12. Ceza Dairesi 2013/3794 E. , 2014/10956 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 Sayılı Kanuna Aykırılık
Hüküm : 1-Sanık ... hakkında, 2863 sayılı Kanunun 65/b, TCK"nın 62, 52/2, 51/1-3, 53/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet.
2-Sanık ... hakkında, 2863 sayılı Kanunun 65/b, TCK"nın 43/1, 62, 52/2, 53/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet.
3-Sanıklar ...,.... ve ... hakkında, CMK"nın 223/2-c. maddesi gereğince beraat.
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıklar ... ve ..."in mahkumiyetine, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ..."ın ise beraatlerine ilişkin hükümler, katılan vekili ile sanıklar ... ve ... tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkındaki beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
2. derece arkeolojik sit alanı içerisinde bulunan ve Maliye Hazinesi adına kayıtlı arazi üzerinde izinsiz betonarme bina yapılması nedeni ile inşaatı yaptıran sanıklar ... ve ... ile birlikte inşaat işçileri olan sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında da 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan dava açılmış ise de, sanıklar ... ve..."in işçileri olan sanıklardan, olay yerinin sit alanı veya 2863 sayılı Kanunun 6. maddesi kapsamında korunması gerekli bir alan olup olmadığını, korunması gerekli bir alan ise ilgili kurumlardan izin alınıp alınmadığını araştırma ve denetleme görevinin beklenemeyeceği, böylece mahkemece sanıkların üzerlerine atılı suçun işlendiğine dair delillerin bulunmadığı kabulü ile beraatlerine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığı anlaşılmakla,
Yapılan yargılama sonunda, sanıkların üzerine atılı suç açısından kasıtlarının bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin, beraat eden sanıkların da mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiğine ilişkin, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
2- Sanıklar ... ve ... hakkındaki mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
2863 sayılı Kanunun, 11/10/2013 tarih, 28792 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6498 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi yürürlükte bulunan tespit ve tescil başlıklı 7. maddesinde korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının ve doğal sit alanlarının tespitinin Kültür ve Turizm Bakanlığının koordinatörlüğünde yapılacağı ve bu tespitlerin koruma bölge kurulu kararı ile tescil edileceği, tescil kararlarının ilanı, tebliği ve tapu kütüğüne işlenmesi ile ilgili hususların yönetmelikle düzenleneceğinin öngörüldüğü, bu amaçla çıkarılan Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlıklarının ve Sitlerin Tespit ve Tescili Hakkında Yönetmelik ile sit kararlarının ilan şeklinin kaleme alındığı, 6498 sayılı Kanunun 1. maddesi ile 2863 sayılı Kanunun 7. maddesinde yapılan değişiklik ile sit alanlarının, tabiat varlıklarının ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazların tescil kararlarının, Resmî Gazete’de yayımlanacağı ve Bakanlığın internet sayfasında bir ay süreyle duyurulacağı hükmünün getirildiği, ayrıca anılan Kanunun 3. maddesi ile 2863 sayılı Kanunun 65. maddesinde “Tescil edilen sit alanları ve korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarının bu kanuna göre tebliğ veya ilan edilmiş olmasına rağmen yıkılmasına, bozulmasına, tahribine, yok olmasına veya her ne suretle olursa olsun zarar görmesine kasten sebebiyet verenler ile koruma bölge kurullarından izin alınmaksızın inşaî ve fiziki müdahale yapanlar veya yaptıranların, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılacağının öngörüldüğü, gerek 2863 sayılı Kanunun 6498 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi yürürlükte bulunan 7. maddesi ile anılan madde gereğince çıkarılan Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlıklarının ve Sitlerin Tespit ve Tescili Hakkında Yönetmelik hükümlerinin, gerekse 6498 sayılı Kanunun 1. maddesi ile öngörülen tescil kararlarının, Resmî Gazete’de yayımlanma ve Bakanlığın internet sayfasında bir ay süreyle duyurulma zorunluğunun amacının, ilgili kurul kararlarından muhataplarını haberdar etmek olduğu,
Bu açıklamalar ışığında somut olay ele alındığında, suça konu taşınmazın Maliye Hazinesi"ne ait 381 sayılı parsel üzerinde bulunduğu, ayrıca .... Köyü Muhtarlığı tarafından ilgili Kurul kararının hoparlör ve askı yolu ile 06.09.1983 tarihinde ilanının yapıldığı, sanıkların ilanın yapıldığı bölgede yaşadıklarının gerek beyanları, gerekse MERNİS kayıtları ile sabit olduğu, bu nedenle sanıkların ifadesinde suça konu binayı yaptıkları yerin sit alanı içerisinde kaldığını bilmediklerine dair beyanının inandırıcı olmadığı, kaldı ki, izinsiz yapılan taşınmazın Maliye Hazinesi"ne ait olması nedeniyle eylemin hukuka uygun bir zeminde icra edilmediği ve eylemin izne bağlanmasının mümkün olmadığı, sanıkların, Gayrimenkul... ve ... Yüksek Kurulu"nun 09.03.1979 tarihli kararıyla 1. derece arkeolojik ve kentsel sit alanı olarak tescil ve ilan edilen ve ... Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu"nun sonraki kararıyla 2. derece arkeolojik sit alanına dönüştürülen alanda yer alan, ... ili,... ilçesi,... mahallesinde, 381 sayılı parselde 100 metre kare alana kurulu, tek katlı betonarme binayı yaparak üzerlerine atılı suçu işlediklerinin, ayrıca 17.11.2008 tarihli yapı durdurma tutanağına rağmen sanık ..."in yeni işçiler bularak inşaata devam ettiği ve bu durumunda 01.12.2008 tarihli tutanak ile tespit edildiği, böylece sanık ..."in atılı suçu müteselsilen işlediğinin tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu, 6498 sayılı Kanunun 3. maddesi ile değişik 2863 sayılı Kanunun 65/1 maddesinde öngörülen yaptırım miktarında sanıklar lehine herhangi bir değişiklik olmadığı anlaşılmakla,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar ... ve ..."in üzerlerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, beraatlerine karar verilmesi, olmadığı takdirde haklarında lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkin, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK’nın 53/3 maddesi uyarınca, sanık ..."in sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmasına karar verilirken, hak yoksunluğu süresinin koşullu salıverilme tarihine kadar olması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanık ..."in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince, BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 3-)e. bendinin hüküm fıkrasından çıkarılarak, yerine “5237 sayılı TCK"nın 53/3 maddesi uyarınca, aynı Kanunun 53/1-c maddesinde belirtilen kişisel hak yoksunluğunun, sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanmasına, diğer bentlerde belirtilen hak yoksunluğunun ise mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına” cümlesinin eklenmesi ile hükümdeki usul ve kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.