10. Hukuk Dairesi 2015/11086 E. , 2015/13453 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilâmına uyularak, ilâmında belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, tarafların vekillerince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Eldeki davada; davacı Kurum tarafından, 3201 sayılı Yasa uyarınca, yurt dışında geçen çalışma sürelerini borçlanarak 01.01.1994 tarihinden itibaren 506 sayılı Yasa kapsamında davalıya bağlanan yaşlılık aylığının, kesin dönüş yapılmadığı gerekçesiyle iptal edilerek, 01.01.1994-24.12.2007 tarihleri arası dönem yönünden yersiz ödenen aylıklar ve işlemiş yasal faizi yönünden, davalı aleyhine başlatılan ilamsız takibe, davalı yan tarafından süresinde itiraz edilmesi üzerine, itirazın iptaline, takibin devamına ve alacağın %40’ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi istenmiş, yargılama aşamasında, dosyaya ibraz edilen ...İş Mahkemesi’nin 08.07.2012 günlü ve 2010/93 E - 2010/210 K sayılı kararında; davalı tarafından, davacı Kurum aleyhine, 3201 sayılı Yasa hükümlerine göre 01.01.2006 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine yönelik 28.12.2007 tarihinde açılan davada, ...İş Mahkemesince, davalının 01.01.2006 tarihinden geçerli olmak üzere, yeniden yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine yönelik hüküm kurulduğu, bahse konu hükmün, 27.01.2011 tarihinde onanarak kesinleştiği anlaşılmış; Mahkemece, davalıya yersiz ödenen 01.01.1994 – 01.01.2006 tarihleri arasındaki aylıklar ve yasal faiz re’sen hesaplanarak, davanın kısmen kabulüne, icra inkar tazminatı talebinin reddine dair hüküm kurulmuş, taraf vekillerinin temyizi üzerine; Dairemizce, 02.04.20213 tarih ve 2012/4499 Esas, 2013/6600 K. sayılı ilamı ile hüküm, 5510 sayılı Kanunun 96. maddesi kapsamında (a) ya da (b) bendi kapsamında belirlenecek alacağın, Kurum tarafından mahsup işlemi yapılması halinde sonucuna göre karar verilmesi ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuş, mahkeme, bozma ilamına uyarak, bozma sonrasında Kurum tarafından davalıya ait 01.01.2006 – 24.11.2011 tarihleri arası birikmiş aylık ödemeleri toplamı olan 38.100,00 TL"nin 09.05.2012 tarihinde mahsup edildiği bildirildiği, mahkemece, hükme esas alınan 08.07.2014 tarihli bilirkişi raporunda; davacı Kurumun dava dilekçesinde belirttiği 14.04.2008 tarihini hatalı işlemin öğrenme tarihi kabul ederek, 5510 sayılı Kanunun 96/a maddesi kapsamıda davalıya ödenen 14.04.1998 – 01.01.2006 tarihleri
arasındaki yersiz aylık tutarı belirlenip, yersiz aylıkların ödeme tarihlerinden takip tarihi olarak 31.08.2008 tarihine kadar işlemiş faiz ve yine takip tarihi olarak maddi hataya düşülerek 01.08.2008 tarihinden mahsup tarihi olan 09.05.2012 tarihine kadar işlemiş faiz tutarlarını hesaplayıp, mahsup edilen tutarı işlemiş faizden indirmek suretiyle bakiye kalan işlemiş faiz ve 14.04.1998 – 01.01.2006 tarihleri arasındaki yersiz aylık tutarları belirlendiği anlaşılmaktadır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun, yersiz ödemelerin geri alınmasını düzenleyen 96. maddesinde; “Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler;
a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden,
b) Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren yirmidört ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, yirmidört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan, itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır.
Alacakların yersiz ödemelere mahsubu, en eski borçtan başlanarak borç aslına yapılır, kanunî faiz kalan borca uygulanır. Bu hüküm ilgili hak sahiplerinin muvafakat etmeleri kaydıyla, aynı dosyadan diğer bir hak sahibine yapılan yersiz ödemelere mahsubunda da uygulanır.
Yersiz ödemenin gelir ve aylıklardan kesilmesinde, kesintinin başlayacağı ödeme dönemi başı itibarıyla kanunî faizi ile birlikte hesaplanan borç tutarı, gelir ve aylıktan % 25 oranında kesilmek suretiyle uygulanır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Açıklanan yasal düzenleme çerçevesinde; mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, 14.04.1998 – 01.01.2006 tarihleri arasında ödenen yersiz yaşlılık aylıklarının borç aslına en eskisinden başlanarak mahsup yapılması (bakiye borç kalırsa bu borca her bir ödeme tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi) gerektiği gözetilmeden ve hesaplamasında yersiz ödemelere takip tarihi olarak 31.08.2008 tarihine kadar hesap yapılmasına rağmen, takip tarihinden mahsup tarihine kadar ki dönemde, takip tarihi olarak 01.08.2008 tarihi kabul edilip işlemiş faiz hesaplayarak, 01.08.2008 – 31.08.2008 tarihleri arasında mükerrer faiz hesabı yapılması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, tarafların avukatlarının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem hâlinde davalıya iadesine, 02.07.2015 günü oybirliği ile karar verildi.