Abaküs Yazılım
13. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/12936
Karar No: 2019/9231
Karar Tarihi: 01.10.2019

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2016/12936 Esas 2019/9231 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Davalı kurum ile davacı arasındaki sözleşmenin davalı kurum tarafından haksız feshedildiği iddiasıyla açılan davada, mahkeme asıl davanın kabulüne karar vermiş ve birleşen davanın reddine karar vermiştir. Ancak verilen kısa karar ile gerekçeli karar arasında aykırılık bulunduğu gerekçesiyle kararın bozulması gerektiğine hükmedilmiştir.
Mahkemelerin kararları Hukuk Muhakemeleri Kanununun 294/297/298 maddelerine uygun olarak tefhim edilmeli ve hükmün sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
HMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01/10/2019 gününde oybirliğiyle karar verilmiştir.
Kanun Maddeleri:
- Hukuk Muhakemeleri Kanunu 294. Maddesi
- Hukuk Muhakemeleri Kanunu 297/2. Maddesi
- Hukuk Muhakemeleri Kanunu 298/2. Maddesi
- Hukuk Muhakemeleri Kanunu 440/I. Maddesi
13. Hukuk Dairesi         2016/12936 E.  ,  2019/9231 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kabulüne birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı-bir.dos.davacısı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
    KARAR
    Davacı, Mesut eczanesini işletmekte olduğunu, davalı Kurum"un son olarak göndermiş olduğu 16.04.2008 tarihli yazı ile sözleşmesini feshettiğini bildirdiğini, sözleşmenin feshi gerekçesini de, SGK ile Eczacılar arasında imzalanan 2007 protokolüne dayandırdığını, bunun üzerine o dönemde SSK ..."te olduğundan dolayı ... 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/257 esas sayılı dosyası ile dava açtığını, dosya takip edilmediğinden dolayı işlemden kaldırıldığını, söz konusu davalar devam ederken hakkında Siverek Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/36 esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, yapılan yargılama sonucunda hakkında beraat kararı verildiğini, beraat kararının varlığı sözleşmenin yapılması için yeterli olmasına rağmen davalı Kurumun sözleşme yapmadığını, fesih sebebi olarak gösterilen protokolün ne şekilde ihlal edildiği ve hangi reçetelerle yapılmış olduğu konusunda bir açıklık olmadığını ileri sürerek; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, sözleşmenin haksız feshine ilişkin işlemin kaldırılmasına, muarazanın men"ine karar verilmesini istemiştir.
    Davalı ... vekili, asıl davanın reddini dilemiş, birleşen davasında ise; borçlu ..."ın kurum tarafından ödenen sigortalıların reçetelerinde birden fazla usulsüzlük yaptığının tespit edidiğini, bunun üzerine eczane protokolünde yer alan her usulsüzlük için ayrı ayrı cezai şart uygulanmış olduğunu, davalının sahte kupürlerle Kuruma fatura edilen reçete bedelleri ve ana paraya işleyen kanuni faizi ödemediğini, bu nedenle alacağın tahsili için icra takibi yapıldığını, borçlunun bu takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına, %20"den aşağı olmamak üzere icra inkar tazmiatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
    Mahkemece, 2014/160 esas sayılı dava dosyası yönünden davanın kabulü ile davalı kurumun 16.04.2008 tarih ve B.XIII.2.SSK.4.27.01.00.069 sayılı yazıyla davacı ile yapılan sözleşmenin 3 yıl süreyle feshine ilişkin işlemin iptaline, birleşen ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/595 Esas sayılı davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı-birleşen davada davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    1-6100 sayılı HMK"nun 294. maddesi gereğince mahkeme, yargılamanın sona erdiği duruşmada hükmü vererek tefhim eder. Hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılması gerekir. HMK"nun 297/2. maddesi gereğince, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Yine HMK"nun 298/2. maddesi gereğince de, gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Kararın gerekçesi ile hükmün birbirine uyumlu olması gerekir.
    Somut olayda, kısa kararın verildiği duruşma tutanağında, "Davanın, esas ve birleşen dosya yönünden kabulüne ” şeklinde hüküm kurulduğu, böylelikle duruşma tutanağına geçirilen kısa karar ile gerekçeli karar arasında aykırılık yaratıldığı anlaşılmıştır. Bu husus, az yukarıda açıklanan kısa kararla gerekçeli karar ve hüküm fıkrasının birbirine uygun olması gerektiğine ilişkin ilke ve yasa hükümlerine aykırı olup mahkemece, 10.04.1992 gün ve 1991/7 esas ve 1992/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da benimsendiği gibi, kısa karar ile bağlı kalınmaksızın, ancak kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki çelişki giderilecek şekilde yeniden bir karar verilebilmesi için usul ve yasaya aykırı olan hükmün bozulması gereklidir.
    2-Bozma nedenine göre davalı-birleşen davada davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
    SONUÇ: Yukarıda (1) no"lu bentde açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, (2) no"lu bent gereğince davalı-birleşen davada davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde şimdilik yer olmadığına,HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01/10/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi