8. Ceza Dairesi 2018/5860 E. , 2019/3373 K.
"İçtihat Metni" Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçundan şüpheliler ..., ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda, Erciş Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 25.08.2017 tarihli ve 2017/3043 soruşturma, 2017/1031 esas, 2017/825 sayılı iddianamenin iadesine dair Erciş 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.09.2017 tarihli ve 2017/280 iddianame değerlendirme sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Erciş Ağır Ceza Mahkemesinin 05.10.2017 tarihli ve 2017/542 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun "Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi" başlıklı 279. maddesinde yer alan, "(1) Kamu adına soruşturma ve kovuşturmayı gerektiren bir suçun işlendiğini göreviyle bağlantılı olarak öğrenip de yetkili makamlara bildirimde bulunmayı ihmal eden veya bu hususta gecikme gösteren kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." şeklindeki düzenleme,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 161. maddesinde yer alan, "(5) Kanun tarafından kendilerine verilen veya kanun dairesinde kendilerinden istenen adliye ile ilgili görev veya işlerde kötüye kullanma veya ihmalleri görülen kamu görevlileri ile Cumhuriyet Savcılarının sözlü veya yazılı istem ve emirlerini yapmakta kötüye kullanma veya ihmalleri görülen kolluk âmir ve memurları hakkında Cumhuriyet Savcılarınca doğrudan doğruya soruşturma yapılır. Vali ve kaymakamlar hakkında 02.12.1999 tarihli ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri, en üst dereceli kolluk amirleri hakkında ise, hâkimlerin görevlerinden dolayı tâbi oldukları yargılama usulü uygulanır." şeklindeki düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde,
Dosya kapsamına göre, Erciş Çelebibağı Çok Programlı Lisesinde öğretmen olarak görev yapan şüphelilerin mağdur Pınar"ın cinsel istismara uğradığını kendilerine bildirmesine rağmen yetkili merciilere durumu bildirmediklerinden bahisle haklarında kamu davası açılması karşısında, yargılamaya konu edilen kamu görevlisinin suçu bildirmemesi eylemininin kamu görevlisinin görevinin icrası kapsamında değerlendirilemeyeceği ve görev suçu olarak kabulünün mümkün olmaması sebebiyle, genel hükümler kapsamında soruşturma yapılarak haklarında kamu davası açılabileceği cihetle, itirazın bu yönüyle kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 08.05.2018 gün ve 2018...3880 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.05.2018 gün ve KYB/2018...41395 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Yasanın 1. maddesine göre “Bu Kanunun amacı, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin görevleri sebebiyle işledikleri suçlardan dolayı yargılanabilmeleri için izin vermeye yetkili mercileri belirtmek ve izlenecek usulü düzenlemektir.”
Aynı Yasanın 2. maddesi ise “Bu Kanun, Devletin ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürüttükleri kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevleri ifa eden memurlar ve diğer kamu görevlilerinin görevleri sebebiyle işledikleri suçlar hakkında uygulanır.” hükmünü öngörmektedir.
Somut olayda; görev yaptıkları okulda öğrenim gören...adlı öğrencinin uğradığını iddia ettiği cinsel istismar olayını öğrenmelerine rağmen yetkili mercilere durumu bildirmediklerinden bahisle kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçunu işlediği iddia olunan şüpheli öğretmenlerin eyleminin görevle ilgili olarak işlenmesinin söz konusu olamayacağı, görevden doğan bir suç niteliği de taşıyamayacağı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.02.2004 gün, E. 2004/2...10 2004/90 sayılı kararında da belirtildiği gibi 4483 sayılı Yasadaki “kamu görevlilerinin görevleri sebebiyle işledikleri suç” ifadesinin, görev ile bağlantılı olarak, sadece kamu görevlileri tarafından işlenebilen, failin kamu görevlisi olmasının suç tipinde kurucu öğe olarak öngörüldüğü suçları ifade ettiğinin düşünülmemesi hukuka aykırıdır.
Bu açıklamalar ışığında; itiraz mercii tarafından, soruşturma konusu olayda, 4483 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanmasının olanaksız olduğu ve genel hükümler uyarınca Cumhuriyet Savcısı tarafından doğrudan dava açılmasının usul ve yasaya uygun bulunduğu gözetilmeyerek 4483 sayılı Yasa hükümleri gereği görevli idari makam tarafından soruşturma izni alınmadığı gerekçesiyle verilen iddianamenin iadesi kararına yapılan itirazın kabulü yerine, yazılı gerekçelerle reddine karar verilmesinde hukuka uygunluk görülmemiş ve anılan kararın kanun yararına bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle, Adalet Bakanlığı"nın kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"nın ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Erciş Ağır Ceza Mahkemesi"nin 05.10.2017 gün ve 2017/542 değişik iş sayılı itirazın reddine ilişkin kararının CMK.nun 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın Adalet Bakanlığı"na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"na TEVDİİNE, 18.02.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.