11. Hukuk Dairesi 2017/4546 E. , 2019/3753 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : GAZİANTEP BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Batman 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 16/02/2017 tarih ve 2015/145 E- 2017/122 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kısmen kabulüne dair Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi"nce verilen 06/07/2017 tarih ve 2017/789 E- 2017/748 K. sayılı kararın Yargıtay"ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 14.05.2019 günü hazır bulunan davacılardan asil ... vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı şirketin 23.03.2015 tarihli genel kurulunda 4. gündem maddesi ile ana sözleşmenin 4. maddesinin tadil edilerek şirket merkezinin Batman"dan İstanbul"a taşınmasına, ana sözleşmenin 8. maddesinin tadil edilerek B grubu hissedarların müşterek imza ile şirketi temsil yetkilerinin sona erdirilmesine, 5. gündem maddesi ile de yönetim kurulu iç yönergesinin değiştirilmesine karar verildiğini, genel kurul kararlarının kanuna, esas sözleşmeye ve afaki iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu bildirerek iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, B grubu ortakların sürekli olarak şirketin çalışmasını engellemeye çalıştıklarını, ortakların haklarına zarar verecek bir karar alınmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu genel kurul kararının kanuna esas sözleşmeye ve iyiniyete aykırı olmadığı, usulüne uygun olduğu ve batıl olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı, davacılar vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur.
İstinaf mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, gündemin 4. maddesi ile anasözleşmenin 4. maddesinin değiştirilmesi ve şirket merkezinin İstanbul"a taşınmasının kanuna anasözleşmeye ve iyiniyete aykırı olmadığından bu hususa yönelik istinaf itirazının reddine, ana sözleşmenin 8. maddesinin değiştirilerek B grubu hissedarların müşterek imza ile şirketi temsil yetkisinin sona erdirildiği, paya değil gruba tanınan bu hakkın müktesep hak niteliğinde olduğu, müktesep hakkın hak sahibinin rızası olmadan kaldırılamayacağı, gerekçesiyle istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile mahkemenin gündemin 4. maddesi ile anasözleşmenin 8. maddesinin değiştirilmesi ve gündemin 5. maddesi ile yönetim kurulu iç yönergesinin değiştirilmesine yönelik karara hasren kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile buna ilişkin genel kurul kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, davalı şirket 23.03.2015 tarihli genel kurulunda, esas sözleşmenin “Merkez ve Şubeler” başlıklı 4. maddenin ve “Şirketin Temsil ve İlzamı” başlıklı 8. maddenin tadilini içeren gündemin 4. maddesi ile iç yönerge çıkarılmasına ilişkin gündemin 5. maddesinin kabulüne yönelik kararların iptali istemine ilişkindir. Alınan kararlar ile şirket esas sözleşmesinin 4. maddesindeki “Batman” olan merkezinin “İstanbul” olarak değiştirildiği ve 8/a. maddesindeki müşterek imza yetkisinin değiştirildiği anlaşılmıştır.
Davalı şirket Batman"da kurulmuş, faaliyetlerini Batman"dan yürütürken başka illerde de hastaneler açmış, kendini tanıtmıştır. Bu sebeple şirket kurulurken “Şirket merkezi Batman"dadır” şeklinde hüküm esas sözleşmeye konulmuştur. Yapılan genel kurulda, oy çokluğuyla esas sözleşmenin 4. maddesi “Şirket merkezi İstanbul"dadır.” şeklinde değiştirilmiştir. Davacılar, şirket merkezinin taşınmasının sadece hakim paysahibi MLP Sağlık Hizmetleri A.Ş."nin İstanbul"da olması nedeniyle yapıldığını, gösterilen yeni adresin de zaten MLP Sağlık Hizmetleri A.Ş."nin adresi olduğunu, şirketin İstanbul"da faaliyetinin olmadığını savunmaktadır. Nitekim, davalı şirket 1998 yılında Batman"da kurulmuş olup Batman"da mevcut hastane ile birlikte İzmir, Gaziantep ve Antalya"da hastanelerinin bulunduğu, ancak İstanbul"da herhangi bir faaliyeti bulunmadığı gibi şirket merkezinin İstanbul"a taşınması için herhangi bir hukuki ya da ekonomik sebebin de olmadığı, hakim paysahibinin İstanbul"da olmasının bu değişikliği haklı göstermeye yetmeyeceği, bu durumda şirket merkezinin değiştirilmesine ilişkin esas sözleşme değişikliğinin afaki iyiniyet kurallarına aykırı olduğu gerekçesiyle davacıların genel kurulda alınan 4. numaralı karar ile şirket merkezinin değişikliğine ilişkin tadil kararının iptali isteminin kabulü gerekirken, yazılı gerekçelerle reddi doğru olmamış, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın bu yönüyle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
2- Genel kurulda oylamaya sunulan ve oyçokluğuyla kabul edilen gündemin 4. maddesi ile ayrıca esas sözleşmenin “Şirketin Temsil ve İlzamı” başlıklı 8. maddesinin tadiline karar verilmiş olup, yeni şekli ile B grubu pay sahiplerinin aday göstermiş olduğu yönetim kurulu üyesinin temsil ve ilzam yetkisi kaldırılarak müşterek imza yetkisine son verilmektedir. Esas sözleşme değişikliği öncesi 8. madde “ Şirketin yönetimi ve dışarıya karşı temsili yönetim kuruluna aittir. Şirket tarafından verilecek bütün belgelerin ve yapılacak sözleşmelerin geçerli olabilmesi için A grubu ve B grubu hissedarlara ait yönetim kurulu üyelerinden birer yönetim kurulu üyesinin şirket şirket ünvanı altına konmuş müşterek imzasını taşıması gereklidir....” şeklinde iken, değişiklik sonrası 8. maddenin yeni hali “Şirket yönetim kurulu tarafından yönetilir ve 3. kişilere karşı temsil edilir. Şirket adına düzenlenecek bütün sözleşme ve evrakın geçerli ve bağlayıcı olabilmesi için şirket namına imzaya yetkili kişilerce şirket unvanı altında imzalanmış olması şarttır...” halini almıştır. Bununla birlikte gündemin 5. maddesi ile İç Yönerge değişikliği de yapılmış ve 1. maddesi ile “Şirket esas sözleşmesi uyarınca şirket yönetim kurulunun tasarruf edebileceği konular dışında; en az birisinin A grubunun göstereceği adaylar arasından seçilen yönetim kurulu üyelerinde olması kaydı ile yönetim kurulu üyelerinden herhangi ikisinin şirket unvan ve kaşesi altına vazedecekleri müşterek imzasıyla şirketimiz her konuda, en geniş şekilde, hiçbir sınırlamaya tabi olmaksızın temsil ve ilzam edilebilecektir.” şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir.
İmtiyazlı paylar başlıklı TTK 478. maddede ifade edildiği üzere, ilk esas sözleşme ile veya esas sözleşme değiştirilerek bazı paylara imtiyaz tanınabilir. İmtiyaz; kâr payı, tasfiye payı, rüçhan ve oy hakkı gibi haklarda, paya tanınan üstün bir hak veya kanunda öngörülmemiş yeni bir pay sahipliği hakkıdır. Yasa maddesinde sayılan imtiyazlar tadadi olmayıp örnek kabilinden sayılmıştır. Esas sözleşmenin değişiklik öncesi hali değerlendirildiğinde 8. madde ile şirketin temsili yönünde B grubu pay sahiplerine imtiyaz hakkı tanınmış olduğu anlaşılmaktadır. Bu imtiyaz paya tanınmıştır ve B grubu pay sahiplerine tanınan imtiyaz A grubu pay sahiplerinin oylarıyla kaldırılamayacaktır. İmyitazlı pay sahiplerinin hakları TTK 454. maddesi ile koruma altına alınmış olup, şirket genel kurulunun esas sözleşmenin değiştirilmesine dair kararı imtiyazlı pay sahiplerinin haklarını ihlal edecek nitelikte ise bu karar anılan pay sahiplerinin yapacakları özel bir toplantıda alacakları kararla onanmadıkça uygulanamayacak ve yürürlük kazanmayacaktır. Somut olayda da, B grubu pay sahipleri Batman Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesinin 15.07.2015 tarih ve 2015/125-280 sayılı izni doğrultusunda İmtiyazlı Pay Sahipleri Özel Kurulu"nu (İPSÖK) toplamış ve 23.07.2015 tarihli toplantıda esas sözleşmenin 8. maddesi ile haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek bu değişlikliği onaylamadıklarına dair oybirliğiyle karar almıştır. İPSÖK"nun onayı olmaksızın söz konusu değişiklik yürürlüğe girmeyeceğinden esasen Bölge Adliye Mahkemesince, İPSÖK tarafından alınan 23.07.2015 tarihli kararın varlığı ve geçerliliği ile bu karar karşısında somut davayı açmada hukuki yararın bulunup bulunmadığı tartışılıp değerlendirilmeksizin B grubu pay sahiplerinin müktesep hak sahibi olduğu ve haklarının zarar gördüğü gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile genel kurulun gündemin 4. maddesi ile anasözleşmenin 8. maddesinin değiştirilmesine ve gündemin 5. maddesi ile yönetim kurulu iç yönergesinin değiştirilmesine yönelik genel kurulun iptali talebinin kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacılar yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı yararına BOZULMASINA, HMK"nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi"ne gönderilmesine; takdir olunan 2.037,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan alınarak yekdiğerine verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 14/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.