Abaküs Yazılım
12. Ceza Dairesi
Esas No: 2013/11059
Karar No: 2013/22107
Karar Tarihi: 01.10.2013

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2013/11059 Esas 2013/22107 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Mahkeme, davacının koruma tedbirleri nedeniyle tazminat talebinin reddine hükmetmiştir. Fakat davacı tazminat davasının kesinleşen karardan sonra açılmasının gerektiğini belirten CMK'nın 142/1 maddesine atıfta bulunarak davacının talebini reddetmiştir. Mahkeme, davacının tutuklu kalmasının uzunluğu nedeniyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 5/3 maddesine aykırılık oluşturduğunu ve davacının şartla tahliye tarihinden itibaren tazminata hak kazandığını belirtmiştir. Bu nedenle mahkeme, davacının talebi reddedilse bile karar harcı alınamayacağını belirtmiştir. Kanun maddeleri: CMK'nın 142/1 maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 5/3 maddesi.
12. Ceza Dairesi         2013/11059 E.  ,  2013/22107 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
    Dava : Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat



    Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
    Davacının nufüs ve sabıka kayıtları UYAP ortamından alınarak dosyaya konulmuştur. Tazminat davasının 27/04/2010 tarihinde açıldığı, davaya dayanak olan Kadıköy 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/338 Esas-2009/1626 Karar sayılı ceza dava dosyasının UYAP ortamında yapılan incelemesinde ise Yargıtay 13. Ceza Dairesince 28.01.2013 tarihinde davacı aleyhine hükmedilen hapis cezalarının onanması suretiyle kesinleştiği belirlenerek yapılan incelemede,
    Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre; davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
    Tazminat davasının hükmün kesinleşmesinden itibaren açılmasını öngören CMK"nın 142/1. maddesi, tazminat istemeye hak sahibi olan kimsenin soruşturma ve kovuşturmanın akıbetini ve kesin sonuca bağlanışını takip ederek dava hakkını gecikmeden kullanması öngörülerek düzenlenmiştir. Dava açma süresi en fazla kararın kesinleşmesinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süreye bağlanmıştır. Kararın kesinleşmesinden önce açılan davalar bakımından CMK"nın 142/3. maddesi gereğince davanın en önemli dayanağını teşkil eden beraat hükmünün veya kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleşmediğinin anlaşılması durumunda mahkemece dilekçenin reddi kararı verilmektedir. İtirazı kabil bu karar sonrası davacı kararın kesinleşmesini bekleyip yeni bir dava açtığı takdirde derdest dava söz konusu olmayacağı gibi dosyamızda olduğu gibi dosyanın geçirdiği safahat sonrası kanunda öngörülen bütün süreler bakımından davacının dava hakkı da ortadan kalkmayacaktır.İncelenen dosya kapsamına göre, dava açıldığında henüz dava açma süresi başlamamış ise de, açılan davanın temyiz incelemesi sırasında, tazminat davasına konu kararın kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, şartın yargılama aşamasında gerçekleştiği anlaşıldığından, “Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması”nı yargıya bir görev olarak yükleyen Anayasa"nın 141/son maddesi hükmü uyarınca yargılamaya devamla, bir karar verilmesi gerekirken, “dayanak ceza dava dosyasının henüz kesinleşmediği” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi,
    Kabul ve uygulamaya göre ise;
    1- Davacının tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında 07/07/2007 tarihi ile 08/03/2010 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, sonuç olarak 3 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, davacı hakkında hükmedilen ceza miktarı ve tutuklu kaldığı süre nazara alındığında, davacı hakkında sürdürülen ceza yargılaması kısa sürede sonuçlandırılmış olsaydı davacının (sanığın) suç tarihi itibariyle 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 107. maddesine göre hükümlü sayılması nedeniyle ve iyi halli olmak koşuluyla cezaevinde kalması gereken süre daha sınırlı olacak iken davacının tutuklu yargılanması ve hükümlü statüsüne geçememesi nedeniyle muhtemel şartla tahliye tarihine kadar olan hükümlülük süresinden fazla süre ile ceza infaz kurumunda kaldığı ve kanunun infazda öngördüğü indirimden yararlanamadığının anlaşılması ve dairemizin aynı yöndeki 2012/24083 esas, 2013/1 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 2709 sayılı TC. Anayasası"nın 19/son, 40/son ve 90. maddeleri gereğince iç hukuk kapsamında kanun hükmünde bağlayıcılığı olan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 5. maddesindeki özgürlük ve güvenlik hakkı düzenlemeleri ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararlarına göre, davacının koruma tedbirine konu mahkum olduğu ceza davasında sonuç olarak tayin edilen ceza miktarı nazara alındığında tutuklu kaldığı sürenin uzun olduğu ve Sözleşmenin 5/3. maddesine aykırılık oluşturduğunun anlaşılması karşısında, Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat Verilmesine ilişkin 5271 sayılı CMK"nın 141 ve devamı maddelerinde belirtilen koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti yönünden davacıya ait şartla tahliye kararı ile infaza ilişkin belgelerin getirtilerek, davacının her türlü zarar kavramı içinde düşünülmesi gereken şartla tahliye tarihinden itibaren tazminata hak kazanacağı gözetilip, davacının 44 gün süre ile haksız yere tutuklu kaldığının kabulü ile uğranıldığı iddia edilen maddi ve manevi zararla ilgili olarak makul bir tazminata karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi,
    2- Davacının talebi reddedilse bile koruma tedbirleri nedeniyle tazminat talepli davaların niteliği gereği davacıdan red ve karar harcı alınamayacağının gözetilmemesi,
    Kanuna aykırı olup, davacı vekilinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince, isteme aykırı olarak, BOZULMASINA, 01.10.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.







    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi