilmesi üzerine kesinleşmiştir.
    Haklarında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen şüphelilerden ...ve .... haklarında 05.07.2014 tarihli iş yeri kurşunlanması olayından bahsedilerek müşteki ...’e karşı yağma suçunu işledikleri iddiasıyla Malatya Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/12506 soruşturma, 2018/2592 esas sayılı ve 26.04.2018 tarihli iddianamesiyle kamu davası açıldığı, iddianamenin kabul edilmesi nedeniyle ağır ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlandığı ancak yaralama ve 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçlarından dava açılmadığı anlaşılmaktadır.
    Yukarıda belirtilen 26.04.2018 tarihli iddianamenin 10. sayfasında “...UYAP üzerinde yapılan incelemede; müşteki ...’in 05.07.2014 tarihinde iş yerinin kurşunlanması olayına ilişkin olarak Malatya Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/12919 sayılı dosyası üzerinden soruşturma yürütüldüğü, bu dosya kapsamında müştekinin yukarıda yazılan beyanı doğrultusunda şüpheliler ... ve ... hakkında “yaralama ve 6136 sayılı Yasaya muhalefet” suçlarından soruşturma yürütüldüğü, yapılan soruşturma sonucunda bu şüpheliler hakkında 29.12.2014 tarihinde dosya üzerinden ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, bu karara yapılan itirazın reddedilmesi üzerien kararın kesinleştiği ve dosya üzerinden de aynı suçlardan daimi arama kararı verildiği görülmüştür. Bu dosyaya konu olay ile iddianamemize konu müşteki ...’e yönelik şüphelilerin eylemlerinin bir bütünlük içerisinde olduğu, birbirleriyle bağlantılı olduğu, bu hususun gözden kaçırıldığının anlaşılması nedeniyle savcılığımızca bu ek takipsizlik kararının kaldırılması için kanun yararına bozma yoluna gidiliği, bu itirazın sonuçlanmasının zaman alacağı ve dosyanın geçirdiği süreç, şüpheliler hakkında müsnet suçlardan kamu davası açma yeterli delil bulunması ve dosyanın daha fazla sürüncemede kalmaması hususları göz önüne alınarak kanun yararına bozma talebinin sonucu beklenilmemiştir. Kanun yararına bozma talebinin kabul edilmesi halinde bu dosya üzerinden de ayrıca birleştirme talepli iddianame düzenlenecektir...” şeklinde bir açıklamaya yer verilmiştir.
    Ceza Muhakemeleri Kanununda;
    “Madde 160 - (1) Cumhuriyet Savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.
    (2) Cumhuriyet Savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.
    Madde 170 - (1) Kamu davasını açma görevi, Cumhuriyet Savcısı tarafından yerine getirilir.
    (2) Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler.
    Madde 172 - (1) Cumhuriyet Savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
    (2) “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra yeni delil meydana çıkmadıkça, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz”.
    Madde 173 – (6) İtirazın reddedilmesi halinde; Cumhuriyet Savcısının, yeni delil varlığı nedeniyle kamu davasını açabilmesi, önceden verilen dilekçe hakkında karar vermiş olan sulh ceza hakimliğinin bu hususta karar vermesine bağlıdır.” şeklindeki düzenlemeler karşısında; Cumhuriyet Savcısı kendisine yapılan suç duyurusu veya şikayet üzerine suçun gerçekten işlenip işlenmediğinin tespiti için hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı ve maddi gerçeğin ortaya çıkmasına yarayan tüm yasal yöntemlere başvurmalıdır. Toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açması, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermesi gerekmektedir.
    5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 172/2. maddesinde yer alan hüküm ile kovuşturmaya yer olmadığına dair verilip de kesinleşen kararların şüphelilerin hukuki güvencesini sağlamak bakımından yeniden soruşturulabilmesi için yeni delil bulunması şartına bağlanmıştır. Bu şart aynı zamanda ceza muhakemesine hakim olan “hukuk devleti”, “adil yargılanma hakkı” ve “non bis in idem” (aynı fiilden dolayı iki kez yargılama olmaz)” ilkelerinin ihlallerini de engelleyecektir.
    5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 6545 sayılı Kanun’un 71. maddesi ile değişik 173/6. maddesine göre, Cumhuriyet Savcısının, yeni delil varlığı nedeniyle kamu davası açabilmesi, önceden verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararı hakkında karar vermiş olan sulh ceza hakimliğinin bu hususta karar vermesine bağlıdır.
    Bu düzenlemelere göre yapılması gereken işlem; sonradan yeni delil ortaya çıkmış ise CMK.nın 173/6 maddesi uyarınca sulh ceza hakimliğinden bu hususta karar istenmeli ve olumlu karar verilmesi halinde iddianame düzenlenmeli, yeni delil bulunmuyorsa ve dava açmaya yeterli delil bulunmasına rağmen verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine dair sulh ceza hakimliği kararına karşı usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle kanun yararına bozma yoluna başvurularak, sonucunda ancak kanun yararına bozma kararı verildiği takdirde iddianame düzenlenmelidir.
    Dosyanın incelenmesinde; 29.12.2014 tarih ve 2014/12919 soruşturma sayılı kovuşturma yer olmadığına dair kararda, “05.07.2014 tarihinde müştekiler ... ve...’a ait iş yerinin yüzü kapalı bir şahıs tarafından otomatik av tüfeğiyle rastgele ateş ettiği, iş yerinde bekçi olarak çalışan ...’in olayda silahtan çıkan mermiler nedeniyle yaralandığı, olayda şüpheliler hakkında yaralama ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçlarından dolayı atılı suçu işlediklerine dair delil bulunmadığından” bahisle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır.
    Kanun yararına bozma talebinde ve aynı doğrultuda düzenlenen tebliğnamede; “kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen soruşturma dosyası ile açılan dava dosyasına konu eylemlerin bağlantılı olduğu, birleştirilerek görülmesi gerektiği” gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine yönelik Malatya 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 2015/330 değişik iş sayılı kararının bozulması talebinde bulunulmuş ise de Ceza Muhakemesi Kanununda kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılmasına yönelik yöntemler açıkça düzenlenmiş olup ileri sürülen şekil ve gerekçeye bu düzenlemelerde yer verilmemiştir.
    Açıklanan nedenlerle Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebinin gerekçesi yerinde görülmediğinden REDDİNE, dosyanın Adalet Bakanlığı’na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 12.03.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.









    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi