22. Hukuk Dairesi 2014/26538 E. , 2015/9126 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA: Davacı, kıdem tazminatı, mesai, izin, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davacının davalı işverence hakkettiği halde ödenmeyen alacaklarının bulunduğunu ileri sürerek bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dosya içeriğine göre, davalı tarafın temyiz dilekçesi ekinde sunduğu imzalı ücret hesap pusulalarına göre, davacıya genel tatil ve yıllık izin alacaklarına dair bir takım ödemelerde bulunulduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece söz konusu ödemeler mahsup edilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.03.2015 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
(M)
KARŞI OY
Davalı vekili, yargılama sırasında ibraz etmediği imzalı ücret hesap pusulalarını ek temyiz dilekçesi ekinde sunmuştur. Temyiz incelemesinde, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen vakıa ve delillerin, hatta mahkemenin karar vermesinden sonra yaşanan vakıaların ileri sürülmesi mümkün değildir. Yeni vakıaların ileri sürülmesi ve bunların incelenmesi, karşı tarafın rızasına da tabi değildir. Çünkü temyiz incelemesinde tahkikat yapılamaz.
Mahkemece yargılama sırasında taraflara delillerini sunmaları için usulüne uygun süre verilmiştir. Taraflarca hazırlama ilkesinin uygulandığı bir davada, taraflar, ellerindeki delilleri mahkemeye ibraz etmeli, başka yerden getirtilecek deliller için ise nereden getirtileceği konusunda gerekli açıklamaları yapmalıdır. Aksi halde sonradan delil sunulması Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun 145.maddesinde öngörülen şartların varlığına bağlıdır. Davalı işverence temyiz süresi geçtikten sonra verilen ek temyiz dilekçesi ekinde sunulan yeni belgelerin neden yargılama aşamasında ibraz edilemediği belirtilmemiştir. İtiraz niteliğindek olsa bile söz konusu belgeleri süresinde sunamama sebebi dilekçede belirtilmelidir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun geçici 2. maddesi uyarınca inceleme konusu dosya bakımından uygulanması gereken 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu"nun 428. maddesinde bozma nedenleri sayılmış olup, temyiz aşamasında sunulan delilin bozma nedeni yapılacağına dair bir düzenleme bulunmamaktadır. 6100 sayılı Kanun"un “bozma sebepleri” başlığını taşıyan 371. maddesine göre temyiz olunan kararın tamamen veya kısmen bozulması için; hukukun veya taraflar arasındaki sözleşmenin yanlış uygulanmış olması, dava şartlarına aykırılık bulunması, taraflardan birinin iddiasını ispat için dayandığı delillerin kanun bir sebep olmaksızın kabul edilmemesi ve karara etki eden yargılama hatası ve eksiklilerinin bulunması gerekir.
Somut olayda mahkemece dosyaya sunulan tüm belgeler incelenmiştir. HMK.m.145"te belirtilen şartların varlığı temyiz eden davalı tarafça ileri sürülmemiştir. Gerek 1086 sayılı Kanun"da gerek 6100 sayılı Kanun"da belirtilen bozma sebeplerinin hiçbiri mevcut değildir. Bu sebeple, yargılama sırasında ödemeye ilişkin olsa bile ibraz edilmeyen delillerin temyiz aşamasında sunulması ve bozma nedeni yapılması mümkün olmamalıdır. Sayın çoğunluğun temyiz aşamasında sunulan ödeme belgelerinin her durumda dikkate alınması gerektiği yönünde vardığı sonuç, mahkemelerin yargısal faaliyetlerini ciddiye almayan veya yargılamayı uzatmaya matuf kötü niyetli davranışları özendirici niteliktedir.
Bu noktada ödenmiş bir alacağı dava konusu yapan kötüniyetli davacıların ödüllendirilmemesi gerektiği şeklinde bir görüş doğru olamaz. Çünkü davacı meşru vasıtalarla bu alacağını talep etmekte, silahların eşitliği ilkesinin geçerli olduğu ve aleni olarak yapılan bir yargılama sonucunda alacağının hüküm altına alınmasını istemektedir. Davacının söz konusu belgelerin süresinde sunulmasını engellemeye yönelik bir davranışı da ileri sürülüp kanıtlanmış değildir.
Yukarıda belirtilen nedenlerle mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olduğundan onanması gerektiği kanaati ile sayın çoğunluğun bozma yönündeki görüşüne katılamıyorum. 05.03.2015